
Dikbayır, yaptığı açıklamayla partiden ayrılma kararını kamuoyuna bildirdi. Açıklamasında, istifasının CHP’nin köklü geçmişi, örgütsel tabanı ya da temel siyasi değerleriyle ilgili olmadığının altını özellikle çizdi.

Kararının kişisel değerlendirmeleri ve süreç içinde oluşan farklılıklarla ilgili olduğunu ifade etti. Bu gelişme, CHP’de son günlerde art arda yaşanan siyasi hareketliliğe yeni bir halka eklerken, Dikbayır’ın ayrılığı kamuoyunda da dikkatle takip edildi.

“Kabul etmiyorum” diyerek tepkisini ortaya koyan Dikbayır, parti içinde üst düzey görevlerde bulunmasına rağmen, bugün gelinen noktada Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) kendi kişisel hesaplaşmaların, kırgınlıkların ve siyasi hırsların etkisi altında yönetilmesini doğru bulmadığını ifade etti.

Dikbayır, Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi atmosferde daha çok sükûnet, akıl ve sorumluluk bilincine ihtiyaç duyulduğunu vurgularken, CHP’nin bir kişinin bitmeyen kişisel hesaplarının ve iç çekişmelerinin bir aracı haline getirilmesini kabul etmediğini açıkça dile getirdi.
Atatürk tarafından kurulan bir partinin makamlarının, bireysel ikbal arayışlarının ya da geçmişe dönük siyasi rövanşların yürütüldüğü bir alan olmaması gerektiğini belirten Dikbayır, bu duruma karşı çıktığını ifade etti.
Ayrıca, Türkiye’ye umut olması beklenen bir siyasi yapının, atama yoluyla göreve gelen bir kişinin kişisel hesaplaşmaları uğruna kutuplaşma, tasfiye süreçleri ve siyasi entrikalar içine sürüklenmesini doğru bulmadığını söyledi.
Eleştirisinin doğrudan CHP’nin kendisine değil, Cumhuriyet’in mirasını kişisel siyasi varlığını sürdürmek için kullanan anlayışa yönelik olduğunu özellikle vurguladı. Dikbayır, bu gerekçelerle Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ettiğini kamuoyuna açıkladı.
