
Ancak DEM Parti cephesinden gelen açıklama, tahliye konusunda kulis bilgileri üzerinden kesin bir değerlendirme yapılmaması gerektiğine işaret etti. DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Demirtaş’ın tahliye edileceği yönündeki iddialara ilişkin açıklamasında, söylentilerden ziyade yasanın nasıl uygulanacağının ve uygulama takviminin takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

Doğan’ın açıklaması, TBMM’de kabul edilen çerçeve yasanın yürürlüğe girmesinin ardından ortaya çıkan “Demirtaş tahliye edilecek” şeklindeki iddialara doğrudan bir yanıt niteliği taşıdı. DEM Parti Sözcüsü, siyasi kulislerde konuşulan tarihler yerine, yasal düzenlemenin uygulama sürecinin görülmesi gerektiğine dikkat çekti.
Böylece DEM Parti, Demirtaş’ın tahliyesi konusunda şu aşamada kesin bir tarih vermek yerine, yasanın uygulanmasına ilişkin sürecin netleşmesini bekleyen bir tutum ortaya koymuş oldu. Öte yandan TBMM’den geçen düzenlemenin ardından tahliye beklentisinin gündeme gelmesi, yasanın kapsamı ve uygulanma takvimiyle ilgili tartışmaları da beraberinde getirdi. Demirtaş’ın durumuna ilişkin bundan sonraki süreçte, yasanın ilgili hükümlerinin ne zaman ve nasıl uygulanacağı belirleyici olacak.
Dolayısıyla mevcut aşamada Demirtaş’ın kesin olarak hangi tarihte tahliye edileceğine ilişkin resmi bir takvim bulunmadığı görülüyor. DEM Parti’nin açıklaması da bu noktada kulislerde dile getirilen iddialar yerine, yasal sürecin ve uygulama takviminin takip edilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Demirtaş’ın tahliye edilip edilmeyeceği ve tahliye gerçekleşecekse bunun hangi tarihte olacağı, önümüzdeki dönemde yasanın uygulama sürecinin netleşmesiyle daha belirgin hale gelecek.
TBMM’de kabul edilen çerçeve yasanın ardından kamuoyunda ve siyasi kulislerde, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tahliye edilebileceğine ilişkin iddialar gündeme gelirken, DEM Parti’den konuya ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme geldi.
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, tahliye konusunda yalnızca kulis bilgileri üzerinden değerlendirme yapılmaması gerektiğini belirterek, öncelikle kabul edilen yasanın nasıl ve hangi takvim doğrultusunda uygulanacağının görülmesi gerektiğini söyledi.
Doğan, Demirtaş ve eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın cezaevindeki durumları açısından yeni bir yasal düzenleme yapılmasına gerek olmadığını savundu. Her iki ismin de tutukluluklarının devamını gerektirecek hukuki bir neden bulunmadığını belirten Doğan, mevcut durumun hukuki olmaktan çok siyasi bir nitelik taşıdığını ifade etti.
DEM Parti Sözcüsü, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) verdiği ve Türkiye açısından bağlayıcılığı bulunan kararların, siyasi nedenlerle tutuklu bulunan kişiler bakımından dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Doğan’a göre, AİHM kararlarının gereğinin yerine getirilmesi için ayrıca yeni bir yasal düzenleme çıkarılmasına ihtiyaç bulunmuyor.
Doğan ayrıca, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan ve tüm siyasi partilerin imzasını taşıyan ortak raporun da siyasi tutukluların durumuna ilişkin beklentileri desteklediğini belirtti. Söz konusu sürecin temel hedeflerinden birinin siyasi tutukluluğa neden olan uygulamaların ortadan kaldırılması olduğunu söyleyen Doğan, atılacak adımların da bu amaca uygun olması gerektiğini dile getirdi.
Uygulama Takvimini Görmemiz Gerekiyor
Selahattin Demirtaş’ın tahliye edileceğine yönelik kulis bilgileri ve iddiaların hatırlatılması üzerine Ayşegül Doğan, kesin bir değerlendirme yapabilmek için yasanın uygulama aşamasının beklenmesi gerektiğini söyledi. Doğan, Meclis’ten pazartesi günü geçen yasanın henüz uygulama aşamasına geçmediğine dikkat çekerek, özellikle ilgili kurulların ne zaman oluşturulacağının ve sürecin hangi takvim doğrultusunda işletileceğinin kamuoyuna açıklanmasının önemli olduğunu belirtti.
DEM Parti Sözcüsü, kulislerde farklı iddiaların gündeme getirildiğini ancak gerçek bir değerlendirme yapılabilmesi için yasanın uygulama sürecine ilişkin somut adımların ortaya çıkması gerektiğini ifade etti. Doğan, ilgili çalışmaların hızlı biçimde yürütülmesini beklediklerini de sözlerine ekledi.
Demirtaş ve Yüksekdağ’ın Tutukluluğunun Hukuki Dayanağı Yok
Doğan, Demirtaş ve Yüksekdağ’ın tutukluluk durumlarına ilişkin değerlendirmesinde ise iki ismin cezaevinde tutulmaya devam edilmesini gerektirecek hukuki bir neden bulunmadığını öne sürdü. Tutuklulukların sürmesinin siyasi bir nitelik taşıdığını savunan Doğan, bu nedenle mevcut sürecin yalnızca yeni bir düzenleme yapılması üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
AİHM kararlarının Türkiye bakımından bağlayıcı olduğuna vurgu yapan Doğan, bu kararların gereğinin yerine getirilmesi halinde siyasi tutukluların özgürlüklerine kavuşmaları için ayrıca yeni bir düzenleme yapılmasının zorunlu olmadığını belirtti.
Doğan’ın açıklamalarında, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporuna da özel bir yer verildi. Raporun, siyasi tutuklulukların sona erdirilmesi yönündeki beklentileri güçlendirdiğini ifade eden Doğan, yürütülen sürecin siyasi nedenlerle cezaevinde bulunan kişilerin durumunun yeniden ele alınmasını gerektirdiğini söyledi.
Çoktan Özgürlüklerine Kavuşmuş Olmaları Gerekirdi
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, yalnızca düşüncelerini ifade ettikleri ve siyaset yapma haklarını kullandıkları gerekçesiyle cezaevinde bulunan kişilerin özgürlüklerine kavuşması gerektiğini savundu.Demirtaş ve Yüksekdağ’ın uzun süredir cezaevinde bulunmasına dikkat çeken Doğan, her iki siyasetçinin de çok daha önce tahliye edilmiş olması gerektiğini belirtti. AİHM tarafından haklarında karar verilen kişilerin cezaevinde tutulmaya devam edilmemesi gerektiğini ifade eden Doğan, bu konudaki uygulamaların gecikmeden hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Doğan, Demirtaş ve Yüksekdağ’ın özgürlüklerine kavuşmasının artık ertelenmemesi gerektiğini belirterek, AİHM kararı bulunan kişilerin bir an önce tahliye edilmesini istediklerini dile getirdi. Böylece DEM Parti, Demirtaş’ın tahliye edileceğine ilişkin kulis iddialarına doğrudan kesinlik kazandırmak yerine, TBMM’de kabul edilen yasanın uygulama takviminin açıklanmasına işaret etti.
Parti yönetimi, Demirtaş ve Yüksekdağ açısından yeni bir yasal düzenleme gerekmeksizin mevcut hukuki kararların uygulanabileceği görüşünü savunurken, sürecin bundan sonraki aşamasının ilgili kurulların oluşturulması ve yasanın uygulamaya geçirilmesiyle netleşmesini bekliyor
