
Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) önemli bir buluşma, parti içindeki hareketliliğin nabzını tuttu. CHP Parti Meclisi Üyesi Engin Özkoç ile Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, İstanbul’un Silivri ilçesinde Cumhurbaşkanı adaylığı için adı geçen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile özel bir görüşme gerçekleştirdi. Bu kritik buluşmada, CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun son günlerde dikkat çeken “mutlak butlan” ifadesini içeren değerlendirmesi, doğrudan İmamoğlu’na iletildi.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu sert çıkışının, özellikle CHP’nin kurultay süreci ve yeni dönem stratejileri açısından ne anlama geldiği, parti kulislerinde yoğun olarak tartışılıyor. Görüşmede, bu çıkışın partide nasıl yankı bulduğu, farklı kesimlerde nasıl yorumlandığı ve İmamoğlu’nun bu duruma karşı nasıl bir pozisyon alabileceği konularının detaylı biçimde ele alındığı belirtildi.

Görüşmenin ardından kısa bir değerlendirmede bulunan Vahap Seçer, kamuoyunun bu çıkışa daha farklı ve belki de daha açık bir tepki beklediğini vurguladı. Seçer, “Toplumun genelinde oluşan beklenti, daha net bir duruş ya da karşılık yönündeydi. Ancak biz gelişmeleri yakından izliyoruz ve sürecin gidişatına göre tavrımızı belirleyeceğiz” açıklamasında bulundu.
Bu açıklama, CHP içindeki hizalanmaların ve özellikle İmamoğlu’nun siyasi geleceğine ilişkin olası adımların, halen şekillenme aşamasında olduğuna işaret ediyor. Kılıçdaroğlu’nun hukuki terimlerle sertleşen söyleminin, partideki mevcut dengeyi nasıl etkileyeceği ve İmamoğlu’nun buna vereceği yanıtın ne olacağı ise önümüzdeki günlerde daha netlik kazanacak.
30 Haziran’da yapılacak olan kurultay davası öncesi, CHP’de dikkat çeken bir diplomasi trafiği yaşandı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun talebiyle Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve eski CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, partinin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etti. Görüşmede, kurultay davası sonrası çıkabilecek “mutlak butlan” kararı ve olası kayyım ataması ihtimalleri masaya yatırıldı. Seçer ve Özkoç, Kılıçdaroğlu ile gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından Silivri’ye geçerek İmamoğlu ile bir araya geldi ve görüşmenin içeriğini kendisine aktardı.
Seçer: CHP’nin bir arada kalması temel önceliğimizdir
Ziyaretin ardından basına açıklamalarda bulunan Vahap Seçer, tarihi bir dönemeçten geçildiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “CHP, her zaman demokrasiye yön veren bir yapı olmuştur. Bugün de bu görevini sürdürüyor.
Vatandaşlarımız geleceğe dair umutlarını hâlâ Cumhuriyet Halk Partisi üzerinden şekillendiriyor. Bu noktada genel başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu’nu ziyaret ettik. Olası bir mutlak butlan kararı gündemde. İktidarın CHP’ye yönelik saldırılarını yalnızca dava süreçlerinde değil, televizyon ekranlarındaki yorumlarla da görüyoruz.
Hedef sadece belediye başkanlarını baskı altına almak değil; aynı zamanda CHP’yi yıpratarak toplumsal muhalefeti sindirmek.” Seçer, görüşmelerde iki tarafın da mutlak butlan kararına karşı çıktıklarını belirtti ve Kılıçdaroğlu’nun bu kararı reddetmesi gerektiğine dair fikir alışverişinde bulunduklarını söyledi.
“Sayın Genel Başkan, böyle bir kararın kabul edilmemesi gerektiğini, aksi takdirde partinin kayyım eliyle yönetilmek zorunda kalacağını ifade etti. Ancak bizler, partinin bir arada durmasının her şeyden daha önemli olduğunu düşünüyoruz. Umudumuz bu tür bir kararın çıkmaması yönünde ama çıkması durumunda da partimizi bölmeden bu süreci atlatmak adına üzerimize düşeni yapacağız.”
Seçer, Ekrem İmamoğlu’nun da Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmede benzer konuları dile getirdiğini ve Kılıçdaroğlu’ndan farklı bir yanıt beklediğini ifade etti: “Sayın İmamoğlu, doğal olarak farklı bir yaklaşım bekliyordu. Bu durum kamuoyunun da beklentisiydi. Ancak koşullar ne olursa olsun biz tavrımızı gelişmelere göre netleştireceğiz.”
Özkoç: Partiyi korumak ülke için de hayati
Engin Özkoç ise açıklamasında, ziyaretin hem CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in hem de Ekrem İmamoğlu’nun bilgisi dahilinde gerçekleştiğini belirtti. “Bu sürecin partimizi iktidarın istediği noktaya getirmemesi gerekiyor. Eğer bu durum, CHP’yi zayıflatmak amacıyla yapılıyorsa, buna karşı hep birlikte durmalıyız. Çünkü CHP’nin parçalanması yalnızca partiyi değil, ülkenin geleceğini de etkiler.” Kılıçdaroğlu’nun, mutlak butlan kararı çıkması durumunda kayyım riskini gerekçe göstererek görevi devralmak istemediğini dile getirdiğini belirten Özkoç, şu çağrıda bulundu:
“Biz Sayın Kılıçdaroğlu ile Sayın Genel Başkanımızın bir araya gelerek ortak bir çözüm üretmesini istiyoruz. Mutlak butlan kararının reddedilmesi gerektiği düşüncesindeyiz. Ancak bu kararın öncesinde, CHP’nin önde gelen isimlerinin kamuoyuna ortak bir duruş göstermesi büyük önem taşıyor.”
Özkoç, açıklamasının sonunda şu mesajı verdi: “CHP her zaman gerçeklerin arkasında durmuştur. Eğer bu tür bir karar çıkarsa, iktidara karşı tepkimizi ve duruşumuzu açıkça ortaya koyacağız. Hep birlikte, ortak bir akılla çözüm bulmak için çalışacağız.”
