
Yeni düzenlemeye göre, belediyelerin yaptığı harcamalar çok daha sıkı bir kontrol mekanizmasına tabi tutulacak. Kaynakların gereksiz ya da amaç dışı kullanımının önüne geçilmesi hedeflenirken, mali disiplinin sağlanması için merkezi denetim araçlarının güçlendirilmesi planlanıyor. Bu kapsamda, bütçe dışı harcamalar ve kontrolsüz gider kalemleri daha yakından izlenecek.

Taslakta öne çıkan bir diğer önemli başlık ise borçlanma kriterleri. Belediyelerin borçlanma süreçlerine belirli sınırlar ve şartlar getirilmesi öngörülüyor. Böylece mali açıdan sürdürülebilir olmayan borç yüklerinin oluşmasının önüne geçilmesi ve belediyelerin finansal dengelerinin korunması amaçlanıyor. Borçlanma kararlarının belirli performans göstergelerine ve mali yeterlilik kriterlerine bağlanması da gündemde.

Ayrıca, kamu zararının oluşması durumunda sorumluluğun doğrudan yöneticilere yüklenmesi dikkat çeken düzenlemeler arasında yer alıyor. Bu çerçevede, hatalı ya da usulsüz işlemler sonucu ortaya çıkan zararların ilgili yöneticilere rücu ettirilmesi planlanıyor. Böylece yöneticilerin daha dikkatli ve hesap verebilir bir şekilde hareket etmeleri teşvik edilecek.

İhale süreçleriyle ilgili olarak da daha şeffaf bir yapı kurulması hedefleniyor. Yeni düzenlemelerle birlikte ihale mekanizmalarının daha açık, denetlenebilir ve rekabete uygun hale getirilmesi amaçlanıyor. Bu sayede hem kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması hem de olası usulsüzlüklerin önlenmesi hedefleniyor.
Söz konusu reform taslağı belediyelerin mali yönetimini güçlendirmeyi, hesap verebilirliği artırmayı ve kamu kaynaklarının kullanımında daha sıkı bir denetim mekanizması oluşturmayı amaçlayan geniş kapsamlı değişiklikler içeriyor.
Yerel yönetimlerin son dönemde giderek ağırlaşan borç yükü ve artan personel giderleri nedeniyle karşı karşıya kaldığı mali sıkıntılar, AK Parti tarafından hazırlanan yerel yönetim reformu taslağını yeniden tartışmaların merkezine taşıdı. Söz konusu taslakta; belediyelerin harcama kalemlerinin daha sıkı denetlenmesi, borçlanma süreçlerinin yeniden yapılandırılması ve yetki dağılımının güncellenmesi gibi önemli düzenlemelerin hayata geçirilmesi öngörülüyor.
Giderlere Yönelik Yeni Sınırlar
Türkiye Gazetesi’nde yer alan bilgilere göre, taslak metinde özellikle personel giderlerinin belediye bütçesi içindeki payının yüzde 30 ila 40 aralığını geçmemesi için çeşitli önlemler planlanıyor. Bunun yanı sıra, ihale süreçlerinin daha şeffaf hale getirilmesi, büyükşehir belediyeleri ile ilçe belediyeleri arasındaki görev ve sorumlulukların yeniden tanımlanması da gündemde. Ayrıca, belediyelerin Sosyal Güvenlik Kurumu’na olan prim borçlarının doğrudan kaynaktan kesilmesi gibi uygulamalar da değerlendirilen düzenlemeler arasında bulunuyor.
Borç Yönetimi ve Kamu Zararına Karşı Önlemler
Taslakta dikkat çeken bir diğer başlık ise borç yönetimi ve kamu zararının önlenmesine yönelik adımlar. Özellikle kentsel dönüşüm projeleri başta olmak üzere görevlerini yerine getirmeyen belediyelere karşı yeni yaptırımların uygulanması planlanıyor. Yeterli hazırlık yapılmadan hayata geçirilmek istenen projelere kaynak aktarımının sınırlandırılması ve belediyelerin borçlanmasının belirli kriterlere bağlanması da öne çıkan düzenlemeler arasında yer alıyor. Ayrıca, kamu zararının tespit edilmesi durumunda bu zararın sorumlu yöneticilere rücu ettirilmesi ve imar planı değişikliklerinin daha katı kurallara tabi tutulması hedefleniyor.
Bakanlık Raporunda da Vurgulandı
Öte yandan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 2025 yılı Faaliyet Raporu’nda da benzer bir ihtiyaca dikkat çekildi. Raporda, belediyelerin mali kaynaklarını daha verimli ve etkin kullanabilmesi için kapsamlı bir mevzuat düzenlemesine ihtiyaç olduğu ifade edildi. AK Parti tarafından hazırlanan yerel yönetim reform taslağının yasalaşma sürecine ilişkin takvimin ise önümüzdeki dönemde netleşmesi bekleniyor.
