
Yunanistan genelinde görülen vakaların belirli bölgelerde daha yoğun şekilde ortaya çıktığı belirtiliyor. Attika, Tesalya, Orta Makedonya ve Mora bölgeleri, vaka sayılarının öne çıktığı başlıca bölgeler arasında yer alıyor. Bu bölgelerdeki artış, sağlık kurumlarının ve yerel yetkililerin virüsün yayılımını kontrol altında tutmak amacıyla yürüttüğü çalışmaları da daha önemli hale getiriyor.

Batı Nil virüsü, esas olarak enfekte sivrisineklerin insanları ısırması yoluyla bulaşıyor. Bu nedenle özellikle sıcak hava koşullarının devam ettiği yaz dönemlerinde sivrisinek popülasyonundaki artış, hastalığın yayılma riskini de beraberinde getiriyor. Yunanistan’da bu yıl kaydedilen vaka artışı da mevsimsel koşullar ile birlikte değerlendiriliyor.

Sağlık yetkilileri, mevcut artış eğiliminin devam etmesi durumunda 2026 yılının son yılların en zorlu dönemlerinden biri haline gelebileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Vaka sayısındaki yükselişin önümüzdeki haftalarda da sürmesi halinde, virüsün daha geniş bir coğrafyada görülme ihtimalinin yakından izlenmesi bekleniyor.

Yetkililerin özellikle vaka yoğunluğunun görüldüğü bölgelerde sivrisineklerle mücadele çalışmalarına önem verdiği belirtilirken, vatandaşların da sivrisinek ısırıklarına karşı gerekli önlemleri alması büyük önem taşıyor. Açık alanlarda uzun süre bulunulması durumunda uygun koruyucu ürünlerin kullanılması ve sivrisineklerin yoğun olduğu saatlerde daha dikkatli olunması, riski azaltmaya yönelik temel tedbirler arasında değerlendiriliyor.
Yunanistan’da 110 vakaya ulaşan Batı Nil virüsü tablosu, hastalığın ülkede bu yıl ne ölçüde yayılacağını belirleyecek önümüzdeki haftaların önemini artırmış durumda. Sağlık makamları, özellikle Attika, Tesalya, Orta Makedonya ve Mora’daki gelişmeleri yakından takip ederken, vaka sayısındaki seyrin 2026’nın geri kalanındaki risk tablosu açısından belirleyici olacağına dikkat çekiyor.
Yunanistan’da Batı Nil Virüsü Alarmı: Vaka Sayıları Hızla Artıyor
Yunanistan’da Batı Nil virüsü vakalarında bu yıl dikkat çekici bir yükseliş yaşanıyor. Ülkede vaka sayılarının mevcut hızla artmaya devam etmesi durumunda, 2026’nın son yılların en zorlu dönemlerinden biri olabileceği değerlendiriliyor.
12 Ağustos’a Kadar 110 Vaka Kaydedildi
Yunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu (EODY) tarafından yayımlanan verilere göre, 12 Ağustos itibarıyla ülke genelinde toplam 110 Batı Nil virüsü vakası tespit edildi. Vakaların 81’inde merkezi sinir sistemiyle ilgili bulgular ortaya çıkarken, 29 kişinin hastalığı daha hafif belirtilerle geçirdiği bildirildi. Virüsün görüldüğü vakaların, Attika, Tesalya, Orta Makedonya ve Mora bölgelerinde bulunan toplam 39 belediyeye yayıldığı belirtildi.
Özellikle Attika Bölgesinde Artış Yaşanıyor
EODY Epidemiyolojik Gözetim ve Bulaşıcı Hastalıkların Önlenmesi Müdürlüğü yetkilisi Danai Pervanidu, bu yıl özellikle Attika bölgesinde Batı Nil virüsünün yoğun bir şekilde yayıldığına dikkat çekti. Pervanidu, mevcut vaka sayılarının önceki yılların aynı dönemlerinde kaydedilen seviyelerin üzerine çıktığını ifade etti. Bununla birlikte yetkili, virüsün geçmiş dönemlere kıyasla daha bulaşıcı hale geldiğini veya virüsün davranışında önemli bir değişiklik meydana geldiğini gösteren herhangi bir bilimsel kanıt bulunmadığının altını çizdi.
İklim ve Sivrisinek Popülasyonu Etkili Olabilir
Batı Nil virüsünün yayılmasında yalnızca tek bir faktörün belirleyici olmadığına işaret eden Pervanidu; sıcaklık, yağış miktarı, sivrisinek popülasyonundaki değişimler ve kuşların göç güzergâhları gibi birçok unsurun salgının seyrini etkileyebileceğini belirtti. Pervanidu ayrıca Attika’da 2025-2026 kış döneminin, son 150 yılın en sıcak ikinci kışı olarak kayıtlara geçmesinin de bu yıl gözlenen tablo üzerinde etkili olmuş olabileceğini değerlendirdi.
2026 İçin Endişe Verici Senaryo
Yunanistan’daki vaka artışının mevcut hızını koruması halinde 2026 yılının, kaydedilen vaka sayısı açısından son yılların en zorlu dönemlerinden biri olabileceği uyarısı yapıldı. Yetkililerin değerlendirmelerine göre, önümüzdeki dönemde virüsün yayılımının nasıl seyredeceğinde hava koşulları, sivrisinek yoğunluğu ve virüsün doğal döngüsünde rol oynayan diğer çevresel faktörler belirleyici olacak.
EODY’den Vatandaşlara Sivrisinek Uyarısı
EODY, Batı Nil virüsüne karşı vatandaşların sivrisinek temasını mümkün olduğunca azaltmasını istedi. Bu kapsamda özellikle sivrisinek kovucu ürünlerin kullanılması, evlerde sineklik ve cibinliklerden yararlanılması ve özellikle akşam saatlerinde vücudu mümkün olduğunca örten uzun giysilerin tercih edilmesi tavsiye edildi.
Bunun yanı sıra sivrisineklerin üremesine elverişli ortamların ortadan kaldırılması da önem taşıyor. Yetkililer, evlerin çevresinde ve açık alanlarda birikebilecek durgun suların temizlenmesi ve sivrisineklerin üreme alanlarının azaltılması çağrısında bulundu.
Yunanistan Avrupa’da İkinci Sırada
Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) verileri de Yunanistan’daki durumun Avrupa genelindeki önemini ortaya koyuyor. Verilere göre İtalya’nın ardından Yunanistan, Avrupa’da en fazla Batı Nil virüsü vakasının tespit edildiği ikinci ülke konumunda bulunuyor. Bu tablo, Yunanistan’da 2026 sezonunda yaşanan vaka artışının yalnızca ülke açısından değil, Avrupa genelindeki Batı Nil virüsü epidemiolojisi açısından da yakından takip edilmesini gerektiriyor.
