Matt Smith, şu sıralar “House of the Dragon” dizisindeki Daemon Targaryen rolüyle dikkatleri üzerine çekiyor. Ancak rolü kabul etmeden önce büyük bir tereddüt yaşadığını açıkladı.
The Guardian’a konuşan ünlü oyuncu, “House of the Dragon dizisinin Game of Thrones’un mirasını nasıl taşıyacağı konusunda ciddi şüphelerim vardı. Benzer bir şüpheyi Doctor Who rolünü kabul ettiğimde de yaşamıştım. Menajerim bana ‘Bu işi yapmalısın!’ demişti ve sonunda kabul ettim. Hayatımı değiştiren bir deneyimdi ve şimdiye kadar yaptığım en harika işlerden biriydi” dedi.
Smith’e neden bu kadar tereddüt ettiği sorulduğunda ise şöyle cevap verdi: “Bir oyuncuyu mutsuz etmenin en iyi yolu ona bir iş vermek. Çünkü bu durumda kendinizle ilgili derin düşüncelere dalıyorsunuz. ‘Bu işten keyif alabilir miyim?’ diye sorguluyorsunuz. Babam bana, aldığım işler yüzünden bazen keyif almadığımı söylerdi ve ‘İşte bu, her zaman eğlenceli olması gerekmiyor. Yapmaya devam et’ derdi.”
Ayrıca Smith, Londra’dan ABD’ye taşınma fırsatını kaçırdığı için zaman zaman pişmanlık duyduğunu da itiraf etti. “Bir dönem oraya taşınmayı düşünmüştüm. Geriye dönüp baktığımda belki de Karen Gillan gibi peşinden gitmeliydim. Ancak sonrasında bazı şeyler oldu, burada bir ilişkiye başladım ve nihayetinde burada kaldım” şeklinde konuştu.
Matt Smith’in bu açıklamaları, kariyerindeki önemli kararları alırken yaşadığı düşünce süreçlerini ve içsel çatışmalarını yansıtıyor.