
Depremin ardından gözler, jeoloji uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’un geçtiğimiz ay yaptığı açıklamalara çevrildi. Üşümezsoy, olası risk bölgelerine ilişkin değerlendirmesinde özellikle Simav hattına dikkat çekmiş ve bu bölgenin önümüzdeki dönemde deprem üretebileceğini vurgulamıştı. Yaşanan sarsıntı sonrası, bu uyarılar yeniden gündeme taşındı.
AFAD’dan yapılan resmi açıklamada, ilk belirlemelere göre depremin ardından bölgede can ve mal kaybına ilişkin olumsuz bir durum bildirilmediği, ancak ekiplerin sahada teyakkuz halinde olduğu ifade edildi. Yetkililer, vatandaşların artçı sarsıntılara karşı dikkatli olmaları gerektiğini belirtti.
Simav hattı, geçmişte de önemli depremlere sahne olmuş bir fay zonu olarak biliniyor. Uzmanlar, bölgedeki jeolojik hareketliliğin dikkatle izlenmesi gerektiğinin altını çizerken, son depremin ardından özellikle yapı güvenliği ve hazırlık konularında uyarılarını yineledi.

Kütahya Simav’da 5,4 Büyüklüğünde Deprem: Uzmanlardan Kritik Uyarılar
Kütahya’nın Simav ilçesi bu sabah 5,4 büyüklüğünde bir depremle sarsıldı. Yerin yaklaşık 8,5 kilometre derinliğinde meydana gelen sarsıntı, başta Kütahya ve çevre iller olmak üzere İstanbul ve İzmir gibi uzak şehirlerde de hissedildi. Kısa süreli paniğe yol açan deprem, vatandaşların sokaklara çıkmasına neden oldu.
Depremin ardından İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından bir açıklama yaparak bölgede herhangi bir olumsuzluğun olup olmadığının tespiti için ekiplerin hızla saha taramasına başladığını duyurdu.

Peş Peşe Depremler Kaydedildi
Ana sarsıntıdan yalnızca 13 dakika sonra, bu kez 4,0 büyüklüğünde ikinci bir deprem meydana geldi. Ardından 3,6 büyüklüğünde iki ve 3,4 büyüklüğünde bir artçı deprem daha kayıtlara geçti. Kısa süre içerisinde yaşanan bu hareketlilik, bölgede endişeyi artırdı.

Uzmanlardan Farklı Yorumlar
Prof. Dr. Okan Tüysüz, canlı yayında yaptığı açıklamada şunları söyledi: “İlk veriler zaman zaman farklı çıkabiliyor. Deprem Simav’ın kuzeyinde meydana geldi. Bu bölgede yüzeyde belirgin bir diri fay hattı görünmüyor. Dolayısıyla kaynağına dair kesin bilgiler henüz elimizde değil. 5,7 büyüklüğündeki depremlerin ardından 5’e yaklaşan artçıların yaşanması olağan. Bölgedeki stres birikimi dikkat çekici.”
Prof. Dr. Şükrü Ersoy ise bu depremin 10 Ağustos’ta meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki depremin artçısı olduğunu belirterek farklı bir bakış açısı sundu: “Türkiye’nin birçok bölgesinde depremler, genellikle fay zonları üzerinde meydana gelir ve artçılar da o fay hattını takip eder. Ancak Simav ve Sındırgı çevresindeki tablo biraz farklı. 6,1’lik depremden bu yana yüzlerce, hatta binlerce sarsıntı oldu. Bu durum bize, burada yaşananların sadece tektonik değil, aynı zamanda magmatik kökenli bir süreç olabileceğini düşündürüyor.”
Simav’da 6,5 Büyüklüğünde Deprem Potansiyeli Var
Öte yandan, Jeolog Şener Üşümezsoy’un yaklaşık bir ay önce yaptığı açıklamalar yeniden gündeme geldi. Üşümezsoy, Sındırgı-Simav hattındaki fay yapısına dikkat çekerek şu ifadeleri kullanmıştı: “Sındırgı’daki fay yaklaşık 20 kilometre uzunluğunda. Buna eklenen 30 kilometrelik kesimle birlikte toplamda 50 kilometreyi buluyor. Simav ile Sındırgı arasındaki mesafe 90 kilometre. Simav’da 40 kilometrelik aktif bir fay bulunuyor. Bunun 10 kilometrelik kısmı 2011’de kırılmıştı. Dolayısıyla bu fay üzerinde 6,5 büyüklüğüne kadar deprem potansiyeli söz konusu. Bölge geçmişte de sık sık deprem üretmiş. Her jeolojik yükselişin ardından burada deprem yaşanmış.”
Bölge İçin Uyarılar Devam Ediyor
Yaşanan sarsıntılar, Simav ve çevresinde yaşayan vatandaşlarda tedirginliğe yol açarken, uzmanlar bölgede dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor. Yetkililer ise saha çalışmalarının sürdüğünü ve gelişmelerin yakından takip edildiğini bildirdi.
