
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasına yönelik yürütülen sürece dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Özel, sürecin hem şekil hem içerik bakımından ciddi sorunlar barındırdığını belirterek, yetkili makamların aldıkları kararları dahi resmen bildirmekte zorlandığını ifade etti.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Özel, “Ortada öyle bir süreç var ki, yapılan işlemler ne hukuka ne de mantığa sığıyor. Gerçekten de öylesine sorunlu, öylesine eksik ve usulsüz bir şekilde ilerliyor ki, ilgili kurumlar kararlarını yazıya döküp resmi olarak tebliğ etmeye bile cesaret edemiyor. Bu durum, içinde bulundukları acziyetin en net göstergesidir” ifadelerini kullandı.
Özgür Özel, bu sürecin sadece bireysel değil, aynı zamanda kurumsal bir skandal olduğunu vurguladı. İmamoğlu’nun diploması üzerinden yapılan tartışmaların asıl amacının siyasi bir algı operasyonu olduğunu ima eden Özel, “Hukukun üstünlüğüne ve şeffaf yönetime inanan herkesin bu duruma karşı çıkması gerekir. Bu sadece bir diploma meselesi değil; aynı zamanda demokrasimizin geldiği noktayı da gözler önüne seriyor” şeklinde konuştu.
CHP lideri, kamuoyunun konuyla ilgili net bilgilendirilmediğini, yürütülen işlemlerin şeffaflıktan uzak olduğunu ve bu durumun da büyük bir soru işareti yarattığını dile getirdi. Sürecin takipçisi olacaklarını belirten Özel, “Biz bu işin peşini bırakmayacağız. Kim ne yaparsa yapsın, gerçeğin ve hukukun ortaya çıkmasını sağlayacağız” diyerek sözlerini tamamladı.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Danıştay Başkanı Zeki Yiğit’i makamında ziyaret etti. Görüşmenin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, gündemdeki çeşitli konularla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
İmamoğlu’nun Diploması Hâlâ Resmen İptal Edilmiş Değil
Ziyaretin ardından yaptığı açıklamalarda İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diploması konusunda da önemli ifadeler kullanan Özel, bu meselenin hâlen resmiyete kavuşmadığını vurguladı: “Bugünkü ziyaretimiz, yargının güncel tartışma konusu olan meselelerini değerlendirmek için yapılmadı. Böyle bir yaklaşım, hem doğru olmaz hem de Danıştay’ın bağımsızlığına gölge düşürür. Ancak kamuoyunun gündeminde yer eden diploma meselesine gelirsek; bugün itibarıyla bu meselenin üzerinden tam bir ay geçti. Fakat hâlâ resmi bir tebligat yapılmadı. Diplomanın iptal edildiği söylendi, fakat bu karar tarafımıza henüz iletilmedi.”
“İşin hukuki süreci açısından baktığımızda; tebligat yapılır yapılmaz, biz bu karara karşı idari yargı mercilerinde gerekli başvuruları hemen gerçekleştireceğiz. Ancak burada altını çizmek istediğim bir başka mesele var: Bu diploma, yıllar önce yasal prosedürler çerçevesinde verilmiş. 35 yıl önce gazete ilanıyla duyurulan bir başvurunun, 31 yıl önce sonuçlanarak verilen bir diplomaya dönüştüğünü görüyoruz. Üstelik bu diplomaya sahip kişiler, yıllardır mesleklerini icra ediyor. Şimdi bu süreci geriye dönük olarak sorgulamak büyük bir kaosa yol açabilir.”
“Ortaya konan işlemin ne kadar sorunlu ve hukuka aykırı olduğu o kadar bariz ki, bu kararın altına imza atanlar bile bunu tebliğ etmekten çekiniyor. Hukuk devletinde bireyin hakkını arayabilmesi için önce resmi bir işlem yapılmalı. Ama şu anda onu bile yapamıyorlar. Bu da sürecin ne kadar sıkıntılı olduğunu açıkça gösteriyor. Bugün itibarıyla bu meselenin birinci ayında bulunuyoruz.” “Tabii Danıştay, idari yargının en üst mercii olarak önemli bir kurum. Ancak bugünkü görüşmemizde Sayın Başkan’la bu konuya dair özel bir değerlendirme gerçekleştirmedik.”
Can Atalay Kararı ve TBMM Süreci
Gündemdeki bir diğer önemli başlık olan Can Atalay kararına da değinen Özel, Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının bağlayıcılığına dikkat çekti: “Anayasa Mahkemesi’nin aldığı karar, ilk derece mahkemesince tanınmalı ve uygulanmalıydı. Ancak ne yazık ki bu yapılmadı. Üstüne üstlük AYM, ikinci kez karar alarak bu kararın uygulanmasının zorunlu olduğunu vurguladı. TBMM Başkanvekili Gülizar Biçer Karaca ise bu süreçte Anayasa’dan ve içtüzükten aldığı yetkiyle doğru olanı yaptı. Meclis Başkanı’nı tarihi bir sorumluluktan kurtardı.” “Hukuka uygun davranan bir kişiye, ‘Neden hukuka uyuyorsun?’ diye sorulmaz. Bu tür hukuksuzluklara sessiz kalmak da en az eylem kadar tehlikelidir.”
Merkez Bankası’nın Faiz Artışı ve Ekonomik Eleştiriler
Özgür Özel, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz politikasını da sert bir dille eleştirdi: “Faiz politikasında izlenen yol tam bir çelişki örneği. Aylardır küçük adımlarla düşürülen faizler bir gecede 3,5 puan artırıldı. Bu, piyasaya güven vermekten çok, ekonomik istikrarsızlığı daha da derinleştiren bir adımdır.”
“Diploma üzerinden yapılan siyasi hamlelerle ekonomiyi bir gecede riske atmak sorumsuzluktur. Bu kararlar, yalnızca hisse senetleri ya da yatırımcılar açısından değil, emekliler, işçiler, memurlar gibi toplumun geniş kesimleri üzerinde doğrudan etki yaratıyor. Eğer gerçekten halk düşünülseydi, ekonomik kararlar alınırken ‘nas’ üzerinden değil, rasyonel veriler üzerinden hareket edilirdi.”
CHP’ye Kayyum İddialarına Net Yanıt: Bunlar Boş Söylemler
Son zamanlarda bazı çevrelerde dile getirilen CHP’ye kayyum atanacağı iddialarına da yanıt veren Özel, bu iddiaların gerçekle ilgisinin olmadığını belirtti: “Kayyum iddiaları tamamen temelsizdir. Bu söylentilerle kamuoyunu meşgul etmek isteyenler, aslında kendi çıkmazlarını gizlemeye çalışıyor. Biz bu tür dedikodulara karşı restimizi çektik, kurultayımızı gerçekleştirdik. CHP’ye kayyum atanması hukuken ve siyaseten mümkün değildir.”
“Rasim Ozan Kütahyalı’nın ortaya attığı iddiaların da gerçekle ilgisi yok. Ancak ilginçtir ki bazı televizyon kanalları bu mesnetsiz söylemleri haftalarca tartıştı. Bu durum, CHP’ye zarar değil, aksine parti içindeki dayanışmayı ve birlik duygusunu güçlendirmiştir. Bu yüzden şimdi başka taktikler denemeye başladılar.”
