DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den Suriye Açıklaması

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suriye’deki son gelişmelerle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bahçeli, özellikle Suriye’deki çatışmaların giderek daha da tırmanmasının ardından, ülkedeki farklı toplumsal kesimlerin huzurunu ve güvenliğini hedef alabilecek potansiyel tehditlere dikkat çekti.

Yayınlanma Tarihi : Google News
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den Suriye Açıklaması

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suriye’deki son gelişmelerle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bahçeli, özellikle Suriye’deki çatışmaların giderek daha da tırmanmasının ardından, ülkedeki farklı toplumsal kesimlerin huzurunu ve güvenliğini hedef alabilecek potansiyel tehditlere dikkat çekti. Konuşmasında, “Alevi kardeşlerimiz canımızdır” ifadesini kullanan Bahçeli, Alevi toplumunun Türkiye’nin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı ve herhangi bir şekilde bu topluluğa yönelik yapılan saldırıların kabul edilemez olduğunu belirtti.

Suriye Krizi ve Turkiyeyi Bekleyen Mezhep Tehdidi 2

Suriye’deki Çatışmaların Türkiye’ye Etkisi: İç Barışı Tehdit Eden Yeni Gelişmeler

Bahçeli, Suriye’deki karışıklıkların Türkiye’nin iç güvenliği açısından da önemli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekerek, “Unutulmasın ki, ateşe dökülen benzin ilk dökeni yakacak; rüzgardan kim medet umuyorsa, önce onun çatısı uçacaktır” şeklinde sert bir uyarıda bulundu. Bu ifadeyle, dış müdahalelerde bulunan güçlere ve özellikle de Türkiye’nin güvenliğini tehdit etmeye çalışanlara mesaj gönderdi.

Ayrıca, Bahçeli, CHP’ye yönelik sert eleştirilerde de bulunarak, muhalefet partisinin iç politika ve dış politika konularındaki tavırlarını sorguladı. Bahçeli’nin açıklamaları, özellikle Suriye’deki gelişmelerin Türkiye’nin ulusal güvenliği açısından ne kadar kritik bir noktada olduğunu gösterirken, dışarıdan gelebilecek tehditlere karşı uyanık olunması gerektiğini de bir kez daha hatırlattı.

Bahçeli, DEM Parti’yi de uyararak, bu tür karmaşık uluslararası meselelerde Türkiye’nin birliğini ve beraberliğini bozmadan hareket edilmesi gerektiğini ifade etti. Ülke içinde iç barışı korumanın ve sağduyulu bir yaklaşım sergilemenin önemine dikkat çeken Bahçeli, tüm partilere ve siyasetçilere sorumluluklarını hatırlattı.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suriye’de son zamanlarda meydana gelen çatışmalarla ilgili bir açıklama yaptı. Bahçeli, yaptığı açıklamada, “CHP’nin Baas artığı gibi hareket etmesi son derece tehlikeli bir tutumdur” ifadelerini kullandı. Ayrıca, “Alevi kardeşlerimiz bizim canımızdır; ölümcül oyunlara asla kapılmayacaklardır” dedi.

Bahçeli’nin sosyal medyadan yaptığı açıklama şu şekildeydi

6 Mart 2025 tarihi itibariyle, özellikle Suriye’nin Lazkiye ve Tartus illerinde patlak veren ve ardından Hama, Humus ve Dera şehirlerine sıçrayan silahlı çatışmalar, yalnızca bölgenin huzurunu değil, aynı zamanda Türkiye’nin iç barışını ve güvenliğini de tehdit etmektedir.

Dışarıdan yönlendirildiği açıkça belli olan etnik ve mezhebi temele dayalı çatışmalar, adeta bir korku senaryosunu hayata geçirmektedir. Suriye’nin yeniden toparlanma sürecine engel olmayı amaçlayan bölgesel ve küresel güçler, çeşitli taşeronlar aracılığıyla bu kaos ortamını beslemektedir.

Her ne kadar Suriye’deki iç savaşın etkileri bir ölçüde azalmış ve kanama kontrol altına alınmış olsa da, bu durumun tam anlamıyla sona erdiği söylenemez. Mezhep ayrılıklarını körükleyerek Suriye’yi ateşe atmayı ve bölgedeki ülkeleri sıkıştırmayı amaçlayan karanlık bir plan, gözle görülür şekilde ilerlemektedir. Baas rejiminin kalıntılarının kuklaya dönüştüğü, yabancı istihbarat servislerinin faaliyet gösterdiği ve Siyonist güçlerin müdahalesinin de söz konusu olduğu bu ortam, tüm vahametiyle ortadadır.

Bu bağlamda, Cumhuriyet Halk Partisi’nin, Baas zihniyetinin bir tetikçisi gibi hareket ederek Alevi kardeşlerimiz üzerinden bir istismar kampanyası başlatması, hastalıklı ve düşman bir siyasi yaklaşımın yeni bir örneğidir. CHP’nin mezhep temelli provokasyonları sadece Türkiye’ye değil, aynı zamanda bu kutsal günlerde tüm İslam dünyasına, bölgesel dengeye ve dinamiklere yapılacak en büyük kötülüktür. CHP’nin Baas rejimiyle benzer bir tutum içinde olması, çok tehlikeli bir kopuşu ve kırılmayı beraberinde getirebilir.

Alevi Kardeşlerimiz Canımızdır: Mezhep Provokasyonuna Geçit Yok

Alevi kardeşlerimiz bizim canımız ve ciğerparemizdir. Onlar, milletimizin ve İslam aleminin ayrılmaz bir parçasıdır. Bizim gözümüzde Alevi ile Sünni arasına ayrım koyanlar, ikilik çıkarmaya çalışanlar ve bu iki grubu birbirinden yabancı gibi gösterenler, hem din hem de insanlık düşmanıdır.

Alevi kardeşlerimiz de Sünni kardeşlerimiz de bu ölümcül oyunlara kapılmayacak ve asla aldanmayacaktır. CHP’nin tutumu ise yalnızca fitne yaratmak, nefreti körüklemek amacını taşımaktadır. Siyasi mezhepçilik ve etnik ayrımcılık peşinde koşanlar, hem insanlık suçu işlemekte hem de yasa ve anayasal düzeni ihlal etmektedirler.

DEM Parti’nin, bu gelişmeler karşısında duruşunu netleştirmesi büyük önem taşımaktadır. CHP veya diğer partilerle olan ilişkilerinde, 27 Şubat’taki İmralı çağrısının mı yoksa etnik ve mezhebi hassasiyetleri tahrip eden adımların mı konuşulacağı, bu partilerin eski ve fosilleşmiş politikalarının mı dinleneceği net bir şekilde belirlenmelidir. PKK’nın kurucu liderinin sunduğu “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın gereği mi yerine getirilecek, yoksa Türkiye’yi iç karışıklığa sürüklemek isteyen çürümüş zihniyetlerin aracı mı olunacak? DEM Parti’nin bu konuda net bir karar alması büyük bir ihtiyaçtır.

Türkiye, terörle mücadelesinde kalıcı bir başarıya ulaşmaya yaklaşırken, etnik ve mezhebi çatışmaları siyasi çıkar amacıyla kullanan fırsatçı siyasetçilere karşı daha dikkatli olmalıdır. Allah da, aziz Türk milleti de böyle siyasetçilere hoşgörü göstermeyecek, affetmeyecektir.

Milliyetçi Hareket Partisi, diğer ve daha tehlikeli sorunların gündeme gelmesinden endişe duymaktadır. Bu noktada tüm siyasi partileri, ahlaki değerlere, milli sorumluluğa ve duyarlılığa davet etmektedir. Unutulmamalıdır ki, ateşe dökülen benzin ilk önce onu dökeni yakacaktır; rüzgarın arkasına sığınanlar, en önce kendi çatılarını kaybedeceklerdir.