DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

Kozinoğlu’nun Ölümünden Önceki Çarpıcı Notları Ortaya Çıktı

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 12 Kasım 2011 tarihinde Silivri Cezaevi’nde yaşamını yitirmesine ilişkin yeniden yürütülen soruşturmada dikkat çeken yeni bir gelişme yaşandı.

Yayınlanma Tarihi : Google News
Kozinoğlu’nun Ölümünden Önceki Çarpıcı Notları Ortaya Çıktı

Kozinoğlu’nun ölümünden kısa süre önce kaleme aldığı el yazısı notlar, yıllar sonra soruşturma dosyasına dahil edildi. Söz konusu notların, Kozinoğlu’nun o dönemde yaşananlara ilişkin değerlendirmeleri ve özellikle OdaTV davasındaki konumuna dair önemli ifadeler içerdiği belirtildi.

Kozinoglunun Olumunden Onceki Carpici Notlari Ortaya Cikti 2

Kozinoğlu, el yazısıyla kaleme aldığı notlarda OdaTV davası kapsamında kendisinin adeta bir “günah keçisi” haline getirildiğini savunuyordu. Ölümünden kısa süre önce yazdığı belirtilen bu ifadeler, yeniden açılan soruşturma kapsamında dosyaya girerek olayın geçmişine ilişkin yeni bir belge niteliği kazandı.

Kozinoglunun Olumunden Onceki Carpici Notlari Ortaya Cikti 3

Yaklaşık 15 yıl sonra soruşturma dosyasına eklenen el yazısı notların, Kozinoğlu’nun cezaevindeki son dönemine ve dava sürecine ilişkin değerlendirmelerinin ortaya konulması açısından önem taşıdığı değerlendiriliyor.

Kozinoglunun Olumunden Onceki Carpici Notlari Ortaya Cikti 4

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 12 Kasım 2011 tarihinde Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturmada dikkat çekici yeni belgeler ortaya çıktı. Kozinoğlu’nun ölümünden kısa süre önce cezaevinde kendi el yazısıyla kaleme aldığı notlar, başsavcılık tarafından yürütülen soruşturmanın dosyasına dahil edildi.

Söz konusu notların, Kozinoğlu’nun koğuşunda yapılan incelemeler sırasında bulunduğu ve ölümünden hemen önce mahkemeye sunmak amacıyla hazırladığı değerlendirildi. El yazısıyla kaleme alınan metinlerde Kozinoğlu, özellikle OdaTV davasındaki konumuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunurken, davada bilinçli biçimde hedef haline getirildiğini savundu. Notların soruşturma kapsamında yapılacak incelemeyle birlikte değerlendirilmesi ve Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yıllardır tartışılan bazı noktaların aydınlatılmasına katkı sağlaması bekleniyor.

Mahkemeye Sunmak İçin Hazırlamış

Kozinoğlu’nun tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’ndeki B-1 Koğuşu’nun 4 numaralı odasında, hayatını kaybetmeden hemen önce kaleme aldığı belirtilen notların mahkeme dosyasına girdiği öğrenildi. Kendi el yazısıyla hazırladığı metinde Kozinoğlu, OdaTV davasında sanıklar arasında yer almasının arkasında bir komplo bulunduğunu ileri sürdü. Davada adı geçen sanıkların hiçbirini tanımadığını belirten Kozinoğlu, 37 yıllık meslek yaşamı boyunca herhangi bir gazeteciyle dahi irtibat kurmadığını ifade etti.

Kozinoğlu, kendisine yöneltilen suçlamaların dayanağı olarak gösterilen dijital verinin güvenilirliğini de sorguladı. Notlarında, “Kozinoğlu üç isimli klasör” olarak ifade ettiği dijital verinin tek başına kendisini suçla ilişkilendirecek nitelikte olmadığını savundu.

Kozinoğlu’nun el yazısıyla aktarılan ifadelerinde şu değerlendirmeler yer aldı: “MİT’ten seçilmiş bir günah keçisi olarak bu davada bulunuyorum ben, ciddiyim. İddianameye göre benim bu suçu işlediğimi gösteren tek delil Kozinoğlu üç isimli klasördür. Malumunuz bir dijital veriye yaratıcısı tarafından her isim verilebilir. Delil niteliği olmayan bir bilgisayar verisi üzerinde soyadımın geçmesi iddiaları ile doğrudan benim üzerime düzenlenmiş bir komplodur.”

Mehmet Eymür’ü İşaret Etti: Tamamı Uydurma

Kozinoğlu’nun notlarında dikkat çeken bir başka bölüm ise eski MİT mensubu Mehmet Eymür hakkındaki ifadeleri oldu. Kozinoğlu, istihbarat görevlilerinin kimliklerinin kamuoyuna açıklanmasının çeşitli ülkelerde ağır yaptırımlara konu olduğunu belirterek, Türkiye’de ise kendisinin ve ailesinin hedef haline getirildiğini savundu. Göreviyle ilgili bazı bilgilerin kamuoyuna açık şekilde aktarılmasını da eleştiren Kozinoğlu, özellikle El-Kaide bağlantılı bir görev yürüttüğüne ilişkin haberleri reddetti.

Notlarında, tutuklanmasından yalnızca üç gün sonra basında çıkan bazı yazılardaki bilgilerin kaynağına ilişkin de iddialarda bulundu. Kozinoğlu, bu bilgilerin tutuklandığı gün kendisine yöneltilen sorularla ve yaklaşık 10 yıldır Mehmet Eymür’ün internet sitesinde yayımlanan yazılarla örtüştüğünü öne sürdü.

Kozinoğlu’nun bu konudaki ifadeleri şöyle: “Birçok ülkede istihbaratçıların kimliğini deşifre edenlere ağır cezalar verilir. Bizde deşifre etmek hatta onun fotoğraflarını çekmek! Ceza alıyorlar mı? Hayır. Hiç çekinmeden El-Kaide Örgütü bağlamında görevli olduğumu açık açık yazdılar. Beni ve tüm ailemi hedef ettiler. Tutuklandığım tarihten tam 3 gün sonra medyada kaleme alınan bazı yazıdaki bilgilerin tamamı tutuklandığım gün bana sorulan sorular, yaklaşık 10 yıldır Mehmet Eymür’ün web sitesinde yazdıklarıdır. Mehmet Eymür’ün ağzından kurgulanarak verilmiştir ve tamamı uydurmadır.”

Özbekistan’daki FETÖ Okulları ve Sabancı Suikastını da Reddetti

Kozinoğlu’nun cezaevinde bıraktığı notlarda, kendisiyle ilişkilendirilen başka iddialara da açık biçimde yanıt verdiği görüldü. Eski MİT görevlisi, Özbekistan’da faaliyet gösteren FETÖ okullarıyla herhangi bir bağlantısının bulunmadığını savundu. Bunun yanı sıra Sabancı Suikastı ile de hiçbir ilgisinin olmadığını kesin bir dille ifade etti.

Kozinoğlu ayrıca tutuklanmasından önce Afganistan’da görev yapmasının kişisel bir girişim olmadığını, söz konusu görevin devletin en üst kademelerinin bilgisi ve emri doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirtti.

Cezaevinde kaleme aldığı bu notlar, Kozinoğlu’nun ölümünden önce kendisine yöneltilen suçlamalara ve hakkında ortaya atılan iddialara kendi bakış açısıyla yanıt vermeyi amaçladığını ortaya koyuyor.

Belgelerin soruşturma dosyasına girmesiyle birlikte, savcılık tarafından yapılacak incelemede notların içeriğinin, Kozinoğlu’nun ölümünden önceki süreçte yaşananlarla birlikte değerlendirilmesi bekleniyor.

Kozinoğlu’nun 12 Kasım 2011’de Silivri Cezaevi’nde yaşamını yitirmesiyle ilgili soruşturma kapsamında el yazısı notların incelenmesi, olayın uzun süredir tartışılan yönlerine ilişkin yeni değerlendirmelerin yapılmasına da zemin hazırlayabilir.