

İstanbul ve Marmara Bölgesi’nde beklenen büyük depremle ilgili yıllardır süren endişeler ve tartışmalar, Deprem Bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’un ÜLKE TV yayınındaki son açıklamalarıyla yeni bir boyut kazandı. Deprem uzmanlarının uzun yıllardır ‘İstanbul’da 7’nin üzerinde deprem bekliyoruz’ açıklamalarını değerlendiren Prof. Dr. Üşümezsoy, Marmara Denizi’ndeki fayın ölü bir fay olduğunu aktardı.
Marmara Denizi’nde meydana gelen 5.1 ve 4.2 büyüklüğündeki depremler sonrasında, özellikle İstanbul için öngörülen 7.4 büyüklüğündeki deprem senaryoları gündeme geldi. Ancak Prof. Dr. Üşümezsoy, bu senaryoların artık geçerli olmadığını ifade etti.
Asıl Fay Çınarcık’tan Geçiyor
Prof. Dr. Üşümezsoy, yaptığı açıklamada, Marmara’nın kuzeyindeki fay hattının ölü olduğunu ve asıl aktif fayın Yalova’nın Çınarcık bölgesinden geçtiğini belirtti. Uzun yıllardır İstanbul’da 7’nin üzerinde bir deprem beklendiği yönündeki açıklamaları değerlendiren Üşümezsoy, “Hiçbir zaman Kuzey Marmara kenarından giden bir fayımız söz konusu değil,” dedi ve İstanbul için öngörülen 7.4’lük deprem senaryolarının artık geçersiz olduğunu vurguladı.
Deprem Bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’da İstanbul depremine ilişkin açıklamada bulundu. Üşümezsoy açıklamasında Silivri ve Kemerburgaz’ı işaret etti.
“Burada yalnızca orta sırt denilen yerde Silivri ile Kumburgaz arasında fay var. O fay risklidir. O fayda belki o çevre için heyelanlı çevreler için risklidir ama bütün İstanbul geneli için böyle bir risk yoktur, o da Kuzey Anadolu Fayı değildir.”

1894 Depremi ve 250 Yıllık Döngü
Prof. Dr. Üşümezsoy, 1894 İstanbul depremini örnek göstererek, bu tür büyük depremlerin 250 yılda bir gerçekleştiğini söyledi. “250 yıldan beri deprem olmuyor, deprem eli kulağında deme lafını çöpe attığı için,” diyerek, mevcut deprem tahminlerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Adalar Fayı ve Kırılma İhtimali
“Adalar fayı niye kırılmaz?” sorusunu da yanıtlayan Prof. Dr. Üşümezsoy, fay düzlemlerine etki eden kuvvetlerin kinematik açıdan Adalar fayını etkilemeyeceğini belirtti. Bu fay hattının ölü olduğunu ve mevcut koşullarda çalışmayacağını ifade etti. Üşümezsoy, “Mekanizma kinematik açısından bu çalışmaz,” diyerek Adalar fayının aktif olmadığını ve kırılma ihtimalinin düşük olduğunu vurguladı.
“Depremi yaratan kuvvet fay düzlemine 45 derece açıyla gelirse, bir kamyonu iterken 45 derece açıyla itersek orada bir makaslama kuvvet yapar ve fayı iter. Burada doğu batı gidişli bakın Kuzey Anadolu fayı Körfez’den geliyor Sapanca’da doğu Eee Hersek Burnunu geçiyor, Çınar çukurunun güneyinden geçiyor. Doğu batı onu etkileyen kuvvet Bakın şu sarıyla gösterilen 45 derece güneydoğuya doğru giden kuvvet. Ama bunun Adalar fayını etkilemesi mümkün değil. Çünkü Adalar fayıyla maksimum sıkıştırma kuvveti birbirine paralel olunca o fay çalışmaz zaten. Ölü bir fay ama mekanizma kinematik açısından bu çalışmaz. Dolayısıyla buradaki doğu batı gidişli fayın arkadaşların hep adalara doğru götürdükleri hikaye Kandilli’nin de götürdüğü kinematik bilmemekten kaynaklanıyor.”

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’un bu açıklamaları, İstanbul ve Marmara Bölgesi’ndeki deprem riski hakkında yeni bir tartışma başlattı. Uzun yıllardır süregelen deprem tahminleri ve senaryolarının güncellenmesi gerektiğine işaret eden bu değerlendirmeler, deprem bilimi alanında önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.