
Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, terör örgütü PKK’nın kendini feshettiğine dair açıklamaların ardından ilk değerlendirmesini yaptı. Halen Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İmamoğlu, bu gelişmeyi Türkiye’nin geleceği açısından tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendirdi.
İmamoğlu, yaptığı açıklamada, “On yıllar boyunca Türk ve Kürt halklarından on binlerce insanın hayatına mal olan, toplumsal huzuru bozan ve ülkemizin kalkınma yolunda önüne set çeken bu karanlık dönemin sona ermesi, hepimiz için büyük bir umut kaynağıdır,” ifadelerine yer verdi. Aynı zamanda, bu gelişmenin sadece bir son değil, aynı zamanda yeni bir başlangıç olduğunun da altını çizdi.
“Kaynaklarımızı tüketen, nesiller boyu acı ve yıkım getiren bu sürecin sona ermesiyle birlikte artık farklı bir döneme girmek zorundayız,” diyen İmamoğlu, “Türkiye’nin tüm yurttaşları için barış, diyalog ve ortak akıl temelinde siyasal çözüm üretme zamanı gelmiştir” vurgusunu yaptı.
İmamoğlu açıklamasında ayrıca, “Toplumsal birlikteliğimizi güçlendirmek, ortak yaralarımızı birlikte sarmak ve geleceği birlikte inşa etmek için siyaset kurumuna, hepimize büyük sorumluluk düşüyor. Artık sadece konuşmanın değil, somut adımlar atmanın, işe koyulmanın zamanıdır,” diyerek çağrısını yineledi.
Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, terör örgütü PKK’nın kendini feshetme kararına ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı. İmamoğlu, Türkiye’nin uzun yıllarını acılarla geçiren bir dönemin sonuna yaklaşmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve yeni bir başlangıç için kararlı adımlar atılması gerektiğini vurguladı.

Geçmişe Kapanan Bir Kapı, Geleceğe Açılan Bir Umut
İmamoğlu açıklamasında, “Kırk yıla yakın bir süredir milletimizin, özellikle de gençlerimizin canını yakan, binlerce insanımızın yaşamına mal olan, ülkenin kaynaklarını tüketen bu çatışma sürecinin nihayet sona erme yoluna girmesi beni ülkem adına son derece mutlu etti” ifadelerini kullandı. Artık silahların susması ve diyalogun hâkim olması gerektiğini belirten İmamoğlu, barışçı, demokratik ve çözüm odaklı bir yaklaşımın zorunluluğuna dikkat çekti.

Silahsızlanma ve Fesih Süreci Sorunsuz Tamamlanmalı
Sürecin sadece başlangıç aşamasının değil, aynı zamanda sürdürülebilirliğinin de kritik önemde olduğunu belirten İmamoğlu, fesih ve silahsızlanma sürecinin güvenle ve aksaklığa mahal vermeden ilerlemesi gerektiğini söyledi. Bu kapsamda, hukuk sisteminden eğitime, sosyal politikalardan bölgesel kalkınmaya kadar pek çok alanda reformlara ihtiyaç olduğunu ifade etti. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu için kalkınma odaklı özel projelerle güçlü bir destek verilmesi gerektiğini vurguladı.

Kapalı Kapılar Ardında Barış Olmaz
İmamoğlu, barış sürecinin şeffaflık ilkesine dayalı olarak, halkın ve uzmanların katılımıyla yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi. “Bu kadar önemli bir meselenin az sayıda kişinin gizli görüşmeleriyle yönetilmesi düşünülemez. Toplumun güvenini kazanmak, süreci demokratik ilkeler doğrultusunda yürütmek ve kalıcı başarıyı sağlamak için ifade ve örgütlenme özgürlüğü gibi temel haklara saygı göstermek zorundayız” dedi. Ayrıca bu sürecin seçim kazanma amacıyla kısa vadeli hesaplara kurban edilmemesi gerektiğini belirtti.
Meclis Sorumluluk Üstlenmeli
İmamoğlu, çözüm sürecinin sağlıklı ilerlemesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin aktif rol alması gerektiğini ifade ederek, bütün siyasi partilerin temsil edileceği bir parlamento komisyonu kurulmasını önerdi. Toplumun farklı kesimlerinin, özellikle şehit ve gazi ailelerinin süreç hakkında bilgilendirilmesi ve gönüllerinin alınmasının önemine değindi. İmamoğlu, “Kamuoyunun bilgi sahibi olacağı, uzmanların ve sivil toplumun dahil edileceği bir şeffaflık ve kapsayıcılık ortamı oluşturmalıyız” dedi.
Adalet ve Eşitlik Olmadan Kalıcı Barış Mümkün Değil
İmamoğlu, Türk ve Kürt vatandaşların eşitlik içinde bir arada yaşamasının barışın temel şartı olduğuna vurgu yaparak, “Kürt vatandaşlarımızın Cumhuriyet’in eşit bireyleri olduklarını hissetmeleri elzemdir. Devletin geçmişteki yanlış politikaları ve güvenlik odaklı yaklaşımı bu sorunun derinleşmesine sebep olmuştur” dedi. Bu sorunların tekrar yaşanmaması için tüm vatandaşların hak ve özgürlüklerden eşit biçimde yararlanmasının sağlanması gerektiğini ifade etti.
Bölgenin Yıldızı Olabiliriz
Açıklamasının devamında İmamoğlu, “Eğer Kürt vatandaşlarımızı herkesle eşit hissettirebilir ve sınır ötesindeki Kürt halklarıyla kardeşlik ilişkileri kurabilirsek, sadece bu sorunu çözmekle kalmaz, ülkemizi bölgenin lider gücü haline de getirebiliriz” dedi. Eşit yurttaşlık temelinde inşa edilecek bir düzenin sadece toplumsal adalet açısından değil, aynı zamanda Cumhuriyet’in sürekliliği ve demokrasinin derinleşmesi için de kritik olduğunu vurguladı.
Hiçbir Sorun Çözümsüz Değil
İmamoğlu, son olarak şu sözlerle umut verdi: “Türkiye’nin hiçbir meselesi çözümsüz değildir. Yeter ki sağduyu, akıl, bilim ve demokrasi rehberimiz olsun. Yeter ki milletimizi bölmeyelim, siyasi kutuplaşmayı körüklemeyelim. Hukukun üstünlüğüne sadık kalırsak, Cumhuriyetimizin değerlerine sahip çıkarsak, milletin iradesini esas alırsak, birlikte başarırız.” Her kimlikten, her inançtan yurttaşın kendini değerli ve eşit hissedeceği bir Türkiye’nin mümkün olduğunu ifade eden İmamoğlu, iktidara geldiklerinde bu yöndeki adımları hızla atacaklarını belirtti.
