DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

İmamoğlu’na Yolsuzluk ve İhale Fesadı Soruşturması

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik “yolsuzluk” soruşturması kapsamında, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklandığı, diğer iki kişinin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığına dair hakimlik kararına ulaşıldı. Söz konusu kararda, “suç örgütü lideri” olarak nitelendirilen Ekrem İmamoğlu’nun kaçma veya saklanma olasılığının yüksek olduğu ifade ediliyor.

Yayınlanma Tarihi : Google News
İmamoğlu’na Yolsuzluk ve İhale Fesadı Soruşturması

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik “yolsuzluk” soruşturması kapsamında, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklandığı, diğer iki kişinin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığına dair hakimlik kararına ulaşıldı. Söz konusu kararda, “suç örgütü lideri” olarak nitelendirilen Ekrem İmamoğlu’nun kaçma veya saklanma olasılığının yüksek olduğu ifade ediliyor. Bu nedenle, mevcut aşamada adli kontrol tedbirlerinin yeterli olmayacağı ve tutuklama kararının daha uygun olacağına kanaat getirildiği vurgulandı.

Imamogluna Yolsuzluk ve Ihale Fesadi Sorusturmasi 1

Kararda, İmamoğlu’nun olası kaçışını engellemek ve soruşturmanın sağlıklı bir şekilde ilerlemesini sağlamak amacıyla tutuklamanın gerekliliği savunuldu. Ayrıca, diğer iki şüpheli hakkında adli kontrol şartlarının uygulandığı ancak İmamoğlu’nun durumunun daha farklı olduğu belirtildi.

İstanbul’da Yolsuzluk Çetesi: İmamoğlu ve 99 Şüpheli Hakkında Suç Duyurusu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan bir soruşturma çerçevesinde, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve 99 diğer şüpheli hakkında bir dizi suçlamada bulunulmuş ve soruşturmalar devam etmektedir. Şüpheliler arasında “suç örgütü yöneticisi olmak”, “suç örgütüne üye olmak”, “irtikap”, “rüşvet”, “nitelikli dolandırıcılık”, “kişisel verileri hukuka aykırı elde etmek” ve “ihaleye fesat karıştırmak” gibi suçlar yer almaktadır. Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve diğer şüpheliler de “PKK/KCK terör örgütüne yardım etmek” suçundan soruşturulmaktadır.

Yolsuzluk soruşturması kapsamında, İmamoğlu’nun tutuklanmasına, diğer şüpheliler Ahmet Hamdi Çiçek ve Ahmet Talha Bilgin’in ise yurt dışı yasağı ve imza atma şeklinde adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verilmiştir. İstanbul Nöbetçi 10. Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen karara göre, İmamoğlu’nun “hukuka aykırı kişisel verileri kaydetmek”, “rüşvet almak”, “kamu kurumlarının ihalelerine fesat karıştırmak” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” gibi suçlardan tutuklanması talep edilmiştir.

İBB’de Usulsüz İhaleler ve Rüşvet Yolu İle Zenginleşme

Hakimlik kararında, MASAK raporları, tanık ifadeleri, HTS incelemeleri ve ihale dosyaları üzerinden yapılan araştırmalar neticesinde, İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde yanına aldığı ve kendisine bağlı kişileri, İBB Başkanı olduktan sonra belediyenin çeşitli birimlerine ve iştiraklerine yerleştirdiği vurgulanmıştır. Bu kişiler aracılığıyla, birçok belediye iştirakinde usulsüz ihalelere girildiği, doğrudan temin yoluyla ve hizmet alımı nitelikli işler üzerinden suç örgütü faaliyetleri yürütüldüğü belirlenmiştir.

Örgüt yapısının lideri ve yöneticileri tarafından verilen talimatlarla, ihale verilecek şirketlerin belirlenip, yan teklif veren şirketlerin oluşturulması, ihale bedellerinin örgütün eline geçecek oranlara göre ayarlanması gibi eylemler gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, suç örgütü faaliyetlerinden elde edilen paraların, örgüt yöneticilerinin üst düzey yöneticilerine teslim edilmesi sağlanmıştır.

Ekrem İmamoğlu’nun liderliğinde, Medya AŞ ve Kültür AŞ gibi şirketler aracılığıyla bir dizi usulsüz işlem gerçekleştirilmiştir. Şirketler, birçok ihaleye fesat karıştırmış ve hayali ihalelerle kamu kurumlarına zarar verilmiştir. Bunun yanı sıra, belediyeden alınan “komisyon”lar karşılığında iş insanlarından rüşvet alındığı ve bu iş insanlarına ait gayrimenkuller, söz konusu iş adamları üzerine kaydedildiği ifade edilmiştir. Ayrıca, İmamoğlu’nun ortağı olduğu şirketler üzerinden kişisel zenginleşme sağlandığı belirtilmiştir.

Soruşturma kapsamında, bazı iş insanlarına para vermeye zorlanarak, vermeyenlere idari yaptırımlar uygulandığı da kaydedilmiştir. Bu yöntemle, iş adamlarının belediye iştiraklerinden aldıkları paralar, Ekrem İmamoğlu’nun ortağı olduğu inşaat şirketlerine aktarılmıştır. İstanbul’da yaşayan vatandaşların kişisel verilerinin de hukuka aykırı şekilde elde edilerek örgüt faaliyetleri kapsamında kullanıldığı ortaya çıkmıştır.

Vergi denetim raporları ve MASAK raporları da, 2021-2023 yılları arasında birçok ihaleye fesat karıştırıldığını ve yalnızca kendilerine yakın kişilerin bu ihaleleri kazandığını göstermektedir. Ayrıca, bu kişilerin dikkat çekmemek adına yanlarında çalışan kişiler üzerinden de şirketler kurarak Medya AŞ ve Kültür AŞ gibi şirketlerden yüksek bedelli işler aldıkları belirtilmiştir.

Bununla birlikte, bazı şirketlerin sadece sahte fatura düzenlemek amacıyla kurulduğu ve hiyerarşik yapıya sahip örgüt içinde sürekli olarak kamu zararına dolandırıcılık faaliyetlerinin gerçekleştirildiği vurgulanmıştır. Muvazaalı sözleşmelerle örgüt mensuplarına ait şirketlere aktarılan paraların, daha sonra alt şirketlere aktarılması ve bu paraların nakit olarak örgütün tahsildarlarına teslim edilmesi de tespit edilmiştir.

Kültür AŞ tarafından, reklam alanlarını kiralayan şirketlerden muvazaalı şekilde “grafik tasarım bedeli” adı altında para alındığı, bu şekilde reklam izinlerini illegal bir şekilde ücretlendirildiği ifade edilmiştir. Bu yöntemle, Kültür AŞ’nin reklam bütçesi dışında bir bütçe oluşturularak, bu paralar muvazaalı sözleşmelerle örgüt mensuplarına ait şirketlere aktarılmış ve yüksek miktarda kamu zararı yaratılmıştır.

İmamoğlu ve suç örgütü üyelerinin emir ve talimatları doğrultusunda bu suçların işlendiği, MASAK raporları, tanık ifadeleri, HTS kayıtları ve diğer delillerle şüphelilerin suç işlediği konusunda kuvvetli bir delil bulunduğu belirtilmiştir. Bu sebeplerle, şüphelinin tutuklanmasının, adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı ve kaçma ihtimalinin yüksek olduğu ifade edilerek, tutuklama kararı verilmiştir.