Suriye’deki iç savaş, 2011’den bu yana büyük bir yıkım ve kaos yaratarak, bölgedeki dengeleri derinden sarsmıştır. Başlangıcından bu yana, hükümetin karşısındaki muhalefet, Esad rejimine karşı ciddi bir mücadele vermiştir.
Ancak son dönemde yaşanan gelişmeler, muhalefetin bir zafer anına çok yakın olduğunun sinyallerini vermektedir. 27 Kasım’da başlayan muhalif ilerleyiş, özellikle Halep, Hama ve Humus gibi kritik şehirlerin ele geçirilmesiyle dikkatleri üzerine çekmiştir.
Suriye’de Dönüm Noktası: Muhalefet İlerliyor, Türkiye’nin Pozisyonu Kritik
Bu başarıların ardından, güneydeki Dera şehrinde de muhalefet kontrolü sağlamayı başarmış, ilerleyişini iki koldan sürdürmeye başlamıştır. Suriye’nin bu kritik bölgelerindeki son gelişmeler, tüm dünyanın dikkatini tekrar bölgeye çevirmiştir. Türkiye’de de halk ve hükümet, Suriye’deki gelişmeleri büyük bir dikkatle takip etmekte, bu durum siyasi ve medya gündeminin en önemli konularından birini oluşturmaktadır.
Bu bağlamda, gazeteci Nevşin Mengü, YouTube’daki yayınında Suriye’deki mevcut durumu ve CHP’nin tutumunu değerlendirmiştir. CHP’nin, Suriye’de Esad rejimiyle müzakere edilmesi gerektiği yönündeki açıklamalarını eleştiren Mengü, partisinin sahadaki durumu doğru okuyamadığını vurgulamıştır. Mengü, CHP’nin “Türkiye’de Suriye’nin toprak bütünlüğü öncelikli olmalıdır” şeklindeki açıklamalarının, sahadaki gerçeklikten uzak olduğuna dikkat çekmiştir.
Mengü, bu durumu şu sözlerle özetlemiştir: “CHP, Suriye’nin toprak bütünlüğü için bu kadar ısrarcı olmasına rağmen, sahadaki gerçeklik, bu toprak bütünlüğüne çok uzak olduğumuzu gösteriyor.” Bu tespitiyle, Türkiye’nin bu dönemdeki pozisyonunun ne denli kritik olduğunu vurgulamıştır.
Mengü, devamında şu noktada artık Esad ile görüşülmesi gerektiğini ve toprak bütünlüğü gibi konuların geride kaldığını belirtmiştir. Zira, muhalif güçlerin Humus’a kadar ilerlemesi ve rejimin ciddi bir güç kaybına uğraması, Esad’ın geri dönüşünün artık mümkün olmadığını göstermektedir.
Türkiye’nin Suriye politikası açısından çok önemli bir dönüm noktasında olunduğunu belirten Mengü, bu noktadan sonra Türkiye’nin alacağı tavrın, hem bölge güvenliği hem de ülkenin uluslararası ilişkileri açısından büyük bir öneme sahip olduğunu ifade etmiştir.
Bu süreçte, Esad’ın Suriye’nin yeniden kontrolünü sağlaması ve toprak bütünlüğü hedeflerinin geride kalması, Türkiye’nin Suriye’deki stratejik hamlelerinin belirleyici olacağı bir dönemi işaret etmektedir.