
Erdoğan’dan Bayram mesajı: Gazze, Deprem, Terör, Mesajında birlik, beraberlik ve kardeşlik vurgusu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ramazan ayının manevi ikliminden beslenen bayram günlerinin, toplumda barış, huzur ve dayanışma duygularını pekiştirdiğini ifade etti.
Bayramın Getirdiği Manevi Huzur ve Kardeşlik Vurgusu
Erdoğan, bayramların sadece sevinç ve mutluluk dolu günler olmanın ötesinde, toplumsal dayanışmanın güçlendiği, ihtiyaç sahiplerinin hatırlandığı ve manevi değerlerin ön plana çıktığı özel zamanlar olduğunu belirtti.
Ayrıca, Ramazan Bayramı’nın Türkiye’nin yanı sıra İslam âlemi ve tüm insanlık için barışa, refaha, huzura ve esenliğe vesile olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu mübarek günlerin kalplerdeki sevgiyi ve kardeşlik bağlarını daha da kuvvetlendirmesi dileğinde bulundu. Tüm vatandaşların ve İslam dünyasının bayramını en içten duygularıyla kutlayan Erdoğan, bayramın mutluluk, sağlık ve esenlik getirmesini dileyerek mesajını tamamladı.
Millete selamlarını ileterek sözlerine başlayan Erdoğan, bir kez daha başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise kurtuluş olan Ramazan ayını geride bırakarak bayrama erişmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.
Ramazan Bayramı’nın, Türkiye’ye, millete, İslam dünyasına ve tüm insanlığa esenlik, refah ve kardeşlik getirmesini temenni eden Erdoğan, “Rabbime, bizleri sağlık ve afiyet içinde bir Ramazan Bayramı’na daha ulaştırdığı için sonsuz şükranlarımı sunuyorum.” ifadelerini kullandı.
Ancak, bu Ramazan ayında da İslam coğrafyasının çeşitli bölgelerinde yaşanan trajediler nedeniyle bayramın buruk geçtiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı, özellikle Gazze’de süregelen zulmün her geçen gün daha da vahim boyutlara ulaştığını dile getirdi. Erdoğan, “Gazze’de yaşanan soykırım, vicdan, ahlak ve insaf sahibi herkesin yüreğini sızlatacak boyutlara ulaştı. Türkiye olarak bu vahşete karşı net bir duruş sergilemeye devam ediyor, insani yardımlarla kardeşlerimizin yaralarını sarmaya çalışıyoruz. Ancak uluslararası camia, özellikle Batılı devletler, bu zulme karşı somut adımlar atmadıkça, zalimlerin cesareti artmakta, mazlumların çığlığı daha da yükselmektedir. Umuyorum ki önümüzdeki süreç, bu konuda tüm dünyada bir uyanışın başlangıcı olur.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’deki gelişmeleri de yakından takip ettiklerini vurgulayarak, Türkiye’nin güney sınırlarını tehdit eden istikrarsızlıklara karşı gerekli adımları attıklarını belirtti. “Suriye’nin toprak bütünlüğü ve milli birliği çerçevesinde atılan adımları baltalamaya çalışanları yakından takip ediyoruz. Türkiye olarak, sınırlarımızın güvenliğini sağlamak adına üzerimize düşeni yapacak ve bu tür girişimlere asla müsamaha göstermeyeceğiz.” dedi.
Terörsüz Türkiye Hedefi
Terörle mücadelede önemli bir dönemeçte olduklarını belirten Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade etti. “Devletimiz, örgütün silah bırakmasını sağlamak için üzerine düşeni yapmıştır. Şimdi sıra, terör örgütünün bu çağrıya herhangi bir bahane ya da şart öne sürmeden uymasındadır. Bu sürecin başarıyla tamamlanması için elverişli bir dönemdeyiz. Bunu başardığımızda, ülkemizi 40 yılı aşkın süredir devam eden bu kanlı beladan tamamen kurtarmış olacağız.” dedi.
Deprem Bölgesinde Yeniden Yapılanma
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son iki yıldır hükümetin en önemli önceliklerinden birinin deprem bölgesinin yeniden ayağa kaldırılması olduğunu belirtti. “Depremin ikinci yıl dönümünde, 201 bin konutun anahtarlarını hak sahiplerine teslim ettik. Yıl sonuna kadar bu sayıyı konut ve iş yerleriyle birlikte 453 bine çıkarmayı hedefliyoruz. Böylece milletimize verdiğimiz sözleri yerine getirerek, depremin yıkıcı etkilerini tamamen ortadan kaldırmayı amaçlıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Depremde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anarak, onların hatıralarının her zaman yaşatılacağını vurgulayan Erdoğan, “Şehirlerimizi yeniden inşa ederek, depremden en çok etkilenen vatandaşlarımıza yeni bir başlangıç yapma fırsatı sunacağız. Rabbim, ülkemizi ve milletimizi her türlü felaketten korusun.” dedi.
Deprem riskinin yalnızca belirli bölgelerle sınırlı olmadığını, özellikle Marmara Bölgesi’nde büyük bir tehdit olarak devam ettiğini belirten Erdoğan, İstanbul’da yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarına da değindi. “Hükümet olarak tüm planlamalarımızı ve hazırlıklarımızı yaptık. Ancak belediyelerin ilgisizliği nedeniyle istediğimiz hızda ilerleyemiyoruz. Önümüzdeki süreçte gerekirse ek tedbirler alarak, İstanbul’u depreme karşı daha güvenli hale getireceğiz.” ifadelerini kullandı.
Yolsuzluk ve Kamu Kaynaklarının Kullanımı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde emniyet ve yargı birimleri tarafından gerçekleştirilen operasyonlara da değinerek, belediyelerden kaynaklanan gecikmelerin arkasındaki sebeplerin daha iyi anlaşıldığını belirtti. “İstanbul’a hizmet için tahsis edilen kaynakların, kişisel çıkarlara kurban edilmesi, bu kadim şehrin halkına yapılan en büyük ihanetlerden biridir.” dedi.
Yolsuzluk ve rüşvet iddialarına ilişkin sürecin hukukun gerektirdiği şekilde ilerlemesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, “Batı ülkelerinde hukuk devletinin gereği olarak değerlendirilen yargı süreçlerinin, ülkemizde siyasallaştırılarak itibarsızlaştırılmasına kimse prim vermemelidir. Kamu kaynaklarını kişisel menfaatlerine alet edenlerden hesap sormak, her vatandaşımızın hakkıdır.” ifadelerini kullandı.
Bayram Mesajı ve Uyarılar
Erdoğan, Ramazan Bayramı tatilinin 9 güne uzatıldığını hatırlatarak, vatandaşlardan trafik kurallarına riayet etmelerini istedi. “Bayramın huzur içinde geçmesi için tüm vatandaşlarımızın dikkatli ve duyarlı hareket etmelerini bekliyorum.” dedi.
Mesajının sonunda, “Ramazan Bayramı’nın gönüllerimize huzur, ülkemize refah, mazlum coğrafyalara barış getirmesini diliyorum. Tüm vatandaşlarımı en kalbi duygularımla selamlıyor, bayramlarını tebrik ediyorum. Bayramınız mübarek olsun.” ifadelerini kullandı.
