
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Güzelhisar Fayı’nın 6,7 büyüklüğünde bir deprem üretebilecek kapasitede olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Sözbilir, bu fayın sadece güncel sarsıntılar açısından değil, tarihsel olarak da ciddi riskler taşıdığını belirterek, son 10 bin yıl içinde 3 kez yıkıcı deprem üretmiş olduğunu hatırlattı.
Uzmanlar, bu özellikleri nedeniyle Güzelhisar Fayı’nın “diri fay” sınıfına girdiğini ifade ediyor. Diri faylar, geçmişte büyük yıkımlar yaratmış ve gelecekte de büyük depremlere yol açabilme potansiyeline sahip faylar olarak tanımlanıyor. Bölge halkının ve yetkililerin, bu uyarıları göz önünde bulundurarak deprem öncesi hazırlıklarını artırmaları öneriliyor.
Türkiye’de deprem gerçeği her geçen gün kendini hissettiriyor. Son olarak Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde 10 Ağustos’tan itibaren başlayan deprem hareketliliği dikkat çekti. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Deprem Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir, bölgede yaşanan sarsıntıların yavaş yavaş azalma eğiliminde olduğunu açıkladı.
Sözbilir, İzmir’in Aliağa ilçesindeki Güzelhisar Fayı’nda da deprem hareketliliğinin gözlemlendiğini belirtti. Son beş gün içinde bu fay hattında yaklaşık 10 küçük deprem meydana geldi. Prof. Dr. Sözbilir, Güzelhisar Fayı’nın 6,7 büyüklüğüne kadar deprem üretebilme kapasitesine sahip olduğunu vurguladı.

Güzelhisar Fayı’nın Özellikleri ve Potansiyeli
Prof. Dr. Sözbilir, fayın yaklaşık 25 kilometre uzunluğunda olduğunu ve potansiyel olarak 6,7 büyüklüğünde bir deprem üretebileceğini söyledi. Yaz aylarında fay hattı üzerinde yapılan saha çalışmaları sırasında, bu fayın haritadaki klasik çiziminden farklı özellikler gösterdiği ortaya konmuştu. Araştırmalar, Güzelhisar Fayı’nın potansiyel olarak aktif fay sınıfında değerlendirildiğini doğruladı.
Sözbilir, “Şu anda gözlemlediğimiz deprem hareketliliği ve açtığımız hendekler, bu fayın aslında diri fay özelliği taşıdığını gösteriyor. Diri fay sınıfında yer aldığı için burada gerçekleşen deprem aktiviteleri büyük önem taşıyor. Fay hattında son beş gün içinde, en büyüğü 3,8 olmak üzere yaklaşık 10 küçük deprem kaydedildi.” dedi.

Depremlerin Takibi ve Risk Değerlendirmesi
Depremlerin fayın orta kesimlerinde yoğunlaştığını ifade eden Prof. Dr. Sözbilir, hem AFAD hem de üniversiteler tarafından bu hareketliliğin yakından izlendiğini belirtti. Yaz aylarında farklı noktalarda açılan hendeklerin de fayın geçmişteki depremsellik özelliklerini anlamada önemli bir veri sağladığını ekledi.
Sözbilir, “Güzelhisar Fayı son 10 bin yılda üç büyük yıkıcı depreme sebep olmuş. Tarihsel kayıtlar, fayın milattan sonra 105 yılında son büyük depremini ürettiğini gösteriyor. Bu da demek oluyor ki, yaklaşık 2 bin yıldır bu fay hattı büyük ölçekli bir deprem üretmemiş. Ancak bu fayın potansiyeli göz ardı edilemez.” ifadelerini kullandı.

Fay Hattının Tehlikesi ve Potansiyel Zararlar
Prof. Dr. Sözbilir, fayın kırılması durumunda özellikle Aliağa bölgesinde lokal ölçekte ciddi hasarlar yaşanabileceğini belirtti. “Fay hattının tehlike potansiyeli bazı ölçeklerde yüksek. Şu an meydana gelen küçük ölçekli sarsıntılar, ileride daha büyük bir depremin öncüsü olabilir; ancak bunu şu aşamada kesin olarak söylemek mümkün değil.” dedi. Güzelhisar Fayı üzerindeki hareketliliğin takip edilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Sözbilir, bölge halkının ve yetkililerin deprem bilincini artırmasının hayati olduğunu ifade etti.
