DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

CHP’ye Eleştiri: Seçim Çağrısının Hükmü Yok

AK Parti cephesinden ara seçim tartışmalarına sert bir yanıt geldi. Parti Sözcüsü Ömer Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in dile getirdiği ara seçim çağrısını eleştirerek bu çıkışın siyasi bir karşılığı olmadığını savundu.

Yayınlanma Tarihi : Google News
CHP’ye Eleştiri: Seçim Çağrısının Hükmü Yok

Çelik, yaptığı değerlendirmede CHP’de Özgür Özel’in liderliğiyle birlikte bir düzensizlik ve yönetim krizi yaşandığını öne sürdü. Partinin mevcut durumunu “kaotik” olarak nitelendiren Çelik, CHP’nin nasıl bu noktaya geldiğinin sorgulanması gerektiğini ifade etti. Özel’in parti içi kurultay süreçlerine benzer bir anlayışla ülke yönetimini değerlendirdiğini iddia eden Çelik, bu yaklaşımın gerçekçi olmadığını dile getirdi.

CHPye Elestiri Secim Cagrisinin Hukmu Yok 1

Özgür Özel’in sık sık seçim konusunu gündeme taşımasını da eleştiren Çelik, AK Parti’nin bugüne kadar yapılan seçimlerde milletin desteğini alarak defalarca iktidara geldiğini hatırlattı. Bu nedenle seçimlerin belirlenen takvim doğrultusunda yapılması gerektiğini vurguladı. Çelik, Özel’in ara seçim çağrısının siyasi açıdan bir bağlayıcılığı olmadığını belirterek, bu tür çıkışların hükümetin yol haritasını etkilemeyeceğini ifade etti.

CHPye Elestiri Secim Cagrisinin Hukmu Yok 2

AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK), Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Yaklaşık 2,5 saat süren toplantının ardından parti sözcüsü Ömer Çelik, gündemdeki konulara ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Çelik’in açıklamalarının öne çıkan başlıkları şu şekilde yeniden ifade edilebilir: İstanbul’da gerçekleşen terör saldırısının tüm yönleriyle titizlikle incelendiğini belirten Çelik, güvenlik güçlerinin çalışmalarını takdir ettiklerini vurguladı. Terörle mücadelenin hiçbir şekilde gevşetilmeyeceğini ifade eden Çelik, bu tür saldırıların rastlantısal ya da küçük grupların bireysel kararlarıyla gerçekleşmediğini, arka planda daha geniş ve organize yapılar bulunduğunu dile getirdi.

Bu nedenle yalnızca eylemi gerçekleştirenlerle değil, perde arkasındaki bağlantılar ve sabotaj odaklarıyla da mücadele edileceğini söyledi. Türkiye genelinde çeşitli operasyonların sürdüğünü ve terörle mücadelede kararlılığın devam ettiğini belirterek, olayın tüm boyutlarının ortaya çıkarılacağını ifade etti.

“Barış şu anda son derece hassas bir süreçten geçiyor” diyen Çelik, İran’a yönelik saldırıların hem hukuki hem de insani açıdan ciddi sonuçlar doğurduğunu dile getirdi. Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmelerin küresel tedarik zinciri, enerji ve gıda güvenliği açısından önemli olduğunu ancak asıl dikkat edilmesi gerekenin sivil kayıplar olduğunu vurguladı. Özellikle masum sivillerin, çocukların hayatını kaybetmesinin en büyük olay olduğunu belirterek sürecin yakından takip edildiğini söyledi.

İsrail’e Sert Eleştiri: Barışı Sabote Eden Bir Strateji

İsrail’e yönelik eleştirilerinde ise Çelik, ilk günden bu yana barış girişimlerinin sistematik biçimde sabote edildiğini ileri sürdü. İsrail’in Suriye’ye yönelik müdahalelerini sürdürdüğünü, Batı Şeria’da işgali genişletmeye yönelik adımlar attığını ve yasa dışı yerleşim faaliyetlerini artırdığını ifade etti.

Bu yaklaşımın daha fazla çatışma ve kan dökülmesine yol açtığını belirten Çelik, Lübnan’a yönelik saldırılara da dikkat çekti. Litani Nehri’ne kadar olan bölgenin boşaltılmasını istemenin, egemenlik ihlali anlamına geldiğini savundu. Önce hava saldırılarıyla başlayan sürecin kara harekâtına dönüştüğünü ve Gazze’de yaşananların benzerinin Lübnan’da tekrarlandığını ifade etti. İsrail’in sınırlarının belirsiz şekilde genişletilmeye çalışıldığını ve bu politikanın dini motivasyonlarla yürütüldüğünü iddia etti.

Bölgedeki diğer gelişmelere de değinen Çelik, Suriye ve Batı Şeria’daki gerilimin sürdüğünü, Pakistan’daki toplantının önemli sonuçlar doğurabileceğini belirtti. İran’ın bazı uluslararası mutabakat maddelerinin ihlal edildiği yönündeki iddialarına değinerek, tek taraflı dayatmaların çözüm getirmeyeceğini ifade etti.

Uluslararası ilişkilerde tarafların eşit şekilde ilerlemesi gerektiğini, bir tarafa yükümlülük dayatıp diğerini muaf tutmanın kabul edilemez olduğunu söyledi. İran’ın saldırıyı başlatan taraf olmadığını savunan Çelik, İran halkının mağduriyetine dikkat çekti ve mevcut barış ortamının son derece kırılgan olduğunu yineledi.

Ortadoğu’da Gerilim Tırmanıyor: Barış Kırılgan Bir Eşikte

Çelik ayrıca, Körfez bölgesi ve genel olarak Orta Doğu’da oluşan kırılmaların uzun vadede onarılmasının zor olacağını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kriz yönetimine dair yaklaşımını “yol gösterici” olarak nitelendiren Çelik, savaşların gerekçelerinin meşru olmadığını belirtti.

Ateşkes ihtimalinin ortaya çıkmasını olumlu karşıladıklarını söyledi. Bununla birlikte, ABD ile Avrupa Birliği arasında Atlantik ittifakı içinde yaşanan görüş ayrılıklarının da küresel sistem açısından risk oluşturduğunu dile getirdi. Yeni güvenlik yapılarının konuşulduğu bir dönemde, uluslararası toplumun hangi ahlaki değerler etrafında birleşeceğinin kritik önemde olduğunu vurguladı.

Terörle Mücadelede Taviz Yok: Perde Arkası da Açığa Çıkacak

İç politikaya ilişkin değerlendirmelerinde ise Çelik, “Terörsüz Türkiye” sürecine değinerek, TBMM bünyesinde kurulan komisyonun çalışmalarını başarıyla tamamladığını ve temel hedefin terör örgütünün tamamen ortadan kaldırılması olduğunu belirtti. Meclisin ortaya koyduğu yol haritasının bu açıdan önemli bir çerçeve sunduğunu ifade etti.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ara seçim çağrısına da değinen Çelik, CHP’nin mevcut durumunu eleştirdi. Parti içinde bir kaos yaşandığını ileri süren Çelik, Özel’in siyasi yaklaşımını kurultay mantığıyla hareket etmek olarak değerlendirdi. Seçimlerin zamanında yapılması gerektiğini vurgulayarak, sık sık seçim çağrısı yapılmasının bir karşılığı olmadığını ve bu çağrıların hükümet nezdinde geçerliliği bulunmadığını ifade etti.