
Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) olağanüstü kurultay süreci, hukuki bir engelle karşı karşıya. Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın da içinde bulunduğu üç kişi, kurultayın iptali için Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvuruda bulundu. Başvurunun gerekçesi olarak, devam eden soruşturmalar ve hukuki süreçler gösterildi.
Söz konusu isimler, kurultayın hukuki dayanağının tartışmalı hale geldiğini ve sürecin demokratik bir zeminde ilerlemediğini öne sürerek, mahkemeden iptal kararı talep etti. Başvuruda, kurultayın gerçekleşmesinin parti içi hukuka ve demokratik teamüllere zarar verebileceği yönünde ifadeler yer aldı.
Mahkemeye sunulan dilekçede, yürütülen soruşturmalar nedeniyle olağanüstü kurultayın uygun şartlarda yapılmasının mümkün olmadığı savunuluyor. Bu nedenle, partinin karar alma mekanizmalarının zarar görebileceği ve hukuki açıdan sakıncalar doğabileceği öne sürülüyor.
Süreçle ilgili CHP yönetiminden henüz resmi bir açıklama yapılmazken, parti içindeki gelişmeler yakından takip ediliyor. Mahkemenin bu başvuruyu nasıl değerlendireceği ve sürecin nasıl şekilleneceği ise merak konusu.
Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ile kurultay delegeleri Levent Çelik ve Hatip Karaaslan, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 6 Nisan 2025’te gerçekleştirilmesi planlanan 21. Olağanüstü Kurultayı’nın iptali için yargıya başvurdu.
Başvuruyu gerçekleştiren Savaş ve delegelerin avukatı Onur Yusuf Üregen, Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne sunduğu dilekçede, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in 6 Nisan 2025 Pazar günü saat 10.00’da, Ankara Yenimahalle’deki Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde olağanüstü kurultayın toplanması yönünde bir çağrı yaptığını hatırlattı.

Kurultay Çağrısına Yönelik Hukuki İddialar
Dilekçede, söz konusu olağanüstü kurultay çağrısının, 38. Olağan Kurultay sonrasında şekillenen mevcut CHP Genel Merkezi yönetimi tarafından yapıldığı, ancak bu çağrının hem usul hem de esas açısından ciddi hatalar içerdiği öne sürüldü. Bu çerçevede, kurultayın sonuçlarının ve kurultayda oluşturulacak parti organlarının hukuken geçersiz olduğu savunuldu.
Ayrıca dilekçede, Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde ve diğer bazı mahkemelerde, 38. Olağan Kurultay’ın iptali yönünde açılan davaların hala devam ettiği belirtilirken, bu süreçlerin sonucunun beklenmesi gerektiği vurgulandı.

Ceza Soruşturması ve Hukuki Geçersizlik İddiası
Başvuruda, yalnızca hukuki açıdan değil, ceza hukuku kapsamında da değerlendirilmesi gereken hususlar bulunduğuna dikkat çekildi. Dilekçede, 38. Olağan Kurultay sürecinde gerçekleştirilen bazı işlemlerle ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir ceza soruşturmasının devam ettiği bilgisine yer verildi.
Bu soruşturmanın, söz konusu kurultayın hukuki sakatlıklarının yanı sıra ceza hukuku açısından da tartışmalı olduğunu ortaya koyduğu ifade edildi. Bu gerekçelerle, mevcut CHP Genel Merkez yönetiminin yetkisiz olduğu, dolayısıyla yaptığı olağanüstü kurultay çağrısının mutlak butlanla (kesin hükümsüzlükle) sakat olduğu iddia edildi.
Kurultay Hukuken Yok Hükmündedir
Dilekçede, CHP tüzüğüne, siyasi partiler mevzuatına ve hukukun genel ilkelerine aykırı olduğu öne sürülen bu kurultay çağrısının tam anlamıyla “kanunsuz” olduğu ve “yok hükmünde” sayılması gerektiği belirtildi.
Bu gerekçelerle, 6 Nisan 2025 tarihinde yapılması planlanan 21. Olağanüstü Kurultay’ın iptal edilmesi ve bu süreçle ilgili tüm işlemlerin durdurulması talep edildi. Başvurunun mahkeme tarafından nasıl değerlendirileceği ve sürecin nasıl ilerleyeceği ise önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.
