
Yargı sürecinde öne çıkan en güçlü ihtimal, kurultayda alınan kararların “mutlak butlan” kapsamında değerlendirilmesi. Böyle bir durumda kurultay tamamen hükümsüz sayılacak ve parti yönetiminde yeniden bir değişim yaşanacak. Bu senaryo, eski yönetimin görevine iade edilmesi anlamına geliyor.
Ancak süreç sadece bu ihtimalle sınırlı değil. Davanın reddedilmesi de masada duran olasılıklar arasında. Eğer mahkeme, davacıların iddialarını yeterli görmezse mevcut yönetimin görevine devam etmesine karar verebilir.
Bir diğer seçenek ise kararın ertelenmesi. Mahkeme, ek delil talebi veya usule ilişkin sebeplerle hükmü ileri bir tarihe bırakabilir. Bu durumda hem parti içi belirsizlik bir süre daha devam edecek hem de kamuoyundaki tartışmalar uzayacak. CHP’nin siyasi geleceği açısından büyük önem taşıyan bu dava, sadece parti içi dengeleri değil, Türkiye’nin siyasi gündemini de yakından etkileyecek kritik bir dönemeç olarak görülüyor. Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) tartışmalar ve siyasi gerilimler bitmek bilmiyor.
Uzun süredir kamuoyunun gündemini meşgul eden şaibeli kurultaylar ve yolsuzluk iddiaları, partinin iç siyasetini adeta kilitlemiş durumda. Özellikle 38. Olağan Kurultay’da yaşanan tartışmaların ardından açılan davalar, hem parti yönetimini hem de teşkilatları zor bir sürecin içine soktu.

İlk Kritik Karar İstanbul’da Çıktı
Kurultay sürecine ilişkin davalar devam ederken, ilk kritik karar İstanbul örgütü için verildi. Mahkeme, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve ekibini görevden aldı. Çelik’in yerine ise kayyum olarak partinin deneyimli isimlerinden Gürsel Tekin atandı. Bu gelişme, gözlerin 15 Eylül’de sonuçlanması beklenen ana davaya çevrilmesine neden oldu.

Mahkemeden Mutlak Butlan Beklentisi
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na dair açılan davada en güçlü ihtimalin “mutlak butlan” kararı olduğu konuşuluyor. Eğer mahkeme bu yönde bir karar verirse, partinin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu göreve geri dönecek. Bu senaryo, parti kulislerinde en yüksek ihtimal olarak görülüyor.
Öte yandan mevcut Genel Başkan Özgür Özel ve ekibinin olası bir butlan kararına karşı ciddi hazırlık yaptığı belirtiliyor. Parti içinden yansıyan bilgilere göre Özel ve kurmayları, mahkeme sonucunda genel merkezi terk etmeme kararı aldı. Hatta bu süreçte polisle karşı karşıya gelme ihtimalleri üzerinde de çalışıldığı ifade ediliyor.

Genel Merkezde Direniş Hazırlığı
Özel’in ekibinin genel merkeze çok sayıda yatak getirttiği, binada kesintisiz nöbet tutma düzenine geçildiği, ayrıca gaz bombalarına karşı koruyucu malzeme sipariş edildiği konuşuluyor. Parti kaynakları, gaz maskelerinin bile şimdiden hazırlanmış olduğunu dile getiriyor.
Buna paralel olarak, genel merkez yönetimi 81 il teşkilatına çağrı yaptı. Başta gençlik kolları olmak üzere örgüt üyeleri Ankara’ya davet edildi. İl ve ilçe başkanlıklarının otobüsler ayarlayarak binlerce partiliyi başkente taşıyacağı öğrenildi.

Kılıçdaroğlu’nun Dönüş Planı
Mutlak butlan kararı çıkması halinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun görevi kabul edeceği kesinleşmiş durumda. Kulislerde dolaşan bilgilere göre Kılıçdaroğlu ve ekibi, olası dönüş için ayrıntılı bir yol haritası hazırladı.
Kılıçdaroğlu mahkeme kararından hemen sonra genel merkeze gitmeyecek. İlk bir hafta boyunca sürecin yarattığı gerilimin yatışmasını bekleyecek ve gelişmeleri uzaktan takip edecek. Özellikle 21 Eylül’de yapılması planlanan olağanüstü kurultayın seyrini izleyecek. Tepkiler azaldıktan sonra genel merkeze girmeyi planlayan Kılıçdaroğlu’nun, protestolardan kaçınmak için bir süre parti binasında yatılı kalabileceği de ifade ediliyor.

Yolsuzlukla Suçlananlar Tasfiye Edilecek
Kılıçdaroğlu’nun dönüşü halinde en dikkat çeken adımlarından biri parti içi tasfiyeler olacak. Yolsuzluk iddialarıyla anılan bazı milletvekilleri ile belediye başkanlarının partiden uzaklaştırılması planlanıyor. Ayrıca parti içindeki etkili isimlerden bir kısmının da bu süreçte görevden alınacağı öne sürülüyor.

Dar Kadro Yönetimi
Parti yönetiminde de önemli değişiklikler bekleniyor. Kılıçdaroğlu’nun, Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üye sayısını 5-6 kişilik dar bir kadroya düşürmesi gündemde. Parti Meclisi’nin ise zorunlu olmadıkça toplanmayacağı ifade ediliyor. Bununla birlikte, tüzük değişikliği çalışmalarının da hız kazanacağı konuşuluyor.
Aday Olmadan Kurultaya Götürecek
Tüm bu sürecin sonunda Kılıçdaroğlu’nun yeniden aday olmadan partiyi kurultaya götürmesi bekleniyor. Böylece hem parti içindeki tansiyonun düşürülmesi hem de yeniden yapılanmanın önü açılacak.
