
Mahkeme sürecinde Lütfü Savaş’ın kurultayla ilgili görüş ve haklarını savunabilmesi için katılım talebinin kabul edilmesi, davanın seyrini etkileyebilecek önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ertelenen duruşma ise tarafların hazırlıklarını tamamlamaları ve taleplerini detaylı şekilde sunabilmeleri için yeni bir tarih olarak belirlendi.

CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla açılan davada, tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 12 kişi yargılanmaya devam etti. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmanın öğleden sonraki bölümünde bazı sanıklar ve avukatları hazır bulundu.

Duruşmada sanık beyanları alınmaya devam edildi. Başka bir davadan tutuklu olan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı. Uzun yıllar CHP’de görev yaptığını belirten Akpolat, partide menfaat temini ya da delegenin iradesinin sakatlanması gibi bir durumun söz konusu olamayacağını ifade etti. Kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmeyen Akpolat, duruşmalardan vareste tutulmasını talep etti.
Tutuksuz sanık Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ise, seçime hile karıştıracak bir pozisyonda olmadığını savunarak, HTS kayıtlarında iddia edilen kişilerle herhangi bir görüşme gerçekleştirmediğini ve kendisiyle ilişkilendirilemeyeceğini belirtti. Aydın, üzerine atılı suçlamaları kabul etmedi. CHP Bursa İl Başkanı tutuksuz sanık Nihat Yeşiltaş da davanın CHP’nin iktidara yürüyüşünü engellemeye yönelik olduğunu öne sürerek suçlamaları reddetti.
Bu Yaşıma Kadar Adliye Yüzü Görmedim, şu Anda 22,5 Yıl İle Yargılanıyorum
CHP 39. Olağan İstanbul İl Kongresi’nde CHP İl Başkanı seçilen tutuksuz sanık Özgür Çelik, iddianamede somut bir delil bulunmadığını belirterek, “Bu yaşıma kadar hiç adliye yüzü görmedim. Şu an birkaç farklı dosyadan toplam 22,5 yıl hapis cezası istemiyle yargılanıyorum” dedi.
Mahalle seçimleriyle başlayan ve kurultay sürecine kadar devam eden parti içi seçimlerin, CHP’de demokratik yöntemlerle yürütüldüğünü ifade eden Çelik, kurultay sonrasında itiraz süresince herhangi bir itirazın yapılmadığını söyledi. Çelik, iddianamede şikâyetçi ve tanık olarak yer alanların bazılarını delege, bazılarının ise adaylık başvurusu yapmış kişiler olduğunu belirterek, şunları dile getirdi:
“Eğer gerçekten bir şaibe olsaydı, neden 1,5 yıl beklediniz? Madem böyle bir durum vardı, neden aday oldunuz? Aday gösterilen kişiler kazanmış olsaydı, yine aynı şekilde gerçek dışı beyanda bulunacaklar mıydı? Buradaki asıl amaç partimizin itibarını zedelemek ve genel başkanımız ile bizleri susturmak. İddianamede 16 tanık var, ancak şikâyetçiler arasında E.Ç.’nin beyanı yer almıyor. Hakkımda suçlama nedir, bunu bilmiyorum. Delegelere dağıtıldığı iddia edilen telefonun bile kurultaydan 1 yıl sonra piyasaya çıktığı ortaya çıktı.” Mahkemelerin siyasi amaçlarla karar verilen yerler olmadığını vurgulayan Çelik, suçlamaları reddederek beraat talebinde bulundu.
Lütfü Savaş Bu Dosyada Mağdur Olamaz
Sanık beyanlarının ardından söz alan Lütfü Savaş’ın avukatı Onur Yusuf Üregen, müvekkilinin şikâyetçi olduğunu ve davaya katılma taleplerinin bulunduğunu belirtti. Üregen, CHP avukatı Çağlar Çağlayan’ın mağdur tarafı temsil etmesinin usule uygun olmadığını öne sürdü.
Buna karşılık, CHP avukatı Çağlayan, söz konusu duruşmada Ekrem İmamoğlu’nun vekili olduğunu ve özel olarak CHP avukatlığından çekildiğini açıkladı. Çağlayan, iddianamedeki tanık beyanlarının güvenilir olmadığını ve lehe delil toplanmadığını ifade etti. Ayrıca, Lütfü Savaş’ın bu dosyada mağdur olamayacağını belirterek, katılma talebinin reddedilmesini ve tüm sanıklar için beraat kararı verilmesini talep etti.
Çağlayan, seçim sonucunu etkilemek amacıyla dağıtıldığı iddia edilen paraların 5 Kasım tarihli olduğunu, oysa seçim sürecinin 4 Kasım’da sona erdiğini hatırlattı. Diğer sanık avukatları da iddianamede somut delil bulunmadığını savunarak, Lütfü Savaş’ın katılma talebinin reddedilmesini ve müvekkillerinin beraatini talep etti.
Cumhuriyet savcısı, Lütfü Savaş’ın katılma talebinin kabulünü, duruşmada henüz dinlenmeyen sanıkların huzurda dinlenmesini ve eksik hususların giderilmesini istedi. Mahkeme, ara kararında, savunmaları alınan ve duruşmalardan vareste tutulmayı talep eden sanıkların taleplerini kabul etti; duruşmaya katılmayan sanıkların davetiyelerle bilgilendirilmesine ve Lütfü Savaş’ın katılma talebinin kabulüne hükmetti. Duruşma, 23 Şubat tarihine ertelendi.
