
İstanbul Bahçeşehir’de, 15 yıl önce Cem Garipoğlu tarafından vahşice katledilen Münevver Karabulut (17) cinayeti Türkiye gündemini sarsmıştı.

Münevver Karabulut cinayetinin katili Cem Garipoğlu’nun intihar ettiği iddia edilen 2014 yılından bu yana kamuoyunda süregelen ölüm şüpheleri devam ederken, Garipoğlu’nun mezarının açılması talebi üzerine yapılan yargı başvuruları neticesinde, otopsi görüntüleri yeniden gündeme geldi.
Cinayetten 5 yıl sonra 2014 yılında katil zanlısı Cem Garipoğlu, yattığı Silivri Cezaevi’nde intihar etti.
İstanbul Bahçeşehir’de 2009 yılında işlenen ve tüm Türkiye’yi sarsan vahşice cinayetin faili Garipoğlu’nun Silivri Cezaevi’nde intihar ettiği resmi olarak açıklanmış, ancak bu durum çeşitli teorilerle sık sık sorgulanmıştı.

Olayın Geçmişi ve Mezarın Açılma Talebi
2009 yılında 17 yaşında bir lise öğrencisi olan Münevver Karabulut, sevgilisi tarafından öldürülmüş ve cesedi bir çanta içinde bulunmuştu.
Katil Cem Garipoğlu, 24 yıl hapis cezasına çarptırıldıktan sonra 2014 yılında cezaevinde ölü bulundu. Ölümün intihar olduğu açıklansa da Karabulut ailesi ve kamuoyu bu açıklamayı yeterince ikna edici bulmadı.

Otopsi Görüntülerinin Analizi
Karabulut ailesinin ısrarlı talepleri ve Garipoğlu ailesinden gelen mezarın açılması yönündeki baskılar üzerine, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Tıp Kurumu’ndan otopsi görüntülerini istedi. Bu görüntüler, 2014 yılında Garipoğlu’nun ölümüne dair yapılan ilk otopsi sırasında çekilmişti.

Savcılığa sunulan dilekçede Münevver Karabulut cinayeti sonrasında yapılan soruşturmanın eksiklikleri detaylandırıldı. Karabulut ailesi, otopsi işleminin uygun olmayan koşullarda yapıldığını öne sürdü: Münevver Karabulut’un otopsisi, tıbbi eğitimi olmayan bir teknisyen tarafından gerçekleştirildi ve aynı eldivenle birden fazla otopsi yapıldığı iddia edildi. Teknisyenin kullanmış olduğu eldivenle yapılan 11 otopsi sırasında, Karabulut’un iç çamaşırına yanlışlıkla başka bir cesetten sperm örneği bulaştığı belirtildi.
Yeniden incelenen bu görüntülerde, Garipoğlu’nun yüzünün açıkça görüldüğü ve ellerinde dikkat çekici morluklar olduğu belirlendi.

Mevcut Durum ve Yargı Süreci
Yapılan incelemeler ve bilirkişi raporları sonrasında, Karabulut ailesi ve avukatları mezarın açılması ve “fethi kabir” işlemi yapılması için tekrar başvuruda bulundu.
Karabulut ailesi, avukatları Dr. Rezan Epözdemir aracılığıyla, Cem Garipoğlu’nun mezarında fethi kabir işlemi yapılması talebini yineledi.
Savcılığa sunulan dilekçede, eğer mezarda Garipoğlu’na ait olmayan bir beden bulunursa, soruşturma sürecinde görev alan yetkililer hakkında kamu davası açılması talep edildi.

Eğer mezarın açılması sonucunda içerideki bedenin Garipoğlu’na ait olmadığı tespit edilirse, otopsiyi yapan, soruşturmayı yürüten ve yargılamada görev alan yetkililer hakkında kamu davası açılması istendi. Kararın savcılık tarafından verilmesi bekleniyor.
Aile ayrıca, yargı sürecinde yaşanan eksikliklerin giderilmesini ve adaletin sağlanmasını istiyor.
Bu gelişmeler, Türk kamuoyunda geniş yankı buldu ve sosyal medya başta olmak üzere çeşitli platformlarda yoğun tartışmalara neden oldu.