
Bahçeli, yaptığı konuşmada, Özel’in sokaklarda yaşanan olaylara müdahil olmasının tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. “Sayın Özel, bu sokak merakı seni yanlış yollara sürüklerse, karşısında milletin tamamını bulursun,” diyerek uyarıda bulundu. Ayrıca, Özel’e meydan okuyarak, “Çık da gel, boyunun ölçüsünü birlikte alalım,” ifadelerini kullandı.
MHP lideri, CHP Genel Başkanı’nı, seçimlerde elde edemediği başarıyı zor yollarla, hatta darbeyle kazanma arayışında olmakla suçladı. “Hayırdır? Sandıkta kazanamadığını darbeyle mi elde etmeye çalışıyorsun?” diyerek, Özel’in izlediği politikayı sert bir dille eleştirdi. Bu açıklamalar, Türkiye siyasetindeki tansiyonun yeniden yükseldiğini gösterirken, Bahçeli’nin Özel’e yönelik sert çıkışı partiler arasındaki gerilimin sürdüğünü ortaya koydu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, tüm vatandaşları içtenlikle selamlayarak konuşmasına başladı. Her türlü zorluk ve engelleme karşısında yılmadan, pes etmeden yoluna devam ettiklerini, kırgınlıklar ve anlaşmazlıklar yaşamadan, safi ve samimi duruşlarından ödün vermeden mücadeleyi sürdürdüklerini vurguladı. Bahçeli, bu süreçte canlarını da hiçe saydıklarını ancak ülküleri, vatanları ve ilkelerinden asla taviz vermediklerini belirtti. Onun için her şeyin önünde Türkiye’nin olduğunu ifade etti.

Şehitlerimize Rahmet Diliyorum
6 Temmuz tarihinde Pençe Kilit bölgesinde yaşanan elim bir kazada, metan gazı zehirlenmesi sebebiyle 12 askerimizin şehit olduğunu büyük bir üzüntüyle öğrendiklerini dile getirdi. Şehitlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı temennisinde bulundu. Ülkenin huzur ve istikrar yolunda ilerlerken, dedikodu ve fitne çıkarma çabalarının farkında olduklarını, bu tür oyunları boşa çıkarmak için her an teyakkuz halinde olduklarını söyledi.

Orman Yangınları ve Mücadele
Son dönemde meydana gelen orman yangınlarının milletin kalbini derinden yaraladığını belirten Bahçeli, özellikle İzmir’deki yangınların elektrik hatlarından kaynaklandığını valinin açıkladığını hatırlattı. Yangınları siyasi rant aracı haline getirmeye çalışanlara sert tepki gösterdi, bu tür davranışların utanmazlık olduğunu ifade etti. Birden fazla ve uzak noktalarda aynı anda çıkan yangınların özel olarak incelenmesi gerektiğini söyledi. Devletin yangınlarla kararlılıkla mücadele ettiğini, hayatlarını tehlikeye atan kahramanlara teşekkürlerini iletti, hayatını kaybedenlere rahmet diledi.

Temiz Siyasetin Gerekliliği
Uzun süredir önemle üzerinde durdukları temiz siyaset anlayışının ertelenemeyecek bir zorunluluk olduğunu dile getirdi. Siyaset alanında aklanmaya ihtiyaç olduğunu ve yerel yönetimlerde ciddi sorunlar yaşandığını vurguladı. Özellikle CHP’li belediyelerde yaşanan yolsuzlukların partiyi adeta organize bir suç şebekesine dönüştürdüğünü ifade etti. Adana ve Adıyaman belediye başkanlarının yolsuzluk soruşturmalarıyla gündeme geldiğini, İSKİ skandalının ise CHP yönetimini kuşattığını belirtti. Emanete sahip çıkmayanların erdemden söz etmeye hakkı olmadığını, hırsızlık ve usulsüzlük yapanların adalet söylemlerinin ise anlamsız olduğunu söyledi. CHP’li yöneticilerin hesap vermesinin hukuk devleti anlayışının bir gereği olduğunu vurguladı.
Yargı Sürecine Güven ve Hız
İtirafçıların büyük çoğunluğunun CHP maskesi takan kişiler olduğunu belirten Bahçeli, iddianamelerin hızla hazırlanması, kovuşturma süreçlerinin etkin ve kısa sürede tamamlanması gerektiğini söyledi. Savcıların gece gündüz çalıştığını, ancak yargı süreçlerinin gecikmesinin siyasi kutuplaşmayı beslediğini ifade etti. Yeni adli yılın başlamasıyla bu yükün Türkiye gündeminden kaldırılması gerektiğini vurguladı. Duruşmaların canlı yayınlanmasını talep eden muhalefetin bu talebinin makul ve meşru karşılanması gerektiğini ekledi. Suçlamaların odağındaki kişilerin Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu unutmaması gerektiğini söyledi.
Muhalefete Sert Tepki
Özgür Özel’in “Sokağa davet edeceğim günü ben bilirim, Mısır’daki meydanı izlersiniz” şeklindeki ifadelerini ölçüsüz ve yanlış bulduğunu belirtti. Sokaklarda istediği gibi gezebileceğini ancak toplumu germemesi gerektiğini, aksi takdirde karşısında Türkiye Cumhuriyeti devletini bulacağını ifade etti. Mısır örneği vermesini densizlik ve gaflet olarak niteledi. Hakkında başlatılan soruşturmanın yerinde olduğunu, sandıkla başaramadığını silah tehdidiyle gerçekleştirmeyi planlamasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Bu tür ifadelerin demokrasi ve özgürlük anlayışına aykırı olduğunu belirtti. Tutuklananlarla ilgili kullanılan “esir” tabirinin aymazlık ve utanç verici olduğunu söyledi.
DEMS’in Türkiye partisi olma çabasını olumlu karşıladığını ancak CHP’nin rayından çıkmış durumda olduğunu, yanında yer alan bazı partilerin iktidara ve insan onuruna yönelik saldırılarını ifade ve düşünce özgürlüğü kapsamında anlamanın mümkün olmadığını söyledi. Medyada ve sosyal platformlarda fütursuzca konuşanların hangi güvencelerle korunduklarını sorguladı. Rüşvetle mücadele edilirken bu çevrelere neden göz yumulduğunu sordu. Fitne yayan muhaliflere katlanmanın mümkün olmadığını ve bunların siyaset değil düşmanlık yaptığını dile getirdi. Sürekli polemik ve şaibe içeren beyanların ülkenin geleceğini tehdit ettiğini belirtti.
