
Antalya’nın Serik ilçesi, son altı gün içinde sahile vuran sekiz cesetle sarsıldı. Kadriye Mahallesi’nde, otel çalışanlarının ihbarı üzerine polis ve sağlık ekipleri tarafından yapılan incelemede, 500 metre aralıkla iki yeni ceset daha bulunmasıyla, bölgedeki gizem derinleşti.

Kıyılara Vuran Hayatlar: Akdeniz’in Karanlık Yüzü
Antalya, Türkiye’nin en gözde turizm merkezlerinden biri olmasının yanı sıra son dönemde Akdeniz üzerinden yaşanan göçmen trajedilerinin de tanığı oluyor. Serik ilçesindeki sahile son altı günde vuran toplam sekiz ceset, hem bölge halkında hem de ulusal basında endişe ve merak uyandırdı. Kadriye Mahallesi’nde bulunan son iki cesetle birlikte, bu karanlık tablo daha da belirginleşti.

Polis ve sağlık ekipleri, otel çalışanlarının ihbarı üzerine hızla olay yerine sevk edildi. Yapılan ilk incelemede, cinsiyetleri ve kimlikleri belirlenemeyen, zamanla iskelete dönüşmüş iki cesedin sahildeki kumların arasından çıkarıldığı görüldü. Antalya Valiliği, yapılan açıklamada, bulunan cesetlerden birinin daha önce kaybolan M.Ş.E.’ye ait olabileceğini, diğerlerinin ise geçtiğimiz Aralık ayında Lübnan-Suriye sularından Kıbrıs’a hareket ederken kaybolan ve 90 kişiyi taşıyan teknenin yolcularına ait olabileceğini belirtti.
Göçmen Dramının Kıyıya Vuran Yüzü
Bulunan cesetlerin otopsi ve kimlik tespiti işlemleri için Antalya Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesiyle, bu trajedinin arka planındaki hikayeler de gün yüzüne çıkmaya başladı. Lübnan’ın Ankara Büyükelçiliği, yaklaşık 90 kişiyi taşıyan bir teknenin 11 Aralık 2023 tarihinde Lübnan ile Suriye arasındaki sahil bölgesinden Kıbrıs’a doğru hareket ettiğini, saatler sonra tekneyle bağlantının kesildiğini ve müteakiben teknenin kaybolduğunu bildirdi.

Antalya Valiliği’nin açıklamasında, bu olayın ardından cesetlerin akıntı, rüzgar ve dalga sebebiyle Antalya’nın kıyı hatlarına sürüklenebileceği ihtimalinin değerlendirildiği ifade edildi. Açıklamada ayrıca, 2023-2024 yıllarında Antalya ilinde herhangi bir düzensiz göçmen grubuna ilişkin intikal etmiş bir kaza, olay veya kayıp bildiriminin bulunmadığı belirtildi.
Yapılan Çalışmalar ve Gelecek Adımlar
Denizlerimizde ve kıyılarımızda meydana gelen şüpheli ölüm olaylarına ilişkin olarak, kolluk birimleri ve cumhuriyet savcılıklarıyla koordineli bir şekilde çalışmaların devam ettiği vurgulandı. Bu trajik olaylar, Akdeniz’deki göçmen krizinin vahim yüzünü bir kez daha ortaya koymakta ve uluslararası toplumun bu konudaki sorumluluklarını hatırlatmaktadır.
Antalya’nın altın kumları, bu kez göçmen dramının karanlık hikayelerine tanıklık ediyor. Akdeniz, bir yandan dünyanın en büyük turizm cennetlerinden biri olarak kabul edilirken, diğer yandan da göçmenler için tehlikeli ve ölümcül bir geçiş noktası olmaya devam ediyor.
