
BIST 100 endeksi, 5 Ocak’ta 11 bin 296 puanla rekor tazeledikten sonra yükselişini kademeli fakat istikrarlı bir şekilde sürdürerek 13 bin 838 puana kadar çıktı. Bu performansla endeks, 1997 yılından bu yana ocak aylarında görülen en güçlü yükselişini gerçekleştirerek dikkat çekti. Söz konusu hareketlilik, hem geçen yılın kayıplarının telafi edilebileceğine yönelik umutları artırdı hem de yeni yılın geri kalanı için piyasalara daha iyimser bir hava kazandırdı.

Geçtiğimiz yıl boyunca 9 bin ile 11 bin 500 puan aralığında dalgalanan BIST 100 endeksi, yeni yıla oldukça güçlü bir başlangıç yaptı. Endeks, 2026 yılı öncesindeki son zirvesini 26 Ağustos 2025’te 11 bin 605,30 puan seviyesinde test etmişti. 2026’nın ilk ayı ise BIST 100 açısından adeta bir “rekorlar ayı” olarak kayıtlara geçti.

Aralık ayı enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından 5 Ocak’ta 11 bin 296 puana yükselen endeks, fiyat artış hızındaki yavaşlamanın belirginleşmesiyle birlikte faiz indirim sürecinin devam edeceğine yönelik beklentilerden güçlü destek aldı. İzleyen haftalarda yükseliş ivmesini koruyan BIST 100, 23 Ocak’ta genele yayılan alımların etkisiyle ilk kez 13 bin puan seviyesini aştı. Ayın son işlem gününde ise 13 bin 838,29 puanla tüm zamanların en yüksek kapanışını gerçekleştirdi.

Bu performansla birlikte BIST 100 endeksi, ocak ayını yüzde 23 oranında değer kazancıyla tamamladı. Söz konusu getiri, endeksin 1997 yılından bu yana sergilediği en iyi ocak ayı performansı olarak kayıtlara geçti. Hatırlanacağı üzere, 1997 Ocak ayında BIST 100 yatırımcısına yüzde 64’lük bir getiri sağlamıştı.

Yabancı Yatırımcıların Artan İlgisi
Borsadaki bu dikkat çekici yükselişin arkasındaki en önemli faktörlerden biri, yabancı yatırımcıların Türk varlıklarına yönelmesi oldu. Küresel ölçekte risklerin ve ekonomik belirsizliklerin devam ettiği bir dönemde yatırımcıların temkinli bir duruş sergilediği görülürken, TL cinsi varlıklara yönelik ilginin belirgin şekilde arttığı gözlemlendi.
Bu çerçevede, yurt dışında yerleşik yatırımcılar ocak ayının son haftası hariç olmak üzere toplamda 3 milyar 506,8 milyon dolarlık Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) ve 1 milyar 27,4 milyon dolarlık hisse senedi alımı gerçekleştirdi. Böylece yabancıların hisse senedi portföy büyüklüğü 23 Ocak haftasında 39 milyar 866,3 milyon dolara yükselirken, DİBS stokları da 21 milyar 510,1 milyon dolar seviyesine ulaştı.
CDS Gerilemesi ve Güçlenen Makro Görünüm
Borsayı destekleyen bir diğer önemli unsur ise Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk priminde (CDS) yaşanan gerileme oldu. Ocak ayında CDS priminin 202,7 puana kadar düşmesi, TL varlıklarının yeniden fiyatlanması açısından makroekonomik anlamda güçlü bir sinyal olarak değerlendirildi.
Enflasyondaki yavaşlama eğilimi ve buna paralel olarak faiz oranlarında düşüş beklentilerinin güçlenmesi, teorik olarak hisse senetleri için daha elverişli bir yatırım ortamı oluşturdu. Bu süreçte yabancı yatırım kuruluşlarının Türk varlıklarına ilişkin olumlu değerlendirmeleri sürerken, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings de Türkiye’nin kredi notunu “BB-” seviyesinde teyit etti. Fitch ayrıca kredi notu görünümünü “durağan”dan “pozitif”e yükseltti.
Küresel Endeksler Arasında Öne Çıktı
Söz konusu gelişmelerin etkisiyle BIST 100 endeksi, yılbaşından bu yana sağladığı getiriyle dünya genelindeki önemli borsa endeksleri arasında ikinci sıraya yerleşti. Aynı dönemde getiri bazında ilk sırada yüzde 24 ile Güney Kore’nin Kospi endeksi yer aldı.
Öte yandan BIST 100, dolar bazında da 320,38 puana yükselerek 2 Ağustos 2024’ten bu yana en yüksek seviyesini test etti. Ocak ayı boyunca endekste günlük ortalama işlem hacmi 178,2 milyar lira olarak gerçekleşirken, en yüksek günlük işlem hacmi 29 Ocak’ta 302,5 milyar lira ile kaydedildi.
