
Türkiye’nin dış borç stokunda yılın ikinci çeyreğinde dikkat çekici bir artış yaşandı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıkladığı verilere göre, ülkenin toplam brüt dış borç stoku ikinci çeyrek itibarıyla bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 3,5 oranında yükselerek 539 milyar dolara ulaştı. Dış borç stokundaki artış, Türkiye’nin yurt dışından sağladığı finansmanın yılın ikinci çeyreğinde yükseldiğini ortaya koyarken, toplam borç içerisinde özel sektörün ağırlığını koruduğu görüldü.

Dış Borcun en Büyük Bölümü Özel Sektöre Ait
Açıklanan verilere göre, 539 milyar dolarlık toplam brüt dış borç stokunun en büyük bölümünü özel sektörün borçları oluşturdu. Özel sektörün dış borç stoku 318 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.
Böylece toplam dış borç içerisinde özel sektörün payı önemli bir ağırlık oluştururken, kamu kesiminin dış borç içerisindeki payı özel sektöre kıyasla daha düşük kaldı. Söz konusu tablo, Türkiye’nin dış finansman yapısında özel sektörün önemli bir konumda bulunduğuna işaret etti.

Dış Borcun Yaklaşık Yarısı Dolar Cinsinden
Türkiye’nin dış borç kompozisyonunda kullanılan para birimleri de dikkat çekti. Toplam dış borcun yaklaşık yarısının ABD doları cinsinden olduğu görüldü. Doların dış borç içerisindeki yüksek payı, Türkiye’nin dış finansman yapısında dolar bazlı borçlanmanın önemli bir yer tuttuğunu ortaya koyuyor. Bu durum, döviz kurlarındaki hareketlerin dış borcun TL karşılığı ve şirketlerin borç yükü açısından önemini artırıyor.

İkinci Çeyrekte Yüzde 3,5’lük Artış
TCMB verileri, Türkiye’nin brüt dış borç stokunun ikinci çeyrekte önceki üç aylık döneme göre yüzde 3,5 arttığını gösterdi. Böylece toplam dış borç 539 milyar dolara yükselmiş oldu. Dış borç stokundaki değişim, yalnızca toplam rakam açısından değil, borcun hangi kesimler tarafından taşındığı ve hangi para birimleri üzerinden oluşturulduğu açısından da önem taşıyor. Özellikle özel sektörün 318 milyar dolarlık borç stoku, toplam dış borç içerisinde şirketlerin önemli bir finansman yükü bulunduğunu gösteriyor.
Son açıklanan verilerle birlikte Türkiye’nin dış borç görünümünde hem toplam stokun büyüklüğü hem de özel sektörün yüksek payı öne çıktı. Dış borcun yaklaşık yarısının dolar cinsinden olması da Türkiye ekonomisinin döviz cinsi finansmana olan bağımlılığının sürdüğünü ortaya koydu.
Türkiye’nin toplam brüt dış borç stoku, yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 3,5 oranında artış göstererek 539 milyar dolara ulaştı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yayımladığı yılın ikinci çeyreğine ilişkin “Türkiye Dış Borç İstatistikleri” verileri, dış borç stokundaki artışın yanı sıra borcun vade, sektör, enstrüman ve para birimi bazındaki dağılımına ilişkin güncel tabloyu ortaya koydu.

Toplam Dış Borçta Çeyreklik Artış
TCMB verilerine göre Türkiye’nin toplam brüt dış borç stoku, ikinci çeyrekte önceki üç aylık döneme göre yüzde 3,5 arttı ve 539 milyar dolar seviyesine yükseldi. Toplam borç stokunun vade yapısına bakıldığında, kısa ve uzun vadeli dış borçlarda da artış yaşandığı görüldü. Kısa vadeli dış borç stoku yüzde 2,5 oranında yükselerek 170,7 milyar dolara çıkarken, uzun vadeli dış borç stoku yüzde 3,9 artışla 368,2 milyar dolara ulaştı. Bu veriler, toplam dış borç içerisinde uzun vadeli yükümlülüklerin daha yüksek bir ağırlığa sahip olmaya devam ettiğini gösterdi.
Özel Sektör Borcundaki Artış Dikkat Çekti
Dış borç stokunun alt sektörler bazındaki dağılımında da ikinci çeyrekte farklı yönlerde hareketler kaydedildi. Bir önceki çeyreğe kıyasla kamu sektörünün dış borcu yüzde 3,3 artarak 197,9 milyar dolara yükseldi. Özel sektörün dış borç stoku ise yüzde 4,2 oranında daha güçlü bir artış göstererek 318 milyar dolar seviyesine çıktı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın dış yükümlülüklerinde ise diğer sektörlerin aksine gerileme görüldü. TCMB’nin dış yükümlülükleri ikinci çeyrekte yüzde 4,8 azalarak 23,1 milyar dolar oldu.
Dış Borçta en Büyük Pay Kredilerin
Dış borç stokunun kullanılan finansman araçlarına göre dağılımında krediler ilk sıradaki yerini korudu. Toplam dış borç stokunun yüzde 46,2’sini krediler oluşturdu. Kredilerin ardından yüzde 19,5’lik payla borç senetleri geldi. Mevduatlar ise yüzde 17,2’lik oranla dış borç stokunun önemli kalemlerinden biri oldu. Böylece dış borç stokunda kredilerin diğer finansman araçlarına kıyasla belirgin biçimde daha yüksek bir ağırlığa sahip olduğu görüldü.
Borç Stokunun Yaklaşık Yarısı Dolar Cinsinden
Para birimi dağılımı incelendiğinde ise ABD doları cinsinden yükümlülüklerin dış borç içerisindeki ağırlığı öne çıktı. İkinci çeyrek itibarıyla toplam dış borcun yüzde 48,9’u dolar, yüzde 28,8’i avro, yüzde 12,2’si Türk lirası cinsinden oluştu. Diğer para birimlerinin toplam dış borç içerisindeki payı ise yüzde 10,1 olarak gerçekleşti.
Bu dağılım, Türkiye’nin dış borç stokunda döviz cinsi yükümlülüklerin belirleyici konumunu sürdürdüğünü ortaya koydu. Dolar ve avronun toplam payı dikkate alındığında, dış borç stokunun önemli bölümünün bu iki para biriminde yoğunlaştığı görüldü.
Geri Ödemelerde Uzun Vadeler Öne Çıkıyor
TCMB’nin kredi ve borç senetlerine ilişkin ödeme projeksiyonları da dış borcun geri ödeme takvimine ilişkin önemli bilgiler sundu. Verilere göre anapara geri ödemeleri ağırlıklı olarak 24 ay ve üzerindeki vadelerde yoğunlaşıyor. Buna karşılık 13-24 ay arasındaki dönemde gerçekleştirilecek anapara ödemelerinin görece daha sınırlı olduğu görülüyor.
Kısa vadeli olarak ifade edilen 0-12 aylık dönemdeki geri ödeme profilinde ise özel sektör kredileri öne çıkıyor. Bu dönemdeki anapara geri ödemelerinin daha çok özel sektör kaynaklı kredilerden oluştuğu dikkat çekiyor.
Genel tabloya bakıldığında, Türkiye’nin toplam brüt dış borç stokunun ikinci çeyrekte çeyreklik bazda artış gösterdiği, bu artışta özellikle özel sektör dış borcundaki yükselişin belirgin olduğu görülüyor.
Borç stokunun en büyük finansman kalemini krediler oluştururken, para birimi bazında doların ağırlığı devam ediyor. Geri ödeme takviminde ise yükümlülüklerin önemli bölümünün 24 ay ve üzerindeki vadelerde bulunması dikkat çekiyor.

DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN