
Kur Korumalı Mevduat sistemi, döviz kurlarındaki dalgalanmalardan kaynaklanan riskleri minimize etmeyi hedefleyen ve mevduat sahiplerine bir tür kur güvencesi sağlayan bir uygulamaydı. Sistemin yürürlüğe girdiği dönemde, dövizdeki belirsizliğin ekonomi üzerindeki etkilerini hafifletmek adına önemli bir araç olarak görülmüştü. Ancak zamanla, uygulamanın sürdürülebilirliği ve ekonomiye olan uzun vadeli etkileri tartışma konusu haline geldi.

TCMB’nin yaptığı açıklamada, KKM’nin sonlandırılması kararının ekonomik istikrar ve serbest piyasa mekanizmalarının daha etkin bir şekilde çalışmasını sağlama hedefi doğrultusunda alındığı belirtildi. Ayrıca, bu süreçte tasarruf sahiplerinin haklarının korunması için gerekli düzenlemelerin yapılacağı ve alternatif finansal ürünlerin devreye alınacağı ifade edildi.

2025 yılına kadar uygulamanın kademeli bir şekilde sonlandırılması planlanıyor. Bu süreçte, bankaların ve müşterilerin yeni ekonomik politikalara uyum sağlamasına olanak tanıyacak geçiş düzenlemeleri devreye sokulacak. Uzmanlar, bu kararın Türkiye ekonomisinin daha sağlam bir yapıya kavuşmasına katkı sunabileceğini ve piyasa aktörlerinin daha öngörülebilir bir ortamda hareket etmesini sağlayabileceğini belirtiyor.
Öte yandan, bu adımın döviz kurları üzerindeki olası etkileri ve finansal piyasalara yansımaları dikkatle izleniyor. KKM’nin sona ermesi, ekonomik politikalardaki dönüşümün bir parçası olarak değerlendirilirken, piyasalarda belirsizliklerin minimize edilmesi için Merkez Bankası’nın proaktif bir rol oynayacağı öngörülüyor. Bu karar, ekonomik reformların devam ettiği bir dönemde, Türkiye’nin finansal istikrarını güçlendirme ve ekonomik büyümeyi destekleme hedefleriyle uyumlu bir adım olarak görülüyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılına ilişkin para politikalarını belirleyen bir yol haritası olarak hazırladığı 2025 Yılı Para Politikası metnini yayımladı. Bu metin, TCMB’nin gelecekteki para politikalarına dair kapsamlı bir plan sunmakta ve toplumsal refahın artışına yönelik en önemli katkının, fiyat istikrarının sağlanmasından geçtiğini vurgulamaktadır.
Bu çerçevede, TCMB’nin temel amacının fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmek olduğuna dikkat çekilmekte, tüm politika araçlarının bu hedef doğrultusunda etkin bir şekilde kullanılacağına dair kararlılık mesajı verilmektedir. Ayrıca, finansal istikrarın da fiyat istikrarını destekleyici bir unsur olarak göz önünde bulundurulacağı ifade edilmiştir.
Metinde, TCMB’nin enflasyon hedeflemesi rejimi çerçevesinde, hükümetle birlikte belirlenen enflasyon hedefinin yüzde 5 olarak korunduğu belirtilmektedir. Enflasyon hedefinin etrafındaki belirsizlik aralığının önceki yıllarda olduğu gibi 2 yüzde puan olarak belirlendiği ve para politikasının, orta vadede enflasyonu bu hedefe ulaşacak şekilde yönlendirecek parasal ve finansal koşulları oluşturacak şekilde şekillendirileceği ifade edilmektedir.
Enflasyon hedefinin ulaşılabilirliğini sağlamak adına, yıl boyunca yapılan kapsamlı değerlendirmelerin ve tahminlerin kamuoyuyla paylaşılması planlanmaktadır. Enflasyon Raporu’nda yer alan tahminler, aynı zamanda enflasyon beklentilerine dair bir referans işlevi görmekte olup, yıl içindeki enflasyon gelişmeleri bu rapor aracılığıyla kamuoyuna aktarılacaktır.
Metnin ilerleyen bölümlerinde, yıl sonunda gerçekleşen enflasyonun belirsizlik aralığının dışında kalması durumunda TCMB’nin hesap verebilirlik ilkesine uygun olarak hükümete bir “Açık Mektup” yazacağını belirtilmiştir. Ayrıca, TCMB’nin temel politika aracı olarak bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını kullanmaya devam edeceği ifade edilmektedir.
Enflasyon Hedefi ve Belirsizlik Aralığı: Orta Vadede Yüzde 5 Hedefi İçin Kararlı Adımlar
Fiyat istikrarının kalıcı bir şekilde sağlanabilmesi için gereken parasal sıkılığın, orta vadede yüzde 5 hedefine ulaşmayı garanti altına alacak şekilde sürdürüleceği vurgulanmaktadır. Eğer kredi ve mevduat piyasalarında beklenmedik gelişmeler yaşanırsa, parasal aktarım mekanizması, ilave makro ihtiyati adımlarla desteklenecektir.
Sterilizasyon araçları, etkin bir şekilde kullanılmaya devam edilecektir. Para politikası kararları, fiyatların detaylı analizi, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları, talep unsurları, arz yönlü gelişmeler ve finansal koşullarda yaşanan diğer değişimlerin dikkate alındığı kapsamlı bir analizle alınacaktır.
Para Politikası Kurulu (PPK) toplantıları, 2025 yılı içinde sekiz kez yapılacak olup, bu toplantıların tarihi ve raporları 5 iş günü içinde kamuoyu ile paylaşılacaktır. Ayrıca, toplantılara ilişkin kararlar ve gerekçeler, İngilizce çevirisiyle birlikte aynı gün saat 14.00’te yayımlanacak, toplantıyı takip eden beş iş günü içinde ise detaylı değerlendirmelerin yer aldığı toplantı özeti TCMB internet sitesinde yayımlanacaktır.
TCMB’nin para politikası iletişimi, şeffaflık, hesap verebilirlik ve öngörülebilirlik ilkeleri doğrultusunda devam edecektir. Bu bağlamda, Enflasyon Raporu yılda dört kez yayımlanacak ve bu raporlarla ilgili bilgilendirme toplantıları düzenlenecektir.
Ayrıca, TCMB’nin faaliyetleri, para politikası uygulamaları ve döneme özgü gelişmeler hakkında Başkan tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sunumlar yapılacaktır. Başkan ve Başkan Yardımcıları, diğer platformlarda da sunumlar yaparak iletişim politikasının önemli bir parçası olacaklardır.
Finansal İstikrar Raporu yılda iki kez yayımlanacak ve Aylık Fiyat Gelişmeleri Raporu ise, enflasyon gelişmelerinin daha sağlıklı bir biçimde yorumlanabilmesi amacıyla, resmi fiyat istatistiklerinin açıklanmasından önce kamuoyuna sunulacaktır. Bu kapsamlı iletişim stratejisi, TCMB’nin şeffaflık ilkesini pekiştirecek ve kamuoyunun para politikaları hakkında daha bilinçli ve güncel bilgilere sahip olmasını sağlayacaktır.

DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN