
Türkiye Merkez Bankası, son dönemde aldığı rezerv artırma ve döviz kuru yönetimi politikalarının meyvelerini vermeye başladı. 15 Eylül itibarıyla yayımlanan verilere göre, Merkez Bankası’nın toplam rezervleri, bir önceki haftaya kıyasla 870 milyon dolarlık bir artışla 121 milyar 515 milyon dolara ulaştı. Bu yükseliş eğilimi, üst üste 14 hafta devam ediyor.
Rezerv artışı, Türkiye’nin ödemeler dengesi ve finansal istikrarına olumlu bir katkı sağlıyor. Döviz ve altın rezervlerindeki bu artış, döviz kurlarının istikrarlı bir şekilde yönetilmesine ve dövizdeki dalgalanmaların kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir.
Ayrıca, bankacılık sektörü de bu gelişmelerden etkileniyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, bankacılık sektörünün kredi hacmi 15 Eylül itibarıyla artış gösterdi ve toplam kredi hacmi 10 trilyon 503 milyar liraya yükseldi. Bu artış, ekonomik büyümeyi destekleyebilir, ancak aynı zamanda kredi hacminin dikkatle yönetilmesi gerektiğini gösteriyor.
Öte yandan, bankacılık sektöründeki toplam mevduat da artış göstererek 13 trilyon 196 milyar liraya ulaştı. Bu artış, tasarruf oranlarının yükseldiğini ve finansal istikrarın sağlanmasına katkı sağlayabileceğini işaret ediyor.
Ancak, Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarında bir düşüş gözleniyor. KKM büyüklüğü geçen hafta 26 milyar TL düşüşle 3,31 trilyon TL’ye geriledi. Bu, Merkez Bankası’nın döviz rezervlerini artırma politikasının bir sonucu olarak görünüyor. KKM hesaplarına getirilen zorunlu karşılık oranının artırılması, bu hesapların azalmasına neden olmuş olabilir.
DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN