
ABD’de tahvil getirilerinin artması, yatırımcıların risksiz getiri arayışını tahviller lehine çevirdiği için altına olan talebi zayıflattı. Çünkü faiz getirisi olmayan altın, yükselen faiz ortamında daha az cazip hale geliyor.

Öte yandan doların değer kazanması da altın üzerinde ek bir baskı oluşturdu; zira doların güçlenmesi, altını diğer para birimleriyle alan yatırımcılar için daha pahalı hale getirerek talebi sınırladı. Tüm bu gelişmeler bir araya geldiğinde, altın piyasasında satış baskısı artarken fiyatlar da aşağı yönlü hareket etti ve böylece son 7 ayın en düşük seviyeleri test edilmiş oldu.

Altının ons fiyatı yaklaşık %0,6’lık bir düşüşle 3.980 dolar seviyelerinde hareket ederken, gram altın da benzer oranda gerileyerek 5.970 TL civarında işlem görüyor. Spot gümüş fiyatı ise 57,80 dolar seviyesinde alıcı bulmayı sürdürüyor.

Küresel piyasalarda değerli metaller, özellikle de altın, son dönemde baskı altında kalmaya devam ediyor. ABD tahvil faizlerindeki yükseliş, güçlü seyreden dolar ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yeniden faiz artırımlarına gidebileceğine dair beklentiler, altın fiyatlarını son yedi ayın en düşük seviyelerine doğru çekmiş durumda. Ayrıca altın, 2013’ten bu yana görülen en sert çeyreklik düşüş performanslarından birini yaşıyor.

ABD ile İran arasında artan gerilim, Hürmüz Boğazı çevresindeki riskler ve Orta Doğu’daki askeri hareketlilik, enerji piyasalarını yukarı yönlü etkileyerek petrol fiyatlarında yükselişe neden oldu. Enerji maliyetlerindeki bu artış, gelişmiş ekonomilerde enflasyonun yeniden hızlanabileceği endişesini güçlendirdi.
Enflasyonun kalıcı hale gelebileceği beklentisi ise merkez bankalarının faiz indirme ihtimalini zayıflatırken, hatta yeni faiz artışlarının gündeme gelebileceği senaryolarını destekliyor. Bu durum, faiz getirisi olmayan altın üzerinde dolaylı bir baskı oluşturuyor. ABD ile İran arasındaki tansiyonun kalıcı olarak düşmeyeceğine dair beklentiler de yatırımcı davranışlarını daha temkinli hale getiriyor.
Enflasyonun kontrol altına alınmasında zorluk yaşanabileceği yönündeki öngörüler, Fed yetkililerinin şahin açıklamalarıyla birleşerek piyasada ek faiz artışlarının gündeme gelebileceği beklentisini artırmış durumda.
Bu ortamda altın, faiz veya temettü gibi düzenli bir gelir üretmediği için yatırımcılar açısından daha az cazip hale geliyor. Yüksek faiz dönemlerinde yatırımcılar, getirisi doğrudan tahvil ve nakit benzeri araçlara yönelerek altından uzaklaşma eğilimi gösteriyor.
Güçlü Dolar Etkisi
Küresel piyasalarda dolar endeksi oldukça güçlü bir görünüm sergiliyor. Altının uluslararası piyasalarda dolar üzerinden fiyatlanması nedeniyle, doların değer kazanması diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için altını daha pahalı hale getiriyor. Bu da küresel talepte daralmaya yol açarak fiyatlar üzerinde ek baskı oluşturuyor.
Kurumsal Satışlar ve Kâr Realizasyonu
Yılın başlarında yaşanan güçlü yükselişlerin ardından önemli kazanç elde eden hedge fonları ve büyük yatırım kuruluşları kâr satışlarına yönelmiş durumda. Aynı zamanda altına dayalı borsa yatırım fonlarından (ETF) çıkışların artması ve bazı merkez bankalarının fiziki altın alımlarını yavaşlatması da piyasadaki satış baskısını artıran unsurlar arasında yer alıyor.
Yatırım Tercihlerinde Değişim
Artan enerji maliyetleri ve bunun tetiklediği enflasyon endişeleri, Fed’in sıkı para politikasını sürdürmesine neden olurken, yüksek faiz ortamı tahvilleri daha cazip hale getiriyor. Bu süreçte yatırımcıların altından çıkarak nakit ve tahvil gibi daha yüksek getiri sunan varlıklara yöneldiği gözlemleniyor.
Piyasa uzmanlarına göre altın fiyatlarında kalıcı bir toparlanma, ancak küresel enflasyonun belirgin şekilde gerilemesi ve merkez bankalarının yeniden faiz indirim sürecine geçeceğine dair net sinyaller vermesiyle mümkün olabilir.

DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN