
Uzmanlara göre, bir apartman veya sitede aidatın yükseltilebilmesi için mutlaka genel kurulda alınmış bir kararın bulunması gerekiyor. Yönetim kurulu tek başına aidat artışı yapamıyor. Alınan karar, kat maliklerine usule uygun olarak bildirilmediği sürece aidat artışı hukuken geçerlilik kazanmıyor.
Aidatın hangi kalemleri kapsadığı, ortak giderlerin nasıl paylaştırıldığı ve kiracının ödemekle yükümlü olduğu tutar da bu noktada önem taşıyor. Mevzuata göre kiracılar sadece kullanıma dayalı ve zorunlu ortak giderlere katkı yapmakla yükümlü. Eğer genel kurul tarafından belirlenen aidat tutarı, bu sınırların üzerine çıkarsa, ortaya çıkan farkı ev sahibinin karşılaması gerekiyor.
Bu nedenle uzmanlar hem kiracıların hem de ev sahiplerinin, site yönetiminin aldığı kararları yakından takip etmelerini; aidat artışının hukuka uygunluğundan emin olmadan ödeme yapmamalarını tavsiye ediyor. Aidatların yükselişi gündemdeki yerini korurken, gözler şimdilerde genel kurullarda alınacak kararlara çevrilmiş durumda.
Yılbaşının yaklaşmasıyla birlikte milyonlarca kiracı ve ev sahibini ilgilendiren kritik bir döneme giriliyor. Her yıl olduğu gibi birçok gider kaleminde artış beklenirken, site ve apartman aidatları da bu zam dalgasından payını alacak. Özellikle son yıllarda kira tutarlarını aşan aidatlar nedeniyle pek çok kiracı ciddi mağduriyet yaşarken, yeni düzenlemeler bu sorunları ortadan kaldırmayı hedefliyor. Uzmanların değerlendirmelerine göre artık aidat zamları rastgele yapılamayacak, her adım yasal çerçeve içinde gerçekleşecek.

Aidatlarda Şeffaflık Dönemi
Yeni sistemle birlikte yöneticilerin aidat artışı konusunda tek başına karar almasının önü kesiliyor. Aidat tutarları yalnızca kat malikleri genel kurulunda hazırlanan ve onaylanan resmi bütçeye dayanarak belirlenebilecek. Bu sayede hem yönetim hem de mali süreçler daha hesap verebilir hale gelirken, kontrol mekanizmaları da güçlenecek. Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Ali Güvenç Kiraz, yöneticilerin bu kurallara aykırı hareket etmesi durumunda hem kat maliklerinin hem de kiracıların itiraz hakkına sahip olduğunu vurguluyor.

Kiracılar İçin Önemli Değişiklikler
Düzenlemenin kiracılara getirdiği en çarpıcı yeniliklerden biri, aidat ödeme yükümlülüğünün kira tutarıyla sınırlandırılması. Örneğin, bir kiracının aylık kira bedeli 15.000 TL ise ve aidat 20.000 TL’ye yükselmişse, kiracının ödeyeceği miktar yalnızca kira bedeli kadar olacak. Aradaki 5.000 TL’lik fark ise doğrudan ev sahibinin sorumluluğunda olacak. Özellikle lüks konut projelerinde astronomik aidatlarla karşılaşan kiracılar için bu uygulama büyük bir mali rahatlama sağlayacak.

Ev Sahiplerine Artan Yükümlülükler
Yeni yasa ile birlikte kiracıların sorumlu olduğu gider kalemleri de netleştirildi. Buna göre kiracılar sadece günlük kullanım ve tüketimden kaynaklanan rutin giderleri üstlenecek. Asansörün komple yenilenmesi, bina dış cephe mantolaması, güçlendirme çalışmaları ya da çalışanlara yönelik kıdem tazminatları gibi yüksek maliyetli harcamalar ise tamamen ev sahipleri tarafından karşılanacak. Bu yaklaşım, Yargıtay’ın geçmişte verdiği içtihatlarla da uyumlu; yüksek çaplı teknik ve yapısal masrafların kiracılara yüklenmesi hukuken geçersiz sayılıyor.

Kiracıların Hukuki Güvencesi Güçleniyor
Yeni düzenleme, hak ihlali durumlarında kiracılara hızlı şekilde yargı yoluna başvurabilme imkânı tanıyor. Kiracılar, hukuka aykırı aidat artışları ya da uygunsuz masraf talepleriyle karşılaştıklarında bir ay içinde dava açarak haklarını savunabilecekler. Ayrıca kira sözleşmelerinde sıkça yer alan “tüm aidat ve masraflar kiracıya aittir” gibi maddeler artık geçerli olmayacak. Böylece kiracılar, hukuki açıdan daha güçlü bir koruma altına alınmış olacak.

DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN