
Federal yargıç Jeannette Vargas, yönetimin söz konusu ülkelerin vatandaşlarının göçmen vizesi başvurularını askıya almasına ilişkin uygulamayı hukuka aykırı buldu. Vargas, kararında Trump yönetiminin bu politikayı hayata geçirerek sahip olduğu yetkilerin sınırlarını aştığına hükmetti.

Trump Yönetiminin 75 Ülkeye Vize Engeline Mahkemeden Darbe
Karar, Trump yönetiminin göçmenlik ve vize politikaları kapsamında aldığı kapsamlı önlemlerden birine karşı önemli bir yargı müdahalesi olarak değerlendirildi. Yönetimin politikası, Afganistan, İran, Rusya ve Somali’nin yanı sıra toplam 75 ülkenin vatandaşlarının göçmen vizesi süreçlerini doğrudan etkiliyordu.

Federal mahkemenin verdiği kararla birlikte, söz konusu ülkelerin vatandaşlarına yönelik göçmen vizesi işlemlerinin topluca askıya alınmasını öngören uygulamanın hukuki dayanağı tartışmalı hale geldi. Yargıç Vargas, yönetimin böyle bir düzenlemeyi uygularken mevcut yasal yetki sınırları içerisinde hareket etmediği sonucuna vardı.

75 Ülkenin Vatandaşlarını Kapsayan Vize Kararı İptal Edildi
Böylece Trump yönetiminin 75 ülkeyi kapsayan vize politikası, federal yargı tarafından iptal edilmiş oldu. Karar, yönetimin göçmenlik alanındaki politikalarının yalnızca siyasi değil, aynı zamanda hukuki açıdan da denetime tabi olduğunu ortaya koyarken, vize süreçlerinde yeni bir belirsizliğin oluşmasına yol açabilecek nitelikte değerlendiriliyor.

New York Mahkemesi Vize Politikasını Hukuka Aykırı Buldu
ABD’nin New York eyaletinde görev yapan federal bir bölge mahkemesi, Trump yönetiminin Afganistan, İran, Rusya ve Somali’nin de aralarında bulunduğu 75 ülkenin vatandaşlarına yönelik göçmen vizesi işlemlerinin askıya alınmasına ilişkin politikasını iptal etti.

Trump’ın Vize Politikasına Yargı Freni
ABD Bölge Yargıcı Jeannette Vargas, söz konusu uygulamanın mevcut göçmenlik mevzuatına aykırı olduğuna hükmetti. Vargas, Trump yönetiminin, ABD’de kamu yardımına ihtiyaç duyma ihtimali yüksek görülen ülkelerin vatandaşlarının vize başvurularını topluca durdurmasını öngören politikanın yasal sınırları aştığını belirtti.
Kararın merkezinde, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio tarafından uygulamaya konulan ve konsolosluk görevlilerine belirli ülkelerden gelen göçmen vizesi başvurularını durdurmaları yönünde talimat veren düzenleme yer aldı.
Yargıç Vargas, bu uygulamanın, uygun şartları taşıyan başvuru sahiplerine hukuki bir gerekçe olmaksızın vize verilmemesine yol açtığını ve bu nedenle yürütme makamının sahip olduğu yetkinin sınırlarını aştığını değerlendirdi.
Vargas, politikanın Göç ve Vatandaşlık Yasası’nda (INA) Kongre tarafından oluşturulan vize değerlendirme sistemine de aykırı olduğuna dikkat çekti. Kararda, Kongre’nin konsolosluk görevlilerine, göçmenlik yasasında açıkça belirlenen kriterleri bireysel başvurular üzerinden değerlendirme ve kişinin vize almaya uygun olup olmadığına karar verme konusunda özel bir yetki tanıdığı ifade edildi.
Yargıca göre, vatandaşlık temelinde toplu ve kategorik bir vize yasağı getirilmesi, konsolosluk görevlilerinin bu bireysel değerlendirme yetkisini fiilen ortadan kaldırıyor. Vargas, başvuru sahibinin uyruğunu esas alarak göçmen vizesi verilmesini genel olarak engelleyen uygulamanın, Kongre tarafından oluşturulan yasal düzenlemeyle doğrudan çeliştiğini vurguladı.
Söz konusu politika, Dışişleri Bakanlığı tarafından daha önce yürürlüğe konulan ve ABD’ye göç etmek isteyen kişilerin ileride kamu yardımlarına başvurma ihtimalini daha sıkı biçimde değerlendirmeyi amaçlayan daha kapsamlı düzenlemelerin ardından hayata geçirilmişti. Bakanlık, kasım ayında uygulamaya giren yeni yaklaşım kapsamında, “kamuya yük oluşturabilecek” kişilere ilişkin incelemelerin sıkılaştırıldığını açıklamıştı.
75 Ülkeye Vize Askısına Federal Mahkemeden İptal
Bu çerçevede konsolosluk görevlilerine, aralarında Afganistan, İran, Rusya ve Somali’nin de bulunduğu toplam 75 ülkeden gelen göçmen vizesi başvurularının işlemlerini durdurma talimatı verildi. Başvuruların yalnızca bireysel şartlar üzerinden değil, başvuru sahibinin vatandaşı olduğu ülke üzerinden de topluca değerlendirilmesinin önü açılmıştı.
ABD Dışişleri Bakanlığı ise söz konusu uygulamayı savunurken Ekonomik Danışmanlar Konseyi tarafından hazırlanan verilere işaret etmişti. Bakanlığın açıklamasında, belirlenen 75 ülkeden gelen göçmenlerin bulunduğu hanelerin yüzde 30’undan fazlasının en az bir tür kamu yardımından yararlandığı belirtilmişti.
Ancak Yargıç Vargas’ın kararı, kamu yardımlarından yararlanma ihtimaline ilişkin bu genel verilerin, bireysel vize başvurularının otomatik olarak durdurulması için yeterli hukuki dayanak oluşturmadığı yönünde değerlendirildi. Mahkeme, yürütmenin genel istatistiklerden hareketle belirli ülkelerin vatandaşlarının vize işlemlerini kategorik biçimde engellemesinin, Kongre’nin göçmenlik alanında belirlediği yetki ve değerlendirme sistemini aşındırdığı sonucuna vardı.
Kararla birlikte Trump yönetiminin 75 ülkenin vatandaşlarına yönelik göçmen vizesi işlemlerini topluca askıya alan uygulamasına önemli bir hukuki engel getirilmiş oldu. Mahkemenin değerlendirmesi, vize başvurularında kişinin uyruğunun tek başına belirleyici bir kriter haline getirilmesine karşı, mevcut göçmenlik yasalarının öngördüğü bireysel değerlendirme sürecinin korunması gerektiğine işaret ediyor.
