
BM Sözcüsü Stephane Dujarric’in açıklamalarına göre, Azerbaycan hükümetinin davetiyle Karabağ bölgesine bir BM heyeti ziyaret gerçekleştirdi. Heyetin temel amacı bölgedeki insani durumu ve ihtiyaçları değerlendirmekti.
Heyet, Dünya Sağlık Örgütü, UNICEF, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ve BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi gibi önemli BM organlarından temsilcileri içeriyordu.

Heyet, Karabağ bölgesinin çeşitli kısımlarında incelemelerde bulundu ve özellikle Laçın’da sınır kontrol noktası ile Hankendi şehrinde gözlemler yaptı. Yapılan bu incelemelerde, Ermeni sivillere yönelik herhangi bir şiddet eylemine rastlanmadığı, sivil altyapının zarar görmediği tespit edildi.
Ayrıca, Dujarric’in açıklamalarına göre, bölgede yer alan hastaneler, okullar, konutlar ve dini-kültürel merkezlerin de zarar görmediği belirtildi. Azerbaycan hükümetinin, bölgede sağlık hizmetlerini kesintisiz bir şekilde sürdürebilmek adına çalışmalara başladığı ifade edildi. Tarım alanları ve hayvanlara da herhangi bir zararın verilmediği gözlemlendi.
BM heyetinin, Karabağ’da yaşayan Ermeni topluluğun temsilcileriyle de bir araya geldiği, onların görüşlerini aldığı belirtildi. Bölgede yeniden bir güven ortamının inşa edilmesinin ne kadar kritik olduğunun altını çizen Dujarric, bu konuda tüm tarafların bir araya gelerek çaba sarf etmesi gerektiğini vurguladı.

MEL GİBSON’DAN SKANDAL İFTİRA
ABD’li ünlü Hollywood aktörü Mel Gibson’ın, Azerbaycan’la ilgili yaptığı açıklamalar gündem oldu. Karabağ’da yaşananlarla ilgili “soykırım” ifadesini kullanan Gibson, bu tür ifadeleriyle taraflı bir tutum sergilediği eleştirilerine neden oldu.
Mel Gibson, “Ermeni halkı bir kez daha etnik temizliğe maruz kalıyor. Pek çok Ermeni, Azerbaycan ve Türkiye’nin elinde tarif edilemez dehşetler yaşıyor” şeklindeki iddialarıyla da gündem yaratan Gibson, bu ifadeleriyle tarafsızlık ilkesini ihlal ederek, Azerbaycan ve Türkiye’yi zan altında bırakmış oldu.
Ünlü aktörün bu açıklamaları, özellikle Karabağ’daki durumu yakından takip edenler ve bölgesel uzmanlar tarafından gerçeklerle bağdaşmadığı gerekçesiyle tepkiyle karşılandı. Aktörün bu tür hassas konularda daha dikkatli ve bilinçli açıklamalarda bulunması gerektiğine dair eleştiriler de yapıldı.