DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

Esad Gitti, Suriye’de 26 Ton Altın Kaldı, Döviz Tükendi

Suriye’de yıllardır süren iç savaşın ve siyasi çalkantıların ardından, Beşar Esad rejiminin devrilmesiyle ülke ekonomi yönetimi yeniden şekillenmeye başladı. Bu kapsamda uzun bir aradan sonra Suriye Merkez Bankası da yeniden faaliyete geçti. Bankanın kasasında ortaya çıkan rakamlar ise uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.

Yayınlanma Tarihi : Google News
Esad Gitti, Suriye’de 26 Ton Altın Kaldı, Döviz Tükendi

Yetkililer tarafından yapılan açıklamalara göre, Suriye Merkez Bankası’nda 26 ton altın rezervi bulunduğu tespit edildi. Bu miktar, ülkenin ekonomik olarak zorlu yıllar geçirmesine rağmen, altın varlıklarının büyük oranda korunmuş olduğunu gösteriyor. Altın rezervinin mevcut haliyle ülke ekonomisine kısa vadede bir güvence sağlama potansiyeli taşıdığı ifade ediliyor. Ancak döviz rezervleri için aynı şeyleri söylemek mümkün değil.

Raporda, Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin yalnızca 200 milyon dolar seviyesine kadar gerilediği belirtildi. Bu rakam, Suriye’nin dış borçlarını ödemesi ve ithalatı finanse etmesi için son derece yetersiz bir seviyeye işaret ediyor. Uzmanlar, döviz rezervlerinin bu denli düşük olmasının, uzun yıllardır süren savaş, ekonomik ambargolar ve siyasi istikrarsızlığın bir sonucu olduğunu vurguluyor.

Suriye ekonomisinin yeniden inşası için altın rezervlerinin stratejik bir rol oynayabileceği, ancak döviz sıkıntısının çözümü için uluslararası yardımların ve yatırımların kaçınılmaz olduğu belirtiliyor. Ekonomistlere göre, bu süreçte finansal reformların yanı sıra ülkenin ticari altyapısının da yeniden yapılandırılması gerekiyor.

Sonuç olarak, Suriye Merkez Bankası’nın kasasında 26 ton altın gibi kayda değer bir rezerv bulunması umut verici bir gelişme olarak görülse de, 200 milyon dolarlık döviz rezervinin tükenme noktasına gelmiş olması ekonominin sürdürülebilirliği açısından büyük bir risk oluşturuyor. Bu durum, Suriye’nin yeniden ayağa kalkması için kapsamlı ekonomik politikaların ve uluslararası desteğin gerekliliğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Suriye’de 24 yıllık Beşar Esad rejiminin devrilmesinin ardından bir hafta geçti. Muhaliflerin 8 Aralık’ta başkent Şam’a girmesiyle birlikte 53 yıllık Esad hanedanlığı sona ermiş, Beşar Esad ailesiyle beraber Rusya’ya sığınarak siyasi iltica talebinde bulunmuştu. Ülkede yeni dönemin başlangıcı olarak kabul edilen bu gelişmelerin ardından, yıllardır süren iç savaşın yaralarını sarmak ve kamu kurumlarını yeniden işlevsel hale getirmek için kapsamlı bir yeniden inşa süreci başlatıldı.

Bu çalışmaların bir parçası olarak, Şam’ın merkezindeki geniş ve görkemli beyaz binada yer alan Suriye Merkez Bankası yeniden açıldı. Bankanın açılışı, hem sembolik hem de ekonomik anlamda büyük bir önem taşıyor. Suriye’de çöküş yaşayan finansal sistemin yeniden işler hale getirilmesi için atılan bu adım, halk arasında da umutla karşılandı.

Esad Gitti Suriyede 26 Ton Altin Kaldi Doviz Tukendi 2

Altın Rezervleri Korundu

Merkez Bankası yetkililerinin yaptığı açıklamaya göre, bankanın kasasında yaklaşık 26 ton altın bulunuyor. Bu miktar, 2011 yılında iç savaşın başladığı dönemdeki rezerv miktarıyla neredeyse aynı seviyede. Dünya Altın Konseyi verilerine göre Haziran 2011’de Suriye’nin resmi altın rezervi 25,8 ton olarak kaydedilmişti. Günümüz uluslararası piyasa fiyatları göz önüne alındığında, bu rezervin değeri yaklaşık 2,2 milyar dolar olarak hesaplanıyor.

Altın rezervlerinin savaş boyunca korunmuş olması dikkat çekici bir başarı olarak görülüyor. Suriye Merkez Bankası’nın ana kasası, bomba geçirmez özellikleri ve yüksek güvenlikli mekanizmaları sayesinde yağmacıların erişimine kapalı kaldı. Bankanın ana kasasına erişebilmek için üç farklı kişide bulunan üç anahtar ve bir şifre kombinasyonu gerektiği bildirildi. Yetkililer, kısa süreliğine bankanın diğer bölümlerine sızan bazı yağmacıların Suriye poundlarını çalmayı başardıklarını, ancak ana kasaya ulaşamadıklarını vurguladı. Çalınan paraların bir kısmının ise güvenlik güçleri tarafından geri alındığı ifade edildi.

Esad Gitti Suriyede 26 Ton Altin Kaldi Doviz Tukendi 3

Döviz Rezervleri Tükenme Noktasında

Buna karşılık, Merkez Bankası’nın döviz rezervleri ise iç savaş boyunca neredeyse tamamen eridi. Banka yetkilileri, şu anda döviz rezervlerinin yalnızca 200 milyon dolar civarında olduğunu açıkladı. Bu rakam, Suriye’nin iç savaş öncesindeki finansal gücüyle büyük bir tezat oluşturuyor. 2011 yılı sonunda Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre, Suriye Merkez Bankası’nın döviz rezervi 14 milyar dolar seviyesindeydi. 2010 yılında ise bu miktar 18,5 milyar dolar olarak tahmin edilmişti.

Yetkililer, Esad rejiminin savaş boyunca döviz rezervlerini büyük ölçüde gıda, yakıt ve savaş çabalarının finansmanı için kullandığını belirtiyor. 2011 yılından itibaren IMF, Dünya Bankası ve diğer uluslararası finans kuruluşlarıyla mali veri paylaşımını durduran rejim, ülkenin mali yapısını uzun süre dış dünyadan gizli tutmuştu.

Ekonomik Hasar ve Yeniden İnşa İhtiyacı

Suriye ekonomisinin savaş nedeniyle uğradığı yıkımın boyutları oldukça büyük. 2010 yılında ülkenin gayrisafi yurt içi hasılası (GSYİH) 61,39 milyar dolar olarak hesaplanırken, 2021 yılına gelindiğinde bu rakam sadece 8,98 milyar dolara kadar düştü. Bu dramatik küçülme, Suriye ekonomisinin neredeyse tamamen durma noktasına geldiğini ve halkın büyük bir ekonomik darboğaz yaşadığını gösteriyor.

Uzmanlar, savaşın Suriye’de yol açtığı altyapı yıkımı, ekonomik çöküş ve sosyal tahribatın telafisi için gereken yeniden inşa bütçesinin 400 milyar doları bulabileceğini öngörüyor. Yollar, hastaneler, okullar ve kamu binaları başta olmak üzere ülkenin büyük bölümünde yeniden inşa çalışmaları gerekecek. Yeni hükümetin uluslararası yardım kuruluşları ve müttefik ülkelerle iş birliği yaparak bu devasa bütçeyi nasıl temin edeceği merak konusu.

“2 Ton Para Kaçırıldı” İddiası

Bu arada, muhalif kaynaklar Beşar Esad’ın ülkeyi terk etmeden önce, ailesiyle birlikte önemli miktarda nakit parayı Rusya’ya kaçırdığına yönelik iddialarda bulunuyor. İddiaya göre, Esad ailesi ülkenin rezervlerinden yaklaşık 2 ton ağırlığında nakit para götürdü. Bu iddiaların doğruluğu henüz bağımsız kaynaklar tarafından teyit edilememiş olsa da, konunun yeni hükümet tarafından soruşturulduğu bildiriliyor.

Yeni Dönemin Beklentileri

Merkez Bankası’nın yeniden açılması, savaş sonrası ekonomik toparlanma sürecinde kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Yeni hükümet, ülkenin finansal yapısını güçlendirmek, enflasyonu kontrol altına almak ve halkın güvenini yeniden tesis etmek için kapsamlı reformlar yapmaya hazırlanıyor. Ayrıca, uluslararası toplumu Suriye’nin yeniden inşası için desteğe çağıran yetkililer, ülkedeki istikrarın sağlanmasının sadece Suriye için değil, bölge ülkeleri için de önemli olduğunu vurguluyor.

Suriye halkı, yıllar süren savaşın ardından yeni dönemde ekonomik refah, adalet ve barışın tesis edilmesini umut ediyor. Ancak bu sürecin ne kadar süreceği ve uluslararası desteğin ne derece sağlanabileceği, ülkenin geleceğini şekillendirecek temel faktörler arasında yer alıyor.