
Söz konusu iddiaya göre, uzun süredir çeşitli başlıklarda gerilim yaşayan ABD ve İran, kapsamı dar fakat sembolik ve stratejik açıdan önemli olabilecek bu metin üzerinden anlaşma zemini bulmaya çalışıyor. Yetkililerin verdiği bilgilere göre, görüşmelerin odağında daha geniş kapsamlı bir anlaşmanın ilk adımı olarak değerlendirilebilecek çerçeve niteliğinde bir belge bulunuyor.

Haberde ayrıca, metnin kısa tutulmasının süreci hızlandırma ve taraflar arasındaki temel anlaşmazlıkları minimum seviyede tutma amacı taşıdığına dikkat çekiliyor. Beyaz Saray’a yakın kaynaklar, müzakerelerin henüz tamamlanmadığını ancak tarafların önemli ölçüde ilerleme kaydettiğini ifade ediyor.

Bu gelişmenin, özellikle bölgesel güvenlik dengeleri ve nükleer program tartışmaları açısından yeni bir diplomatik sürecin kapısını aralayabileceği değerlendiriliyor. Tarafların resmi bir açıklama yapıp yapmayacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor.

48 Saatlik Kritik Süre: Washington–Tahran Hattında Tarihi Eşik
Axios’un ismi açıklanmayan kaynaklara ve bazı ABD’li yetkililere dayandırdığı haberine göre, Washington yönetimi İran’dan bir mutabakat zaptının imzalanabilmesi için 48 saat içinde yanıt bekliyor.

Savaşın Gölgesinde Diplomasi: Taraflar Anlaşmaya Hiç Bu Kadar Yaklaşmamıştı
Habere göre ABD, İran ile devam eden savaşı sona erdirmek ve daha kapsamlı nükleer müzakereler için bir çerçeve oluşturmak amacıyla Tahran yönetimiyle tek sayfalık bir mutabakat zaptı üzerinde anlaşmaya oldukça yaklaşmış durumda. Konuya yakın iki ABD’li yetkili, henüz kesin bir uzlaşı sağlanmadığını vurgulasa da gelinen noktanın çatışmaların başlamasından bu yana tarafların bir anlaşmaya en çok yaklaştığı aşama olduğunu ifade ediyor.
Aynı yetkililer, Başkan Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nda sıkışan gemilerin geçişine destek sağlama amacı taşıdığı belirtilen “Özgürlük Projesi” kapsamında geri adım atmasının ve İran ile sağlanan geçici ateşkesin bozulmaması yönündeki kararının, yürütülen bu diplomatik görüşmelerde kaydedilen ilerlemeyle doğrudan bağlantılı olduğunu öne sürüyor.
Hürmüz Düğümü Çözülüyor mu? Ateşkes ve Müzakere Trafiği Hızlandı
Taslak mutabakat zaptının mevcut haliyle; bölgedeki çatışmaların sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı’nın yeniden uluslararası deniz trafiğine açılması, İran’ın nükleer faaliyetlerinin sınırlandırılması ve ABD yaptırımlarının kaldırılması gibi başlıkları kapsayan daha ayrıntılı bir anlaşma için 30 günlük bir müzakere sürecinin başlatılmasını öngördüğü belirtiliyor.
Tek Sayfalık Mutabakat, Çok Katmanlı Kriz: 30 Günlük Kritik Pazarlık Başlıyor
Kaynaklar, söz konusu görüşmelerin Pakistan’ın başkenti İslamabad’da ya da İsviçre’nin Cenevre kentinde gerçekleştirilebileceğini dile getiriyor. ABD’li bir yetkili ayrıca, bu 30 günlük süreç boyunca İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki gemi geçişlerine getirdiği kısıtlamaların ve ABD’nin uyguladığı deniz ablukasının aşamalı şekilde kaldırılmasının planlandığını iddia ediyor.
Nükleer Program, Yaptırımlar ve Boğaz Krizi: Masadaki Zor Dosyalar
Öte yandan, bazı kaynaklar İran’ın nükleer programını geçici olarak durdurmasını öngören moratoryum süresinin en az 12 yıl olacağını belirtirken, bu sürenin 15 yıla kadar uzayabileceğini savunanlar da bulunuyor. ABD tarafının, İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinde herhangi bir ihlal tespit edilmesi durumunda bu moratoryumun otomatik olarak uzatılmasını içeren bir madde eklemek istediği ifade ediliyor.
Bir ABD’li yetkili, tarafların ayrıca İran’ın yer altındaki nükleer tesislerini işletmemeyi taahhüt etmesini içeren bir düzenleme üzerinde görüştüğünü aktardı. Bunun yanında Washington yönetiminin, İran’dan Birleşmiş Milletler müfettişlerinin ani denetimlerini de kapsayan daha sıkı ve gelişmiş bir denetim mekanizmasını kabul etmesini talep ettiği belirtiliyor. İran cephesinde ise Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, ABD tarafından sunulan 14 maddelik barış teklifinin değerlendirildiğini açıkladı. Ancak söz konusu değerlendirmeye ilişkin detayların henüz paylaşılmadığı bildirildi.
ABD tarafında askeri operasyonlara ilişkin açıklamalar da dikkat çekti. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran’a yönelik yürütülen askeri saldırıların geleceğine dair yaptığı değerlendirmede, “Epik Öfke Operasyonu sona erdi. Başkan’ın Kongre’ye yaptığı bildirimde de belirtildiği gibi bu operasyon tamamlandı.
Artık yeni bir aşamaya, yani Özgürlük Projesi’ne geçiyoruz” ifadelerini kullanmıştı. Ancak bu açıklamanın hemen ardından Başkan Donald Trump, “Özgürlük Projesi”nin de durdurulduğunu duyurarak sürecin tamamen farklı bir diplomatik zemine kaydığını ortaya koydu.
