
ABD Başkanı Joe Biden, Suriye’deki Baas rejiminin 61 yıl süren egemenliğinin sona erdiğini belirterek, bu tarihi gelişme hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Biden, Suriye’deki durumun, bölgedeki dengeyi etkileyen ve küresel güç ilişkilerini yeniden şekillendiren bir dönüm noktası olduğuna dikkat çekti. Ayrıca, ABD’nin bu süreçte Suriye ile temas kurmaya devam edeceğini ve gelişmeleri yakından takip edeceğini vurguladı.

Biden, Suriye’deki Baas rejiminin çöküşünün, bölgesel istikrar ve güvenlik açısından yeni bir dönemin başlangıcı olabileceğini ifade etti. ABD’nin, bölgedeki müttefikleriyle işbirliği içinde, Suriye’nin geleceğiyle ilgili önemli adımlar atmayı sürdüreceğini belirtti. Bu çerçevede, ABD’nin, Suriye’deki insani krizin çözülmesine ve yerinden edilmiş milyonlarca kişinin geri dönmesine yönelik çabalarını artıracağı sinyalini verdi.

Başkan Biden, ayrıca, Suriye’deki gelişmelerin sadece bölgesel bir mesele olmanın ötesine geçtiğini, küresel çapta da büyük yansımaları olacağını söyledi. Bu bağlamda, ABD’nin uluslararası ortaklarıyla koordinasyon halinde çalışmaya devam edeceğini ve Suriye’nin yeniden inşası sürecinde de aktif rol almayı hedefleyeceğini belirtti. Biden, ABD’nin bölgedeki istikrarsızlıkla mücadele etme kararlılığını yineledi ve Suriye halkına olan desteğini ifade etti.

Biden’ın açıklamaları, Suriye’deki Baas rejiminin sona ermesiyle birlikte ABD’nin izlediği dış politika stratejisinin nasıl şekilleneceğini ve bu süreçte neler yapılacağını ortaya koyan önemli bir mesaj niteliği taşıyor.
Suriye’de Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) öncülüğündeki rejim karşıtı silahlı gruplar, başkent Şam’ı ele geçirerek Esad yönetiminin sona ermesine yol açtı. Bu tarihi gelişme, Suriye iç savaşının sonlarına yaklaşıldığına işaret ederken, Beşar Esad hükümetinin resmen düşmesiyle yeni bir dönemin başlangıcını işaret etti.
ABD Başkanı Joe Biden, Esad rejiminin çökmesinin ardından yaptığı açıklamada, Suriye’deki siyasi sürecin yeniden şekilleneceğini ve Birleşmiş Milletler (BM) tarafından başlatılan süreç doğrultusunda, bağımsız ve egemen bir Suriye’nin inşa edilmesi için çalışmalar yürütüleceğini vurguladı. Biden, bu sürecin temel hedefinin Esad rejiminin geride bırakılması ve tüm Suriyelilere hizmet edecek, temsilci bir hükümetin kurulması olduğunun altını çizdi.
Biden, Esad rejiminin düşüşünün ardında yatan insan hakları ihlallerine de değinerek, “Bu rejim, on binlerce masum Suriyeliye zulmetti, işkence yaptı ve binlerce kişinin ölümüne yol açtı” dedi. ABD’nin, Suriye’nin doğusunda her türlü tehdit karşısında personelini koruyacak güvenlik önlemlerini destekleyeceğini belirten Biden, aynı zamanda IŞİD’e karşı mücadeleyi de sürdürmeye devam edeceklerini ifade etti. ABD’nin bölgede, Esad sonrası dönemde güvenliği sağlamak adına aktif bir rol üstleneceğini vurguladı.
Biden, Esad’ın hükümetinin çöküşünde, rejimin en önemli destekçileri olan İran, Hizbullah ve Rusya’nın etkisinin zayıfladığını da belirtti. Bu üç ülkenin, ABD Başkanı’nın göreve gelmesinden bu yana önemli derecede güç kaybı yaşadığını söyleyen Biden, bu durumun Esad rejiminin çöküşüne giden yolda büyük rol oynadığını ifade etti.
Suriye’deki yeni dönemde, Esad rejimi yerine, daha demokratik ve halkın taleplerine uygun bir yönetimin kurulması için tüm Suriyeli gruplarla temas halinde olacaklarını belirten Biden, Birleşmiş Milletler’in yönlendirdiği bir geçiş süreciyle, Suriye’nin bağımsızlığını ve egemenliğini güvence altına alacak yeni bir anayasa ve hükümetin oluşturulması gerektiğini söyledi. ABD, başta komşu ülkeler Ürdün, Lübnan, Irak ve İsrail olmak üzere, bölgedeki diğer ülkeleri de Suriye’den gelebilecek tehditlere karşı işbirliği yapmaya davet etti. Bu yeni siyasi süreç, Suriye halkı için daha özgür ve barışçıl bir gelecek umudu taşırken, uluslararası toplumun da dikkatle takip ettiği bir dönüm noktası oldu.
