
Söz konusu düzenleme, iki il arasındaki idari sınırın güncellenmesini içeriyor. Yapılan değişiklikle birlikte Muş ve Bitlis’in sınır çizgisi yeniden belirlenerek resmi kayıtlara işlendi. Bu karar, Cumhurbaşkanlığı onayıyla yürürlüğe girdiği için hukuki açıdan bağlayıcılık kazandı ve Türkiye’nin idari haritasında güncellenmiş haliyle yerini aldı.

Yetkili makamlar tarafından alınan bu tür sınır düzenlemeleri, zaman zaman coğrafi, idari veya teknik ihtiyaçlar doğrultusunda gerçekleştirilebiliyor. Son karar da bu kapsamda değerlendirilirken, ilgili bölgelerdeki sınır tanımlarının netleştirilmesi amaçlandı. Böylece Muş ve Bitlis arasındaki idari sınır, yeni belirlenen çizgilerle resmileştirilmiş oldu ve Türkiye’nin idari yapısında güncellenmiş haliyle uygulanmaya başlandı.

12 Haziran 2026 tarihli ve 11426 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Bitlis ve Muş illeri arasındaki idari sınır hattına ilişkin önemli bir düzenleme yürürlüğe konuldu. Karar, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 2’nci maddesi dayanak gösterilerek alındı.
Söz konusu düzenleme kapsamında, Bitlis’in Güroymak ilçesine bağlı Günkırı Belediyesi ile Muş’un Hasköy ilçesine bağlı Büvetli Köyü arasındaki il sınırının yeniden ve daha net biçimde tespit edilmesi kararlaştırıldı. Kararın ekinde yer alan ayrıntılı kroki ve koordinat bilgileri doğrultusunda sınır çizgisi güncellenerek kesinleştirildi.
Yeni sınır hattının belirlenmesinde doğal ve topoğrafik noktalar esas alındı. Buna göre hat, Karasu Nehri başlangıç noktası kabul edilerek; Ayzut Burnu, Kilise Tepesi, Küçükhopikan Tepesi, Gevot Tepesi ve Püşürük Tepesi gibi belirgin arazi noktaları üzerinden geçirilerek tanımlandı. Bu şekilde sınırın hem coğrafi olarak daha anlaşılır hem de uygulamada daha net hale getirilmesi amaçlandı.
Yapılan bu düzenlemeyle birlikte, Muş ile Bitlis arasında söz konusu bölgeye ilişkin uzun süredir tartışma veya belirsizlik konusu olabilen idari sınır hattı resmî olarak netleştirilmiş oldu. Böylece hem idari hem de yerel yönetim açısından sınırın hangi noktadan geçtiğine dair tereddütlerin giderildiği ifade edildi.
Kararda ayrıca, sınır değişikliği veya tespitine rağmen tarafların birbirlerinin sınırları içinde kalan genel ve özel nitelikteki haklarının korunmaya devam edeceği özellikle vurgulandı. Bu hükümle, mevcut hak sahipliklerinin ve hukuki durumların düzenlemeden olumsuz etkilenmemesi amaçlandı.
