
TZOB, tarımsal üretimin temelini oluşturan verimli toprakların azalmasının gıda güvenliği açısından ciddi riskler doğurduğunu belirtti. Açıklamada, bu kaybın en önemli nedenleri arasında hızlı nüfus artışı, kontrolsüz ve plansız kentleşme ile sanayileşmenin giderek genişleyen alan ihtiyacı gösterildi. Şehirlerin büyümesiyle birlikte tarım arazilerinin yerleşim ve sanayi bölgelerine dönüştüğü, bunun da üretim kapasitesini doğrudan etkilediği ifade edildi.

Birlik, özellikle korunması gereken birinci sınıf tarım arazilerinin amaç dışı kullanımının uzun vadede ülkenin tarımsal üretim gücünü zayıflattığını dile getirdi. Bu durumun sadece bugünü değil, gelecekteki gıda arzını da tehdit ettiğine dikkat çekildi.

Açıklamada ayrıca, tarım alanlarının korunması için daha sıkı planlama politikalarının uygulanması gerektiği, mevcut arazilerin sürdürülebilir şekilde kullanılması ve tarım dışı faaliyetlerin kontrollü biçimde yönlendirilmesinin kritik öneme sahip olduğu vurgulandı.

TZOB’un uyarısı, tarım topraklarının korunmasının yalnızca çiftçiler için değil, tüm toplumun gıda güvenliği ve ekonomik istikrarı açısından stratejik bir konu olduğunu bir kez daha gündeme taşıdı.

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye’de tarım arazilerinin son 30 yıllık süreçte ciddi bir gerileme yaşadığını belirterek, yaklaşık 3 milyon hektarlık bir kayıp meydana geldiğine dikkat çekti.

Bu verilere göre ülkenin tarım alanları 27 milyon hektardan 24 milyon hektar seviyesine kadar düşmüş durumda. Bayraktar, bu azalmanın özellikle uzun vadede gıda güvenliği açısından önemli riskler oluşturabileceği uyarısında bulundu.

Plansız Büyümenin Tarım Arazilerine Etkisi
Yapılan açıklamalarda, hızlı ve kontrolsüz kentleşme süreci, sanayi bölgelerinin genişlemesi ve altyapı projelerinin artmasıyla birlikte verimli tarım topraklarının giderek daha fazla baskı altında kaldığı ifade edildi.

Bu durumun, özellikle üretim açısından kritik öneme sahip arazilerin kullanım dışı kalmasına ya da amaç dışı değerlendirilmesine yol açtığı vurgulandı. Ayrıca toprakların bir bölümünde erozyon, yanlış tarım uygulamaları ve bilinçsiz kullanım nedeniyle verimlilik kaybı yaşandığı da belirtildi.

Koruyucu Tarım Uygulamalarının Önemi
Bayraktar, sürdürülebilir tarımsal üretimin sağlanabilmesi için toprağın doğal yapısını koruyan yöntemlerin yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda, toprağın gereksiz ve yoğun şekilde sürülmesinin azaltılması gerektiği, bunun yerine organik madde içeriğini artıran koruyucu tarım tekniklerinin teşvik edilmesinin önemli olduğu dile getirildi. Ayrıca suyun daha verimli kullanılabilmesi için damlama ve yağmurlama gibi modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiği de vurgulanan konular arasında yer aldı.
Su Yönetimi ve Arazi Kullanımına Yönelik Uyarılar
Açıklamada, su kaynaklarının daha dikkatli ve verimli şekilde yönetilmesinin kritik bir gereklilik olduğu belirtilirken, toprakta tuzlanma riskinin önlenmesi için de gerekli önlemlerin alınması gerektiği ifade edildi. Bunun yanı sıra, tarım arazilerinin parçalanmasına neden olan küçük ölçekli ve plansız kullanım biçimlerinin daha sıkı bir şekilde denetlenmesi gerektiği vurgulandı.
Verimli Tarım Arazilerinin Korunması Çağrısı
TZOB, tarımsal geleceğin güvence altına alınabilmesi için planlama süreçlerinde önceliğin düşük verimli alanlara verilmesi gerektiğini belirtti. Özellikle birinci sınıf sulanabilir tarım arazilerinin, meyve bahçelerinin ve zeytinliklerin korunmasının gelecek nesiller açısından hayati önem taşıdığı ifade edildi.

DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN