
Özdağ, cezaevi çıkışında basın mensuplarına yaptığı açıklamada, özgürlüğüne kavuştuğu an yaşadığı duyguları şu sözlerle aktardı:“148 gündür haksız yere özgürlüğümden mahrum bırakıldım. Bugün itibarıyla dışarı çıkmanın ve milletimizle yeniden buluşmanın sevincini yaşıyorum. Cezaevi kapısından çıkar çıkmaz yapmak istediğim ilk şey, hemen yanı başımızdaki camide Rabbime bir şükür namazı kılmaktı. Ancak ne yazık ki jandarma ekipleri buna izin vermedi.”
Ümit Özdağ’ın bu açıklamaları, sosyal medyada kısa sürede geniş yankı uyandırdı. Siyasi çevrelerden ve destekçilerinden de konuya dair çeşitli tepkiler gelirken, Özdağ’ın şükür namazına engel olunmasına dair yaşadığı bu olay, tahliyesi kadar konuşulmaya başlandı. Zafer Partisi lideri ayrıca ilerleyen günlerde hem yaşadıklarını kamuoyuyla paylaşacağını hem de siyasi çalışmalarına kaldığı yerden devam edeceğini ifade etti.
İstanbul’un Silivri ilçesinde yer alan Marmara Cezaevi’nde yaklaşık beş aydır tutuklu bulunan Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ hakkında yürütülen davada mahkeme kararını açıkladı. Özdağ, “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek” suçlamasıyla yargılandığı davada 2 yıl 4 ay 3 gün hapis cezasına çarptırıldı. Ancak mahkeme, Özdağ’ın cezaevinde geçirdiği süreyi göz önünde bulundurarak, adli kontrol şartı olmaksızın tahliyesine karar verdi.

Özdağ’dan Tahliye Sonrası İlk Açıklama
Cezaevi çıkışında kendisini karşılayan kalabalığa seslenen Ümit Özdağ, teşekkürlerini dile getirerek açıklamalarda bulundu. Zafer Partililerin beş ay boyunca cezaevi önünde kurdukları otağda 24 saat nöbet tutarak kendisine destek verdiklerini vurgulayan Özdağ, “Bu sadece bir zafer nöbeti değil, aynı zamanda demokrasi ve hukuk devleti nöbetiydi,” ifadelerini kullandı.

Delilsiz Suçlama, Haksız Ceza
Özdağ, Kayseri’de Suriyelilere yönelik toplumsal tepkiler üzerinden kendisine yöneltilen suçlamalara tepki gösterdi. Dosyada adının geçtiği iddia edilen belgenin Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü tarafından savcılığa gönderildiğini ve bu belgede aslında kendi adının yer almadığını söyleyen Özdağ, “Üzerime atılan suçlamanın hiçbir somut delili yok. Savcılık, belgeyi çarpıtarak ismimi oraya koymuş gibi gösterdi. Mahkemede bu beyan iki kez tekrar edilmesine rağmen ceza verildi,” dedi. Ancak yargı sürecinin bitmediğini belirten Özdağ, istinaf ve Yargıtay sürecine dikkat çekerek beraat edeceğine inandığını ifade etti.
Beş Ay Tek Kişilik Hücrede Tutuldum
Konuşmasının devamında cezaevi koşullarına da değinen Özdağ, yaklaşık 5 ay boyunca tek kişilik bir hücrede tutulduğunu ve bu sürecin hiçbir delile dayanmayan bir suçlama nedeniyle yaşandığını söyledi. “Beş ay boyunca hiçbir hukuki dayanağı olmayan bir şekilde tek başıma hücrede kaldım. Fiziksel güce başvurularak özgürlüğüm elimden alındı. Ne anayasal haklarımız ne de yasal güvencelerimiz mevcut,” diyerek yargı sistemine yönelik eleştirilerini dile getirdi.
Eşit Yurttaşlık Temelinde Bir Türkiye Gerekiyor
Türkiye’de hukuk sisteminin muhalefet üzerinde bir baskı aracı olarak kullanıldığını belirten Özdağ, “Ülkede farklı hukuk uygulamaları var. Herkesin eşit yurttaş olduğu, adaletin tarafsız ve bağımsız işlediği bir Türkiye’yi hep birlikte kurmalıyız,” dedi. Açıklamasının sonunda kendisini destekleyenlere teşekkür eden Özdağ, Zafer Partisi adına Türk halkına sevgi ve saygılarını iletti.
Şükür Namazı Kılmama İzin Verilmedi
Cezaevinden çıkış sonrası ilk olarak bir camide şükür namazı kılmak istediğini ancak güvenlik gerekçesiyle jandarma tarafından bu isteğin kabul edilmediğini belirten Özdağ, “Camide kalabalık olurmuş, bu yüzden izin verilmedi. Neden engellendiğini anlamış değilim,” şeklinde konuştu. Cezaevi önündeki otağa uğradıktan sonra Ankara’ya geçeceğini söyleyen Özdağ, siyasi çalışmalarına hız kesmeden devam edeceğini ifade etti.
