
ABD yargısı, gençlerin sosyal medya bağımlılığına ilişkin davalarla yüzleşmek zorunda olduğuna hükmederek, sosyal medya şirketlerinin bu tür davalardan kaçamayacağını belirtti. Karar, anksiyete, depresyon ve intihar gibi olumsuz sağlık etkileri yaşadığı iddia edilen bireyler adına açılan yüzlerce dava ile ilgili.
Davalar, sosyal medya kullanımının fiziksel, zihinsel ve duygusal sağlık üzerindeki zararlarını gündeme getiriyor ve şirketlerden tazminat talep ediyor. Ayrıca, iddia edilen yanlış uygulamaların durdurulması da isteniyor.
Davacıların avukatları Lexi Hazam, Previn Warren ve Chris Seeger, bu kararı sosyal medyanın tehlikelerinden zarar gören aileler için önemli bir zafer olarak nitelendirdi.
Bu süreçte, 140’tan fazla okul bölgesi ve 42 eyalet artı Columbia Bölgesi, Meta’ya gençlerin sosyal medya bağımlılığı nedeniyle dava açtı. Alphabet ve TikTok sözcüleri ise iddiaları reddederek, çocukları koruma politikalarının güçlü olduğunu belirttiler.
52 sayfalık kararında Yargıç Rogers, şirketlerin ABD Anayasası’nın Birinci Değişikliği ve İletişim Ahlak Yasası uyarınca dava edilmekten muaf olmadıklarını belirtti. Şirketler, bu yasaların kendilerine kullanıcı içeriği için sorumluluktan muafiyet sağladığını iddia etmişlerdi.

Rogers, davacıların iddialarının sadece üçüncü taraf içeriğine odaklanmadığını, şirketlerin ebeveyn denetimleri, ekran süresi sınırlaması ve hesapları devre dışı bırakma konusunda yetersiz kaldığını belirtti. Yargıç, şirketlerin kullanıcılarına karşı ürün üreticisi olarak yükümlülükleri olduğunu ve güvenli ürünler tasarlamaları gerektiğini vurguladı.
Ancak, yargıç şirketlerin kullanıcıları platformların üçüncü taraf kullanıcılarının zararlarından koruma yükümlülüğü olmadığını belirterek, bazı iddiaları reddetti ve davayı daralttı. Bu karar, sosyal medya şirketlerinin yasal sorumluluklarını yeniden değerlendirmelerini gerektirecek önemli bir adım olarak görülüyor.