
Öte yandan Yıldız, bazı partilerin heyete milletvekili vermek konusunda tereddüt yaşayabileceğine dikkat çekerek, bu durumda olan siyasi partileri şeffaf olmaya ve kararlarını kamuoyuna açık şekilde duyurmaya davet etti. Bu açıklama, Türkiye siyasetinde İmralı ile ilgili sürecin ilerleyişi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Komisyonun, PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşmek amacıyla İmralı Adası’na gidip gitmemesi yönündeki tartışmalar sürerken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli geçtiğimiz günlerde partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada dikkat çekici bir çıkışta bulunmuştu. Bahçeli, “Gerekirse İmralı’ya ben giderim. Yanıma üç arkadaşımı alır, tereddüt etmeden yola çıkarım” sözleriyle, tartışmanın seyrini değiştiren bir açıklama yapmıştı.

MHP’li Feti Yıldız’dan Gündeme Yeni Açıklama
Gözler 21 Kasım Cuma gününe çevrilmişken, MHP cephesinden konuyla ilgili yeni ve kritik bir değerlendirme geldi. MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Hukuk–Seçim İşlerinden Sorumlu isim Feti Yıldız, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, İmralı ziyaretine ilişkin yol haritasını ayrıntılarıyla aktardı.
Yıldız, yaptığı açıklamada, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 21 Kasım Cuma günü İmralı Adası’na ziyaret kararı alacağını, birkaç gün içerisinde de Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerden birer milletvekilinin yer alacağı bir heyetin adaya giderek PKK’nın kurucusunun beyanlarını kayıt altına alacağını söyledi.
Yüzyılın en Cesur Kurucu Siyaset Hamlesi
Yıldız, paylaşımında Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’teki grup konuşmasıyla başlayan süreci, Türk siyaset tarihinde çok önemli bir kırılma olarak tanımladı. Açıklamasında şu görüşlere yer verdi: Terör tehdidinin modern devlet yapıları için egemenlik, güvenlik ve toplumsal huzur bakımından çok katmanlı bir sorun haline geldiğini, Soğuk Savaş’ın ardından uluslararası sistemde ortaya çıkan dağınık yapıların, devlet dışı silahlı aktörlerin zemin kazanmasına yol açtığını, Günümüzde terörizmin klasik örgüt yapılanmasından uzaklaşıp, dijital ağlar üzerinden sürdürülen hibrit modele dönüştüğünü, Bu yeni modelin sadece silahlı eylemleri değil, finans, bilişim ve sosyal medya üzerinden yürütülen psikolojik operasyonları da içerdiğini ifade etti.
Türkiye’nin yaklaşık yarım asırdır yüksek maliyetler doğuran terör sorunuyla mücadelesinde tarihi bir eşikte olduğuna vurgu yapan Yıldız, devlet aklının uzun vadeli güvenlik stratejisini titizlikle yürüttüğünü belirtti. Yıldız, “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdıkları sürecin bir yıl önce başladığını ve benzer ülkelerde 6-7 yılda alınan mesafenin Türkiye’de kısa sürede kaydedildiğini söyledi.
Bu sürecin temel noktasının, PKK’nın hiçbir şart ileri sürmeden kendini feshetmesi ve silahlı unsurların tamamen teslim olması olduğunu belirten Yıldız, temel hak ve özgürlüklerin hiçbir şekilde pazarlık konusu yapılamayacağının altını çizdi.
Komisyon kararının ardından İmralı’ya gidecek heyetin tüm siyasi partilerden birer milletvekili ile oluşturulacağını, heyete temsilci vermek istemeyen bir partinin bunu kamuoyu ile açıkça paylaşması gerektiğini ifade etti.
Bahçeli’nin Önceki Açıklamaları
Devlet Bahçeli ise bir gün önceki grup toplantısında komisyonun İmralı ziyaretine ilişkin çağrısını tekrarlamış ve şu dikkat çekici sözleri söylemişti: İmralı’ya gidilmesi tartışmalarında artık oyalamaya gerek olmadığını, Terörsüz bir Türkiye hedefinin hayata geçmesi isteniyorsa sürecin muhataplarından biriyle doğrudan iletişim kurulmasının şart olduğunu, Eğer Meclis’teki komisyon bu konuda adım atmaktan kaçınırsa, gerekirse kendi imkânlarıyla üç arkadaşıyla birlikte İmralı’ya gitmekten çekinmeyeceğini, PKK’nın tasfiyesinin ardından tüm silahların ya teslim edilmesinin ya da imha edilmesinin kaçınılmaz olduğunu dile getirmişti. Bahçeli, sözlerinde ayrıca karanlıkta iş çevirmeyeceğini, ne söyleyecekse muhatabının gözlerinin içine bakarak söyleyeceğini ifade etmişti.
