
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin terörle mücadelesine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Yaptığı değerlendirmede, ülkenin terör belasından tamamen kurtulma yolunda kritik bir aşamaya ulaştığını vurguladı. Erdoğan, “Terörsüz bir Türkiye hedefine doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Önümüzdeki günlerde bu konuda kamuoyunu memnun edecek olumlu gelişmelere hep birlikte şahit olacağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin yıllardır süregelen terörle mücadele sürecinde kararlılıkla yürütülen operasyonların sonuçlarının alınmaya başlandığını belirtti. Bölgesel ve uluslararası boyuttaki iş birliklerinin de bu süreci hızlandırdığını kaydeden Erdoğan, devletin tüm kurumlarıyla sahada ve masada aktif bir şekilde çalıştığını söyledi.

Ayrıca Erdoğan, terör örgütlerine karşı yürütülen mücadelenin yalnızca askeri operasyonlarla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda siyasi, diplomatik ve sosyal boyutlarıyla da sürdürüldüğünü belirterek, “Milletimizin huzurunu bozmaya çalışan hiçbir yapılanmaya göz açtırmayacağız. Türkiye artık terörden beslenen karanlık odaklara fırsat vermeyecek” dedi.

Şehitlerin Emaneti: Terörsüz Türkiye Hedefine Kararlılıkla
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin önümüzdeki süreçte terörsüz bir geleceğe adım atacağına dair umut verici sinyaller verdi ve toplumun tüm kesimlerine birlik ve dayanışma çağrısında bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Grup Toplantısındaki Konuşmasından Öne Çıkan Başlıklar
Saygıdeğer misafirler, kıymetli dava ve yol arkadaşlarım, hepinizi en içten selamlarımla selamlıyorum. Özellikle son günlerde haksız ve mesnetsiz eleştirilerin hedefi haline gelen AK Parti gençliğine ve bugün buraya coşkusunu taşıyan genç kardeşlerime ayrı bir selam göndermek istiyorum. Gençlerimizin azmi, kararlılığı ve vatan sevgisiyle dolu yürekleri için kendilerini yürekten kutluyorum.

12 Kahraman Mehmetçik Şehit Oldu: Vatan Size Minnettar
Bugünkü grup toplantımızı, milletçe derin bir hüzün içinde gerçekleştiriyoruz. Geçtiğimiz günlerde yürütülen arama-tarama faaliyetleri sırasında yoğun metan gazına maruz kalan kahraman Mehmetçiklerimizden 12’si ne yazık ki şehitlik mertebesine ulaştı. Hayatını kaybeden tüm şehitlerimize Allah’tan sonsuz rahmet diliyorum. Kuran-ı Kerim’in buyurduğu gibi, onlar aslında ölü değildir; Allah katında diri kılınmış, nimetlerle rızıklandırılmışlardır. Aziz şehitlerimiz, peygamberlik makamından sonra en yüce mertebeye erişmişlerdir. Vatan topraklarını bizlere emanet eden bu kahramanları minnetle, şükranla ve rahmetle anıyorum. Tedavileri devam eden yaralı askerlerimize de acil şifalar diliyor, hepsinin gözlerinden öpüyorum. Unutmayalım ki üzerinde yaşadığımız bu topraklar, şehitlerimizin bizlere bıraktığı kutsal bir emanettir.
Terörle mücadeledeki hedefimiz açıktır: Önce terörsüz bir Türkiye, ardından ise terör belasından tamamen arındırılmış bir bölge. Bu kutsal mücadeleyi başarıyla sonuçlandırarak, şehitlerimizin aziz ruhlarını şad edeceğiz ve bu fedakarlıkların boşa gitmediğini dost düşman herkese göstereceğiz. Türkiye’yi yarım asrı aşkın süredir meşgul eden bu musibetten kurtararak, terörün ördüğü duvarları yıktığımızda ülkemizin ve bölgemizin kaderi kökten değişecek.
Külliye’de Kritik Görüşme: Terörsüz Geleceğe Bir Adım Daha
Geçtiğimiz günlerde Sayın Pervin Buldan ve Mithat Sancar’ı Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde ağırladık. Oldukça yapıcı ve samimi bir görüşme gerçekleştirdik. Önümüzdeki süreçte, bu görüşmenin sonuçlarının olumlu gelişmelere kapı aralayacağına inanıyoruz.
Terörsüz Türkiye hedefine ulaşma yolunda, karanlık odakların ve kirli mahfillerin bu süreci sabote etmesine asla fırsat vermeden, bu süreci başarıyla sonuçlandırmak istiyoruz. İnşallah milletimize beklediği tarihi müjdeyi çok yakında vereceğiz.
Ayağımıza vurulan kanlı prangayı söküp atıyor, bu milleti esaretten tamamen kurtarıyoruz. İttifak ortaklarımızla birlikte ilk günden beri sergilediğimiz dayanışma ruhunu, aynı kararlılıkla bundan sonra da sürdüreceğiz. Birlik ve beraberlik içinde yolumuza devam edeceğiz.
Son grup toplantımızdan bu yana ülkemizin gündemini meşgul eden iki önemli konuyu da burada dile getirmek istiyorum. Bu yıl içerisinde toplamda 3.282 yangın meydana geldi. Bunlardan 1.387’si ormanlık alanlarda, 1.895’i ise orman dışı bölgelerde çıktı.
Özellikle son 13 gün içerisinde çıkan yangınlar toplam yangınların dörtte birini oluşturdu ve şehirlerimizi ciddi şekilde etkiledi. Bu süreçte 20 büyük yangına karşı devletimizin tüm imkânları seferber edilerek yoğun bir mücadele yürütüldü.
Çevre hassasiyetimizi her zaman ön planda tuttuk. 2021 yılında Paris İklim Anlaşması’nı imzaladık. Ardından bu sürecin devamı niteliğindeki İklim Kanunu’nu kabul ederek Resmî Gazete’de yayımladık ve yürürlüğe soktuk. İlgili Başkanlığımızın görev ve sorumluluklarını açık bir şekilde tanımladık.
Ne yazık ki bazı çevreler, bu kanun üzerinden “tarım yasaklanacak”, “çiftçiler topraklarına el konulacak” gibi gerçekle ilgisi olmayan safsatalar üretiyor. Bu söylemler, bilgisizlikten ve kötü niyetten başka bir şey değildir.
İklim Kanunu, tamamen yerli ve milli bir anlayışla hazırlanmıştır. Hiçbir güç, tarım alanlarımızı veya ülkemizin bir karış toprağını elimizden almaya muktedir değildir. Böyle bir ihtimal söz konusu dahi olamaz.
Muhalefetin tutumu da ayrı bir mesele… CHP’nin ülkemizdeki demokratik kazanımlara karşı gösterdiği hazımsızlık, 14 Mayıs 1950’ye, yani millet iradesinin ilk kez sandıkta galip geldiği güne kadar uzanır.
Bugün demokrasi, hukuk ve özgürlük söylemlerini ağızlarından düşürmeyenlerin gerçekte anladığı tek şey; iç ve dış mihrakların desteğiyle iktidarı gasp etmeye çalışmaktır. Biz AK Parti olarak, 2002 Kasım seçimlerinden bugüne kadar tam 18 kez CHP ile sandıkta karşı karşıya geldik.
Her seferinde milletimizin desteğiyle galip çıktık. Bu mücadelede neyin ne olduğunu çok iyi biliyoruz. İttifak çatısı altında yürütülen seçim mücadelelerinde de sonuç değişmedi; Cumhur İttifakı, CHP’yi tekrar tekrar mağlup etti.
6’lı Masa adı altında tüm muhalefeti tek çatı altında topladılar, yine de başarılı olamadılar. Sayın Kılıçdaroğlu’nu değil sadece onu değil, çevresindeki kim varsa birlikte sandıkta mağlup ettik. Sadece Kılıçdaroğlu değil, seçim kazanma ümidiyle etrafına toplanan siyasi figürlerin tümü halkımızın iradesiyle hezimete uğradı.
