DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

Hindistan İsrail’le Nasıl ‘Kardeş’ Oldu

74 yıl önce İsrail’in BM üyeliğine ret oyu veren 12 ülkeden biri olan Hindistan’ın politikası nasıl değişti? Hindistan’ın Filistin politikasında 4 dönem var:Filistin’e sahip çıkma. İsrail’le diplomatik ilişkilerin kurulması ama yine de Filistin’in yanında yer alma. İsrail ile yakınlaşıp ilişkileri derinleştirme, Filistin ile diplomasi. Bugünkü İsrail’e tam destek, stratejik ortaklık, Filistin’e uzak durma..

Yayınlanma Tarihi : Google News
Hindistan İsrail’le Nasıl ‘Kardeş’ Oldu

11 Mayıs 1949’da İsrail’in BM’ye üye olma sürecinde Hindistan, İsrail’in üyeliğine ret oyu verdi. Bu oylama, Hindistan’ın o dönemdeki İsrail politikasını yansıtıyordu. Hindistan’ın ilk başbakanı Jawaharlal Nehru ve bağımsızlık lideri Mahatma Gandhi, İsrail devletinin kuruluşuna karşı çıkmışlardı.

Hindistan’ın Filistin Politikasındaki Dört Aşama

Filistin’e Destek: Hindistan, 1974’te Filistin Kurtuluş Örgütü’nü (FKÖ) Filistin’in tek ve meşru temsilcisi olarak tanıyan ilk Arap olmayan devlet oldu ve Filistin devletini resmen tanıdı.

İsrail ile Diplomatik İlişkilerin Başlangıcı: Hindistan 1950’de İsrail’i resmen tanıdı ve 1953’te Mumbai’de bir İsrail konsolosluğu açılmasına izin verdi. Soğuk Savaş döneminde bu ilişkiler sınırlı kaldı, ancak 1992’de tam diplomatik ilişkiler tesis edildi.

İsrail ile Yakınlaşma: 1999 Kargil Savaşı’nda İsrail’in Hindistan’a askeri destek sağlaması, iki ülke arasındaki ilişkilerin derinleşmesine yol açtı.

Stratejik Ortaklık ve Modi Dönemi: Narendra Modi’nin 2014’te başbakan olmasıyla Hindistan-İsrail ilişkileri daha da güçlendi. 2017’de Modi’nin İsrail ziyareti ve Netanyahu’nun Hindistan ziyareti, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın simgesi haline geldi.

Modi’nin İsrail Politikası ve Aksa Tufanı Operasyonu

Modi, 2023’te İsrail’in “Aksa Tufanı” operasyonu sırasında İsrail’e destek verdi ve terörizme karşı güçlü bir tavır aldığını belirtti. Bu duruş, Hindistan’ın geleneksel Filistin politikasından önemli bir sapma olarak görüldü ve Hindistan’ın İsrail’e yönelik desteğinin güçlendiğini gösterdi.

74 yıllık süreçte Hindistan’ın Filistin politikası önemli ölçüde değişti. Başlangıçta Filistin’e güçlü destek veren Hindistan, zaman içinde İsrail ile yakınlaştı ve stratejik bir ortaklık kurdu.

Hindistan Hükümetinin İsrail Politikası ve Halkın Tepkisi

Başbakan Narendra Modi liderliğindeki Hindistan hükümeti, İsrail politikasında belirgin bir değişim sergiliyor. Modi’nin İsrail’in Gazze saldırıları sırasında hızlı bir şekilde İsrail’e destek beyan etmesi ve Dışişleri Bakanı S. Jaishankar’ın bu destek mesajlarını yinelemesi, Hindistan’ın İsrail politikasının net bir yansıması olarak görülüyor.

Ancak Hindistan halkının bu politikaya bakışı farklılık gösteriyor. Hindistan’ın büyük Müslüman nüfusu ve diğer toplumsal kesimler, hükümetin resmi politikasından farklı düşüncelere sahip olabilir. Ülkede, entelektüel, düşünür, bürokrat, diplomat ve medya çevrelerinde Filistin yanlısı bir damarın güçlü olduğu gözlemleniyor.

Hindistan’ın Filistin Politikasındaki Dönüşüm

Hindistan’ın Filistin politikasındaki değişimin nedenleri karmaşık ve çok boyutludur:

Küresel Konjonktür ve ABD’nin Rolü: Soğuk Savaş’ın sona ermesi ve ABD’nin Hindistan’a yönelik stratejik yaklaşımı, Hindistan’ın İsrail’e yönelmesinde önemli bir rol oynadı.

İdeolojik ve Dini Uyumluluk: Hindistan ve İsrail, radikal İslam ve Pakistan’ı ortak bir tehdit olarak gördü. Bu ortak düşman algısı, iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirdi.

Filistin Direnişindeki Değişim: FKÖ’nün İsrail ile diyalog içine girmesi ve Hamas’ın ön plana çıkması, küresel radikal solun Filistin meselesine olan ilgisini azalttı. Hindistan da bu değişimden etkilendi.

ABD ile Yakınlaşma ve İsrail Faktörü: ABD’nin Hindistan’ı İsrail’e yönlendirmesi, savunma, güvenlik, ticaret gibi alanlardaki iş birliklerini derinleştirdi.

Hindistan Orta Doğu Avrupa Ekonomik Koridoru: ABD’nin desteğiyle geliştirilen bu proje, Hindistan ve İsrail arasındaki ilişkilerin daha da genişlemesine yol açtı.

Hindistan Halkının Tepkisi

Hindistan halkının büyük bir kısmı, özellikle Müslüman topluluk, hükümetin İsrail politikasına kritik bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Filistin meselesi, Hindistan’da tarihsel olarak duyarlılık uyandıran bir konu olmuş ve halkın bir kesimi Filistin yanlısı duruşunu korumuştur.

Modi’nin politikası, Hindutva ideolojisini takip eden ve Hindistan’ın dini çoğulculuğunu ve tarihsel Filistin politikasını geride bırakma eğiliminde olan bir kesim tarafından destekleniyor. Ancak, bu durum, Hindistan’ın çeşitliliğini ve çeşitli toplumsal grupların farklı dünya görüşlerini yansıtan bir politik manzarada, önemli tartışmaları ve gerilimleri beraberinde getiriyor.

Hindistan’ın İsrail politikasındaki bu değişim, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde Hindistan’ın dış politikasında ve toplumsal yapısında önemli bir evrimi işaret ediyor. Hindistan hükümetinin İsrail’e yönelik yakınlaşması, küresel güç dengelerindeki değişimlerle ve Hindistan’ın kendi iç politikasındaki dönüşümlerle paralellik gösteriyor. Modi hükümetinin bu politikası, Hindistan’ın dış politikada izlediği yolu belirgin bir şekilde değiştirmektedir.

Hindistan’ın “Devredilemez Haklar” Politikası ve Filistin Meselesi

Hindistan, geçmişten günümüze Filistinlilerin “devredilemez hakları”na destek verme politikasını sürdürüyor. Bu politika, Hindistan’ın bölgesel ve küresel güç olma iddiası çerçevesinde önemli bir rol oynuyor. Hindistan’ın bu konudaki söylemi, ülkenin dış politikasının temel bir unsuru olarak görülebilir ve Hindistan’ın uluslararası arenadaki pozisyonunu şekillendirmede etkili bir faktördür.

İç Politikada Filistin’e Destek

Hindistan içindeki güçlü Filistin taraftarı damar, ülkenin dış politika kararlarını etkileyen önemli bir dinamik olarak kalmaya devam ediyor. Hindistan’ın dünyanın üçüncü büyük Müslüman nüfusuna sahip olması, Filistin meselesine olan ilgiyi ve desteği güçlendiren bir diğer faktördür. Bu durum, Hindistan’ın çeşitli toplumsal ve siyasi kesimlerinin görüşlerini yansıtan bir politika olma özelliğini koruyor.

hindistan israille nasil kardes oldu 0 kuvzKgsg

Dr. Omair Anas (Yeni Delhi Merkezli Hindistan Batı Asya Diyalog Merkezi Direktörü)

FKÖ ile Resmi İlişkiler, Hamas ile Mesafeli Duruş

Hindistan, geleneksel olarak Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile resmi ilişkiler sürdürmekte ve Batı Şeria’daki Filistin yönetimi ile irtibatını korumaktadır. Ancak, Hamas’ın Gazze’deki yönetimiyle ilgili belirgin bir çekincesi bulunmaktadır. Hindistan, Hamas’ın isyan hareketi ve militan faaliyetlerine karşı temkinli bir yaklaşım sergilemektedir. Bu durum, Hindistan’ın Filistin siyasetindeki seçiciliğini ve stratejik yaklaşımını yansıtıyor.

Hindistan’ın Terör Örgütleri Listesi ve Hamas

Hindistan, Hamas’ı resmi olarak bir terör örgütü olarak sınıflandırmamıştır. Bu durum, Hindistan’ın Hamas ve Filistin meselesine yaklaşımının, diğer ülkelerin, özellikle ABD’nin yaklaşımından farklı olduğunu gösterir.

Hindistan Hükümetinin İsrail’e Destek ve Filistin İle Dengeleme Çabası

Hindistan hükümeti ve Başbakan Modi, İsrail’e destek verirken, aynı zamanda Filistin meselesine dengeli bir yaklaşım sergilemeye çalışıyor. Hindistan, Filistinlilerin “devredilemez haklarını” desteklediğini belirtiyor ve bu, Hindistan’ın Filistin politikasında bir denge unsuru olarak kalıyor. Ancak, İsrail ile yoğunlaşan ilişkiler ve Hindistan’ın bölgesel ve küresel hedefleri, bu dengenin sürekli olarak yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor.

Hindistan, Orta Doğu ve Batı Asya’daki önemli ülkelerle geliştirdiği ilişkiler çerçevesinde, İsrail ile yakınlaşmayı tercih ediyor. Bu yakınlaşma, özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile geliştirilen ilişkilerin bir parçası olarak görülebilir. Hindistan, Orta Doğu Ekonomik Koridoru gibi büyük ölçekli projelerde İsrail ve diğer bölgesel aktörlerle iş birliği yapmayı planlıyor.

Hindistan’ın Filistin politikası, hem iç politik dengeleri hem de uluslararası ilişkilerdeki stratejik hedeflerini yansıtan karmaşık bir yapıya sahiptir. Hindistan, İsrail ile güçlenen ilişkilerini sürdürürken, Filistin meselesine dair tarihi duruşunu da dengeli bir şekilde korumaya çalışıyor.