DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

Barışın ve Demokrasinin Anahtarı: Kadınların Gücü

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik gerçekleştirilen dördüncü dalga operasyon hakkında sert açıklamalarda bulundu. Hatimoğulları, yapılan müdahalelerin demokratik değerlere zarar verdiğini belirterek, halk iradesine yönelik bir tehdit olduğunu dile getirdi.

Yayınlanma Tarihi : Google News
Barışın ve Demokrasinin Anahtarı: Kadınların Gücü

Operasyonlara ilişkin tepkisini açıkça dile getiren Hatimoğulları, “Halkın oylarıyla seçilmiş kişileri hukuksuz bir şekilde hedef almak kabul edilemez. Seçilmiş birini hapse koymak, sadece bir kişiyi değil, o kişiye oy veren milyonları da cezalandırmaktır” ifadelerini kullandı.

DEM Parti lideri, söz konusu operasyonların yalnızca siyasi bir müdahale olmadığını, aynı zamanda demokratik işleyişe karşı yapılan bir hamle olduğunu savundu. Hatimoğulları, bu tür uygulamaların demokratik toplum düzenini zedelediğini ve kamuoyunda ciddi bir güvensizlik oluşturduğunu belirtti.

Açıklamasının devamında, “Bu tür yargı süreçleri üzerinden siyaseti dizayn etmeye çalışmak, toplumsal barışı ve adaleti tehdit eder. Seçilmişlere yönelik bu tutumun, halkın iradesini hiçe saymak olduğunu bir kez daha vurguluyoruz” diyen Hatimoğulları, demokrasinin temel ilkelerine sahip çıkılması gerektiğinin altını çizdi.

DEM Parti, son dönemde art arda gerçekleşen İBB operasyonlarına yönelik eleştirilerini sürdürürken, kamuoyunu da bu süreçte duyarlı olmaya ve demokratik haklara sahip çıkmaya çağırdı. Hatimoğulları’nın açıklamaları, siyasi arenada da geniş yankı buldu.

Diyarbakır’da düzenlenen Yerel Yönetimler Kadın Programı, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) öncülüğünde başladı. Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlik, iki gün sürecek çalışmalara sahne olacak. Toplantıya DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın yanı sıra, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ayşe Serra Bucak, partili kadın belediye eş başkanları, milletvekilleri ve sivil toplum temsilcileri katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Tülay Hatimoğulları, güncel politik gelişmelere değinirken, kadınların yerel yönetimlerdeki yeri ve mücadelesine dikkat çekti. Hatimoğulları, “Kadın yaşamdır, yaşamı yönetmek iradedir” diyerek başladığı konuşmasında, kadınların sadece kendi hayatlarını değil, toplumsal barışı ve birlikte yaşam kültürünü de inşa ettiğini vurguladı.

Barisin ve Demokrasinin Anahtari Kadinlarin Gucu 2

Dünyaya örnek bir belediyecilik modeli sunduk

DEM Parti’nin yerel yönetim anlayışını ve kadın temsiliyetini öne çıkaran Hatimoğulları, “Bugün burada sadece Türkiye’ye değil, özellikle Ortadoğu’ya örnek teşkil eden bir belediyecilik modeli inşa etmiş olmanın gururunu yaşıyoruz. Eş başkanlık ve eşit temsiliyet sistemi, tüm dünyaya ilham veren bir mücadele örneği haline geldi” dedi.

Hatimoğulları, 8 yıl süren kayyum yönetiminin ardından yerel seçimlerde 78 belediyeyi yeniden kazandıklarını belirterek, “Bu başarının gerçek sahibi kadınlardır. Eşit temsiliyet sistemini yaşatmak için yıllarca mücadele eden kadınlardır kazanan” diye konuştu.

Barisin ve Demokrasinin Anahtari Kadinlarin Gucu 3

Yenge başkandan eş başkana: İlmek ilmek örülen mücadele

Konuşmasında geçmişe dönük anılarına da yer veren Hatimoğulları, eş başkanlık sisteminin ilk uygulandığı dönemlerde halkın kadın yöneticilere yaklaşımındaki ayrımcılığa dikkat çekti: “Kadın eş başkanlara ‘yenge başkan’ denilen günlerden, eşit temsiliyetin bir norm haline geldiği bugüne geldik. Bu süreçte ödenen bedelleri, verilen emekleri unutmadık. Kadın mücadelesinin geldiği noktayı görmek hepimize umut ve onur veriyor.”

Barisin ve Demokrasinin Anahtari Kadinlarin Gucu 4

Kayyum politikaları demokratik ilkeleri yok sayıyor

Hatimoğulları, kayyum atamalarına yönelik eleştirilerini de sürdürdü. “Kayyum rejimi, halkın iradesini yok sayan, seçme ve seçilme hakkını ortadan kaldıran otoriter bir uygulamadır” diyen Hatimoğulları, bu sistemin acilen sonlandırılması gerektiğini belirtti. “Belediyeler halkın seçtiği yöneticiler tarafından yönetilmeli. Valiler, kaymakamlar kendi görevlerini yapsın. Seçilmişlere görevlerini yaptırmamak halkın demokratik hakkını gasp etmektir” dedi.

Barisin ve Demokrasinin Anahtari Kadinlarin Gucu 5

İstanbul’daki operasyonlara tepki

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik sabah saatlerinde gerçekleşen operasyonu da değerlendiren Hatimoğulları, bu girişimi kayyumcu zihniyetin yaygınlaşması olarak tanımladı. “Sadece belediyeler değil, barolar, tabip birlikleri, üniversiteler, hatta işletmeler bile kayyum tehdidi altında. Seçilmiş kişileri hukuki gerekçeler olmadan gözaltına almak, demokratik siyasete bir darbedir. Bu uygulamalar asla kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

Barış çağrısı tarihi bir fırsattır

Konuşmasında terör örgütü PKK’nın silah bırakma ve fesih sürecine de değinen Hatimoğulları, Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrının önemine dikkat çekti. Bu çağrının Türkiye için tarihi bir dönemeç olduğunu belirterek, “Barışın ve demokratik dönüşümün inşa edilebileceği nadir fırsatlardan birini yaşıyoruz. Ortadoğu’da savaşların ve kadın katliamlarının sürdüğü bir ortamda, barışa en çok ihtiyacı olan biz kadınlarız” dedi.

Demokratik toplum soyut bir kavram değil

Yerel yönetimlerin demokratik toplum yapısında üstlendiği role vurgu yapan Hatimoğulları, “Demokrasi bizim için erişilmez bir ideal değil, somut olarak hayata geçirebileceğimiz bir yönetim biçimi. Bunun yolu da yerel yönetimlerin güçlendirilmesinden geçer. Anadilde hizmetin sağlandığı, toplumsal cinsiyet duyarlılığı taşıyan, kamucu ve halkçı bir anlayışla yönetilen kentler istiyoruz” dedi.

Kent herkesindir, herkes için olmalıdır

DEM Parti’nin yerel yönetim anlayışının temelini kapsayıcılık oluşturuyor. Hatimoğulları, “Kentlerimiz engellilerin, kadınların, çocukların, her etnik ve inanç grubunun, doğanın ve hayvanların huzurla yaşayabileceği yerler olmalıdır. Bu anlayışla, hiçbir evde açlık yaşanmasın, her evde sıcak bir çorbanın kokusu hissedilsin istiyoruz” diyerek demokratik toplum hayalini anlattı.

Artık barış zamanı

Konuşmasının sonunda Hatimoğulları, kadınların tarih boyunca savaşlarda, şiddette ve göçte en çok bedel ödeyen taraf olduğunu hatırlattı. “Biz kadınlar tacize, tecavüze, şiddete maruz kaldık. Savaşlarda köle gibi satıldık. Artık yeter. Bugün barışı konuşmanın, barışı inşa etmenin zamanıdır. Ve bu mücadelede en ön safta yine biz kadınlar olacağız. Çünkü biz, barışın toplumsallaşmasını sağlayacak güce ve iradeye sahibiz.”