
Berna Laçin, dizi sektöründe yaşanan tekelleşmeye dair açıklamalar yapan Hülya Avşar’a sert bir şekilde yanıt verdi. Avşar, sektördeki güçlü oyuncuların zayıf olanları ezdiğini belirterek, “Güçlü olan, güçsüz olanı yiyecek. Bu kadar basit. Canı yananların çok fazla kendilerini ortaya atmalarından dolayı bu iş bu kadar büyüdü” şeklinde bir değerlendirme yapmıştı. Bu açıklamaların ardından Berna Laçin, Avşar’a karşı sosyal medya üzerinden bir tepki gösterdi.
Laçin, Avşar’ın sözlerinin kapitalizmin özüyle örtüştüğünü belirterek, “Bu, kapitalizmin tam anlamıyla sözlük karşılığıdır. Güçlü olan, zayıfı ezmeye devam eder ve bunu savunanlar ise bu sistemin parçası haline gelirler,” şeklinde konuştu. Laçin, sektördeki güç dengesizliğini eleştirerek, “Dizi sektöründe işler sadece ekonomik kaygılarla şekilleniyor ve bu durum, gerçekten emek veren ve zor şartlar altında çalışan insanları mağdur ediyor,” dedi.
Berna Laçin’in sözleri, dizi sektöründe oyuncuların yaşadığı zorluklar ve sektördeki ekonomik eşitsizliklere dikkat çekiyor. Laçin, ayrıca sektördeki “tekelleşme” olgusunun sadece bireysel çıkarlar doğrultusunda şekillendiğini ve bu durumun uzun vadede sektörü daha da sağlıksız bir hale getireceğini ifade etti.
Hülya Avşar’ın açıklamaları ise sektörün gerçeklerinden uzak, daha çok bireysel bir perspektifle yapılmış yorumlar olarak değerlendirildi. Bu iki ünlü isim arasındaki görüş ayrılığı, sektördeki güç ve hak arayışları arasındaki uçurumu gözler önüne serdi.
Geçtiğimiz günlerde Hülya Avşar, eski eşi Kaya Çilingiroğlu ile kızları Zehra’nın doğum gününü Tarabya’daki bir balıkçıda kutladı. Aile arasında geçen samimi kutlama sonrası Avşar, basın mensuplarının sorularını yanıtlarken dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Bireysel Güce İnanıyorum
Çıkışta kendisine yöneltilen sorular arasında, menajerlik sistemine yönelik tartışmalar da vardı. Avşar, sektördeki bu tartışmanın gereksiz yere büyütüldüğünü savunarak şunları söyledi:
“Ben bireysel güce inanıyorum. İnsan kendini yetiştirmeli. Kimsenin seni lanse etmesine, bir yerlere taşınmana ihtiyacın olmamalı. Benim böyle bir ihtiyaç duymadığım bir gerçek. Ancak olayları fazlasıyla büyütüyorlar.”

Tekelleşme Yeni Değil
Hülya Avşar, sektörde geçmişte de benzer durumların yaşandığını ifade ederek, bu durumu doğal bir süreç olarak değerlendirdi: “Eskiden de tekelleşme vardı. Mesela Ertem Eğilmez’in bir grubu vardı ve bu grubun dışında kalanların doğru düzgün film yapma şansı yoktu. Bu aslında iş dünyasının bir getirisi. Hayat böyle; güçlü olan güçsüzü yer. Bu kadar basit. Bugün yaşananlar da aynı. Ancak bu olayların bu kadar büyümesi, canı yananların tepkilerini yüksek sesle dile getirmelerinden kaynaklanıyor. Oysa bu, her meslekte olan bir şey.”

Berna Laçin’den Sert Tepki: Kapitalizmin Sözlük Karşılığı
Hülya Avşar’ın bu açıklamaları, sosyal medyada geniş yankı buldu. Özellikle oyuncu ve aktivist Berna Laçin, Avşar’ın sözlerine sert tepki gösterdi. Laçin, X (eski adıyla Twitter) hesabından yaptığı paylaşımda Hülya Avşar’ı kapitalizmin bir simgesi olarak tanımladı: “Kapitalizmin sözlük karşılığı: Hülya Avşar. Hatta kapitalizmin kendisi bile Hülya Avşar kadar kapitalist değil.” Laçin’in bu yorumu sosyal medyada geniş çapta tartışma yarattı. Kullanıcıların bir kısmı Laçin’e destek verirken, diğer kısmı Avşar’ın açıklamalarını savundu.

Sektörde Süregelen Tartışma
Hülya Avşar’ın sektördeki güç ilişkileri hakkındaki yorumları, sanat dünyasında ve sosyal medyada uzun süredir tartışılan bir konuyu yeniden alevlendirdi. Sanatçıların menajerlere olan bağımlılığı, sektör içindeki tekelleşme ve adaletsiz dağılım gibi meseleler, özellikle son yıllarda sıkça gündeme geliyor. Avşar’ın bireysel güce olan vurgusu kadar, “güçlü olan güçsüzü yer” sözleri, sektördeki eşitsizliklere dair farklı bakış açılarını da gündeme taşıdı.
Hülya Avşar’ın açıklamaları ve Berna Laçin’in tepkisi, sanat dünyasında sadece bireyler arası bir polemik olarak kalmadı. Aynı zamanda sektörün yapısal sorunlarına ışık tutan bir tartışma zemini oluşturdu. Bu süreç, sanat dünyasında adalet ve eşitlik arayışının daha yüksek sesle dile getirildiği bir dönemin kapılarını aralamış gibi görünüyor.
