
Genç isim, annesinin ölümünden önceki son anlarına dair verdiği ifadede, Güllü’nün dengesini kaybederek yere düşmüş olabileceğini dile getirdi. Yağız Gülter, olayın bir kaza sonucu gerçekleşmiş olabileceğini vurgularken, yaşananların kesin nedeninin ancak yürütülen adli incelemeler sonucunda netleşeceğini ifade etti.

Güllü’nün ani kaybı, hem sanat camiasında hem de hayranları arasında büyük üzüntü yaratırken, soruşturmanın seyri yakından takip ediliyor. Yetkililerin yapacağı incelemeler sonucunda, ünlü sanatçının ölümüne ilişkin tüm ayrıntıların ortaya çıkması bekleniyor. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde, olayla ilgili ortaya atılan tüm iddiaların en ince ayrıntısına kadar araştırıldığı bildirildi.

Soruşturmayı yürüten ekipler, sanatçı Güllü olarak bilinen Gül Tut’un evinde bulunan güvenlik kamerası kayıtlarını mercek altına aldı. Sistem ses ve hareket algısına duyarlı şekilde çalıştığından, görüntülerdeki bazı kesintilerin bu teknik özellikten kaynaklandığı anlaşıldı. Söz konusu görüntülerin, daha kapsamlı analiz yapılabilmesi amacıyla Bursa Bölge Kriminal Laboratuvarı’na gönderildiği belirtildi.

Komşular ve Çevre Kameraları: Olay Günü Şüpheli Bir Durum Yok

Çevredeki diğer güvenlik kameraları ile şarkıcının komşularının ifadelerinden elde edilen bulgulara göre ise olay günü herhangi bir kavga, gürültü ya da şüpheli bir durum yaşanmadığı ortaya çıktı. Ayrıca Gül Tut’un daha önce de evin kaygan zemininde düşerek yaralandığı, bu nedenle hastaneye başvurup ifadesinde düşme sebebini açıkça polise aktardığı öğrenildi.

Öte yandan, olay günü evde şarkıcının kızı, bir arkadaşı ve sanatçı dışında başka bir kişinin bulunduğuna dair söylentilere yönelik henüz herhangi bir delile ulaşılamadığı aktarıldı. Yapılan otopsi sonucunda da darp ya da şiddet izine rastlanmadığı bildirildi.

Otopsi Raporunda Darp İzi Yok, Alkol İncelemesi Sürüyor

Sanatçının olay sırasında alkol veya uyuşturucu etkisi altında olup olmadığını belirlemek amacıyla alınan kan ve doku örneklerinin ise Bursa Adli Tıp Kurumu’nda incelenmeye devam ettiği kaydedildi.

Şarkıcının oğlu Tuğberk Yağız Gülter, savcılığa verdiği ifadede olay günü İstanbul’daki evinde uyuduğunu, o sırada ablası Tuğyan Ülkem Gülter’in kendisini aradığını söyledi. Gülter, telefonda ablasının panik içinde çığlık atarak, “Annem düştü, ambulanslar burada. Hemen buraya gel!” diye seslendiğini, bunun üzerine bir yakınıyla birlikte vakit kaybetmeden Çınarcık Devlet Hastanesi’ne gittiklerini dile getirdi.

Kızı da Aynı İfadeyi Verdi: Roman Havası Oynarken Düştü

Yolda annesinin evindeki güvenlik kameralarını çevrim içi bağlantı üzerinden izlediğini anlatan Gülter, annesinin tuvaletten çıktıktan sonra yüksek sesle Roman havası açtığını, neşeyle “Hazır mıyız? Hadi kalkın oynayalım!” dediğini duyduğunu ifade etti.
Geçmişte de Kaygan Zeminde Düştüğü Ortaya Çıktı
Devamında ise şunları ekledi: “Annem görüntüden kaybolduktan kısa bir süre sonra camın oynadığını duydum. O sesi evimizin camından hemen tanırım. Ardından ablamın ‘Hay Allah’ dediğini işittim. Daha sonra ablam ve arkadaşı Sultan çığlık atarak çıplak ayakla evden dışarıya koşmuşlar. Bizim evin zemini laminant ve oldukça kaygan. Daha önce hem ben hem de annem birkaç kez düşmüştük. Ayrıca evdeki sürgülü camlar bel hizasında ve tamamen açılabiliyor. Bu nedenle annemin, alkolün de etkisiyle camı açmaya çalışırken dengesini kaybedip düşmüş olabileceğini düşünüyorum. Annem alkol aldığında sık sık dengesini kaybeder, yere düşerdi. Ben annemin intihar etmiş olabileceğine ya da başkasının müdahalesiyle düştüğüne inanmıyorum. O sevgi dolu, kimseyle husumeti olmayan bir insandı.” Benzer şekilde kızı Tuğyan Ülkem Gülter de verdiği ifadede annesinin Roman havası oynarken dengesini yitirip açık olan pencereden düştüğünü anlattı.
Bilindiği üzere, 52 yaşındaki şarkıcı Gül Tut, 26 Eylül’de Yalova’nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi’ndeki apartmanın beşinci katında yer alan evinin üzeri kapalı teras bölümündeki pencereden henüz kesin nedeni belirlenemeyen bir şekilde düşerek yaşamını yitirmişti. Sanatçının cenazesi, ailesi ve sevenleri tarafından İstanbul’da toprağa verilmişti.
