
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, katıldığı bir televizyon programında Maymun Çiçeği virüsü hakkında kapsamlı açıklamalarda bulundu.
Dünyanın birçok bölgesinde, özellikle Afrika’da endişe yaratan ve zaman zaman diğer kıtalara sıçrayan bu virüs, Türkiye’de henüz görülmemiş olsa da, Bakan Memişoğlu olası riskler ve alınması gereken tedbirler konusunda kamuoyunu bilgilendirdi.
Maymun Çiçeği Virüsü Türkiye İçin Büyük Bir Risk mi?

Bakan Memişoğlu, Maymun Çiçeği virüsünün dünya genelinde yayılma potansiyeline rağmen Türkiye için şu an büyük bir risk oluşturmadığını ifade etti. “Bu tür salgınlar, dünya tarihinde zaman zaman ortaya çıkan doğal olaylardır. 1800’lerde de vardı, 1900’lerde de. Günümüzde ise en büyüklerinden biri olan COVID-19’u yaşadık. Ancak Maymun Çiçeği, COVID-19’dan farklı olarak RNA değil, DNA virüsüdür. Bu, virüsün farklı bir yapıya sahip olduğu ve COVID-19 gibi büyük bir pandemi yaratma olasılığının düşük olduğu anlamına gelir” dedi.
Bakan, Maymun Çiçeği virüsünün 20 yılı aşkın süredir Kongo ve çevresindeki bölgelerde görüldüğünü, ancak bu yeni versiyonun 2024’te yeniden ortaya çıktığını belirtti. “Bu virüs, yeni bir hastalık değil, bölgesel (endemik) bir hastalık. Dünyanın farklı yerlerinde tek tük vakalar görülebilir, ancak bu COVID-19 gibi küresel bir tehdit değildir” diye ekledi.
Türkiye’de Maymun Çiçeği Virüsü Görüldü mü?
Bakan Memişoğlu, Türkiye’de şu ana kadar Maymun Çiçeği virüsünün tespit edilmediğini net bir şekilde ifade etti. “2024 yılı itibarıyla Türkiye’de bu virüse dair herhangi bir vaka görülmedi. Bilim kurulumuzun ve sağlık altyapımızın rehberliğinde gerekli tüm tedbirleri almış durumdayız. Türkiye’de bu virüsün bulunmamasını büyük bir şans olarak değerlendiriyoruz, ancak bu durumun devam etmesi için tüm önlemleri de almaya devam ediyoruz” dedi.
Alınan Tedbirler ve Hazırlıklar
Sağlık Bakanı, Türkiye’nin bu tür olası salgınlara karşı her zaman hazırlıklı olduğunu vurguladı. “COVID-19 sürecinde kazandığımız deneyimle, Maymun Çiçeği virüsü gibi tehditlere karşı çok daha donanımlı bir sağlık sistemine sahibiz. Bilim kurulumuz tarafından oluşturulan rehber doğrultusunda, bu virüse karşı nasıl mücadele edileceği, eğer ülkemize ulaşırsa nasıl bir yol izleneceği belirlenmiştir” ifadelerini kullandı.
Bakan Memişoğlu, bu virüsün özellikle yakın temasla bulaştığını ve bulaşma riskinin düşük olduğunu belirtti. “Virüsün solunum yoluyla bulaşmadığını biliyoruz, bu da bulaşma riskini oldukça düşürüyor. Ancak, Afrika’dan gelen vakalar üzerinde titizlikle duruyoruz ve bu tür vakaların takip ve izolasyon süreçlerini etkin bir şekilde yönetiyoruz” dedi.
Maymun Çiçeği Virüsünün Belirtileri Nelerdir?

Sağlık Bakanı Memişoğlu, Maymun Çiçeği virüsünün belirtileri hakkında da detaylı bilgi verdi. “Bu virüs genellikle ateş, baş ağrısı ve ciltte döküntülerle kendini gösteriyor. Belirtiler, virüs bulaştıktan sonraki 5 ila 21 gün içinde ortaya çıkabiliyor. Bu belirtiler, diğer hastalıklarla karışabilir, bu yüzden dikkatli olmakta fayda var. Özellikle Afrika bölgesine seyahat eden kişilerde bu belirtilerin gözlenmesi durumunda hemen bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini öneriyoruz” dedi.
Memişoğlu, hastalığın özellikle ciltte su çiçeğine benzer döküntülere neden olduğunu ve bu döküntülerin vücudun farklı bölgelerine yayılabileceğini belirtti. “Virüsün belirtileri arasında lenf bezlerinde şişlik, yorgunluk, üşüme ve titreme de bulunuyor. Ancak Türkiye’de şu ana kadar bu tür belirtilerle başvuran ve Maymun Çiçeği tanısı konulan bir vaka bulunmamaktadır” diye ekledi.
Maymun Çiçeği Virüsüne Karşı Aşı ve Tedavi Durumu
Maymun Çiçeği virüsüne karşı bir aşının mevcut olduğunu belirten Bakan Memişoğlu, bu aşının çiçek hastalığına karşı geliştirilen aşı ile %85 oranında koruma sağladığını söyledi. “Bugün vatandaşımızın en bilmesi gereken şey, biz nasıl covidde başarılı olduysak, bunda da aynı şekilde bizim sağlık sistemimizde, sağlık insan gücümüzde, bizler de buna hazırlıklıyız ve bu konuda her türlü önlemi alıyoruz. Bunun testinden aşısına kadar. Yalnız başka bir şey ifade edeyim. Biraz rahatlatmak istiyorum. Aslında bu şu anda söylenen, bilim insanların bize söylediği, bununla ilgili zaten çiçek aşısı olanların %85 korunduğu konusunda.
1980’e kadar da ülkemizde zaten çiçek aşısı olmayan biliyorsunuz. Ama yine de biz her türlü önlemimizi alıyoruz. Bugün bizim bakanlığımızdaki bilim kurulumuzun ilan ettiği rehber, “Nasıl davranacağız? Hastalık nedir? Nasıl dolaşıyor?” Bunların hepsini rehberimizde yayınladık. Ve nasıl mücadele edeceğimizi, ne yapacağımızı da orada ayrıntılı bilim insanları tarafından belirlendi. Bu rehberi bizim web sayfalarımızdan ulaşabilirler.
Vatandaşların Alması Gereken Tedbirler
Vatandaşların şu an için ekstra bir tedbir almasına gerek olmadığını vurgulayan Memişoğlu, “Panik yapmaya gerek yok. Bu işler panik ve korkuyla yönetilecek işler değil, önlemle ve planlamayla yönetilecek işler. Bir tane vaka çıktı diye Türkiye’de kıyamet kopacak halimiz yok. Ancak yine de dikkatli olunmalı ve resmi açıklamalar takip edilmelidir” dedi.
Memişoğlu, özellikle sosyal medyada yayılan yanlış bilgilerin halkı paniğe sürükleyebileceğini, bu yüzden güvenilir kaynaklardan bilgi alınmasının önemine dikkat çekti.

“Hastalıklar Sığınmacılarla Geldi” İddialarına Yanıt
Bakan Memişoğlu, sığınmacılarla birlikte Türkiye’de salgın hastalıkların arttığına dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti. “Bu tür iddialar tamamen spekülasyondur. Şu anda ülkemizde bu virüsle ilgili acil bir durum yok. Sığınmacılarla ilgili yapılan yanlış bilgilendirmeler, halk arasında gereksiz bir panik yaratıyor” dedi.
Bakan, ayrıca aşı konusundaki yanlış bilgilendirmelerin de ciddi bir sorun olduğunu vurguladı. “Aşı reddi, özellikle salgın hastalıkların yayılmasına zemin hazırlayan bir durumdur. Halkımızın, çocuklarını ve kendilerini korumak için aşılarını yaptırmaları çok önemli. COVID-19 sürecinde aşılamanın ne kadar hayati olduğunu gördük, bu yüzden bu tür yanlış bilgilere itibar edilmemelidir” ifadelerini kullandı.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye’de Maymun Çiçeği virüsünün şu ana kadar tespit edilmediğini, ancak her türlü tedbirin alındığını ve sağlık sisteminin bu tür durumlarla başa çıkmak için hazır olduğunu belirtti. Vatandaşların paniğe kapılmaması gerektiğini vurgulayan Memişoğlu, Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda yaptığı çalışmaların titizlikle sürdüğünü ve Türkiye’nin bu tür tehditlere karşı güçlü bir savunma hattı oluşturduğunu ifade etti.
Hastalığın Belirtileri Neler?
Şu anda nefesle bulaşmadığını biliyoruz. O yüzden önce ateş ve baş ağrısıyla başlıyor bilindiği kadarıyla. Sonra bu cilt ve görünür bulgular ortaya çıkıyor. Tabii ateş ve baş ağrısı dediğinizde esasen birçok hastalık da olabilir. Ama şunu bilinsin yani biz Afrika’dan hikayesi olan işte bu tür vakaları takip etmeye çalışıyoruz. Bir salgın hastalık endişeniz yok. Yani şu an için alarm durum yok. Milletimiz rahat etsin. Biz bununla ilgili gerçekten biz alarmdayız.
Şöyle, bu son varyantı öldürülme oranının biraz daha yüksek olduğunu gösteriyorlar. Ama tabii ki orada 15 bin vatandaş etkilenmiş Kongo’da. İşte 517, Dünya Sağlık Örgütü’nün söylemenesine göre ölü var. Ama bu genelde immunosuppressive dediğimiz başka hastalıklar olan düşkün insanlarda ölüm oranının yüksek olduğunu ifade ediyorlar. O nedenle de takip ediliyor.