
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Afrika ülkeleri arasındaki iş birliğinin yıllar içinde stratejik ortaklık seviyesine ulaştığını belirterek, iki taraf arasındaki ekonomik, ticari ve kültürel ilişkilerin her geçen gün daha da derinleştiğini söyledi. Türkiye’nin Afrika kıtasıyla kurduğu ilişkilerin karşılıklı saygı ve kazan–kazan anlayışı temelinde geliştiğini ifade eden Erdoğan, tarihsel perspektiften de dikkat çekici bir hatırlatma yaptı: “Tarihin hiçbir döneminde sömürgecilik lekesi taşımadık. Biz gittiğimiz her ülkeye barışı, huzuru ve sevgiyi götürdük.”
Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin Afrika’daki varlığının insani diplomasi, dayanışma ve adil kalkınma ilkelerine dayandığını belirterek, bu yaklaşımın kıta genelinde büyük takdir topladığını dile getirdi. Türkiye’nin, Afrika ülkeleriyle yürüttüğü projelerle sadece ticareti değil, aynı zamanda altyapı, eğitim, sağlık ve teknoloji alanlarındaki iş birliklerini de güçlendirdiğini ifade etti.
Erdoğan, konuşmasının devamında Türkiye ekonomisinin dirençli yapısına da değindi. Küresel belirsizliklere rağmen ülkenin büyüme ivmesini sürdürdüğünü belirterek, yatırım ortamının her geçen gün daha cazip hale geldiğini vurguladı:
“Türkiye, istikrarlı ekonomik politikaları, genç ve dinamik nüfusu, güçlü üretim altyapısı ve stratejik coğrafi konumuyla yatırımcılar için benzersiz fırsatlar sunuyor. Bizim için önemli olan, kazanırken kazandırmaktır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika ülkeleriyle ortak projelerin artırılacağını ve karşılıklı yatırımların teşvik edileceğini belirterek, Türkiye’nin “adil, sürdürülebilir ve karşılıklı faydaya dayalı bir ekonomik model” izlemeye devam edeceğini söyledi. Bu kapsamda Erdoğan’ın konuşması, hem Türkiye’nin Afrika politikasının ana hatlarını yeniden vurguladı hem de uluslararası yatırımcılara yönelik güçlü bir güven mesajı niteliği taşıdı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye–Afrika 5. İş ve Ekonomi Forumu’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin Afrika kıtasıyla son 20 yılda kurduğu güçlü ilişkilerin ulaştığı noktayı “hayal dahi edilemeyecek bir seviye” olarak tanımladı. Erdoğan, Türkiye’nin Afrika’ya yönelik vizyonunun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda kardeşlik ve dayanışma temelinde şekillendiğini vurguladı.

Afrika ile Stratejik Ortaklık Dönemi
Erdoğan, 2005 yılının Türkiye tarafından “Afrika Yılı” ilan edilmesiyle başlayan sürecin iki taraf arasındaki ilişkilerde dönüm noktası olduğunu hatırlattı. Bu süreçte, diplomatik, ekonomik ve kültürel alanlarda kaydedilen ilerlemelere dikkat çekerek şunları söyledi:
“Son 20 yılda ilişkilerimizi stratejik ortaklık seviyesine taşıdık. Türkiye’nin Afrika Birliği nezdindeki gözlemci statüsünün 20’nci yılını idrak ediyoruz. Bu süre zarfında karşılıklı güven ve ortak kazanç anlayışıyla çok önemli mesafeler katettik.”

Türkiye’nin Kapıları Her Yatırımcıya Açık
Forum kapsamında tarım, enerji, gıda ve madencilik gibi stratejik sektörlerde verimli görüşmeler yapıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yatırımcı dostu bir ülke olduğunu vurguladı: “Hızla büyüyen ekonomisi, üç kıtanın kesişim noktasındaki stratejik konumu ve güçlü altyapısıyla Türkiye, her yatırımcıya kapılarını sonuna kadar açmaktadır. Devletimizin tüm kurumları, bakanlıklarımız ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisimiz, ülkemize yatırım yapmak isteyen herkese her türlü kolaylığı sağlamaktadır.”
Afrika’da Kendimi Kendi Evimde Hissediyorum
Cumhurbaşkanı Erdoğan, görevi süresince Afrika kıtasına 50’nin üzerinde resmi ziyaret gerçekleştirdiğini hatırlatarak, bu ziyaretlerin her birinde gördüğü misafirperverliğe değindi: “Uzun bir aranın ardından 2011 yılında Mogadişu’ya giden ilk devlet başkanı oldum. O günden bu yana Afrika’nın dört bir yanında kardeşlerimizin misafiri oldum. Her defasında kendimi yabancı bir ülkede değil, adeta kendi evimde gibi hissettim.”
Erdoğan, konuşmasının devamında Nazım Hikmet’in Afrika halklarına ithafen yazdığı dizeleri anımsatarak, bu mısraların Türk ve Afrikalı halkların ortak duygularını yansıttığını belirtti: “Bu dizeler, Türk milletinin Afrika halklarıyla kurduğu gönül bağının en samimi ifadesidir.”
Türkiye Ekonomisinde 23 Yıllık Dönüşüm
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son 23 yılda ekonomik alanda kaydettiği tarihi başarıları da detaylı şekilde paylaştı. 2002’de 238 milyar dolar olan milli gelirin, 2024 itibarıyla 1,5 trilyon dolar sınırına ulaştığını hatırlattı. Kişi başı gelirin 3.608 dolardan 14.751 dolara çıktığını, 2025’in ikinci çeyreğinde ise 17 bin dolara yaklaşmasının beklendiğini ifade etti.
Merkez Bankası rezervlerinin 27 milyar dolardan 189,7 milyar dolara yükseldiğini belirten Erdoğan, dış ticaret ve turizmdeki rekor artışlara da değindi: “İhracatımız 36 milyar dolardan 270 milyar dolara ulaştı. Turizm gelirlerimiz 67 milyar doların üzerine çıktı, ülkemizi ziyaret eden turist sayısı ise 62 milyonu aştı. Hamdolsun Türkiye, kalkınma ve refah yolunda çok büyük mesafeler aldı.”
Tarihin Hiçbir Döneminde Sömürgeci Olmadık
Afrika ile Türkiye arasındaki dostluğun tarihsel ve manevi köklerine vurgu yapan Erdoğan, Türkiye’nin hiçbir zaman sömürgeci bir anlayışla hareket etmediğinin altını çizdi: “Tarihin hiçbir sayfasında sömürgecilik lekesini taşımamış bir milletiz. Gittiğimiz her yere güç ya da çıkar değil, barış, adalet, huzur ve kardeşlik götürdük. Afrika ile ilişkilerimizi de bu anlayışla sürdürmeye devam edeceğiz.”
Dayanışma, Eşitlik ve Ortak Gelecek Vurgusu
Konuşmasının sonunda Erdoğan, Türkiye–Afrika ilişkilerinin geleceğinin karşılıklı saygı, dayanışma ve ortak kalkınma ilkeleri üzerine inşa edileceğini belirtti. Türkiye’nin Afrika kıtasında yürüttüğü yatırımların sadece ekonomik değil, insani bir boyut da taşıdığını söyledi: “Afrika’nın potansiyeline inanıyoruz. Ortak geleceğimizi el birliğiyle inşa etmeye kararlıyız. Türkiye, Afrika’nın sadece bugününün değil, yarınının da en güvenilir ortağı olacaktır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın forumdaki mesajları, Türkiye’nin Afrika politikasında “eşit ortaklık” ve “karşılıklı kazanç” ilkeleriyle ilerlediğini bir kez daha ortaya koydu. Ekonomik veriler, diplomatik girişimler ve insani yardımlar, Ankara’nın kıtayla olan bağlarını sadece devlet düzeyinde değil, halklar arası dostluk temelinde de güçlendirmeye devam ettiğini gösteriyor.
