
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, son günlerde gündeme gelen ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte üç gazetecinin gözaltına alınmasına dair açıklamalarda bulundu. Bakan Tunç, gözaltına alınan gazetecilerin gazetecilik faaliyetlerini yürütmelerinden dolayı herhangi bir suç işlememiş olduklarına dikkat çekerek, “Gazetecilik, halkın doğru bilgilendirilmesi için yapılan bir faaliyettir ve bu nedenle kimse gazetecilik faaliyetleri nedeniyle gözaltına alınamaz,” dedi.

Tunç, gözaltı işlemiyle ilgili olarak yapılan incelemelerin hukuki prosedürlere uygun şekilde gerçekleştirildiğinin altını çizdi. Ancak, gazetecilerin tutuklanmalarının bir yanlış anlamadan kaynaklanmış olabileceğini vurguladı. Yine de, bu tür bir durumun ilerleyen zamanlarda çözüme kavuşacağına inandığını ifade etti.

Bakan Tunç, aynı zamanda İmamoğlu’nun yargı hakkında yaptığı açıklamalarla ilgili de konuştu. İmamoğlu’nun, son zamanlarda yaptığı açıklamalarla yargıyı hedef almasına sert tepki gösterdi. Tunç, İmamoğlu’nun bu açıklamalarını “kabul edilemez” olarak nitelendirerek, yargının bağımsızlığına saygı gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi. “Hukukun üstünlüğü ilkesine dayalı bir ülkede, yargıya yönelik eleştirilerin sınırları aşmaması gerektiği açıktır,” şeklinde konuşan Bakan Tunç, yargı organlarının, görevlerini kanunlar çerçevesinde yerine getirdiğini belirtti.
İlgili açıklamalar, hem gazetecilerin gözaltına alınma sürecinin hem de İmamoğlu’nun yargı ile ilgili söylediklerinin ülkedeki adalet sistemine dair geniş bir tartışma yaratmasına neden olmuş görünüyor.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, son günlerde gözaltına alınan gazeteciler Barış Pehlivan, Halk TV Sorumlu Müdürü Serhan Asker ve program sunucusu Seda Selek hakkında açıklamalarda bulundu. Tunç, gazetecilik faaliyeti kapsamında kimsenin gözaltına alınmayacağına dikkat çekerek, bu tür işlemlerin hukuki bir gerekçeye dayandığını vurguladı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma çerçevesinde, özellikle bir telefon görüşmesinin izinsiz olarak yayınlanmasının suç teşkil ettiğini belirten Tunç, gazetecilik faaliyetlerinin soruşturma konusu olamayacağını ifade etti. Bakan Tunç, “Bir kişiyle telefon bağlantısını ifşa etmek, izin alınmadan yayınlanmak suretiyle suç olur. Gazetecilik faaliyetleri, her zaman hukuk çerçevesinde olmalı. Bir gazeteci olarak, siz de aynı durumu kabul eder misiniz?” diye sordu.

CHP Liderine Sert Tepki: Acı Üzerinden Polemik Yapmak Çirkin
Tunç, aynı zamanda CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Kartalkaya’daki otel faciasıyla ilgili yaptığı açıklamalara da tepki gösterdi. Tunç, “Özel’in açıklamaları gerçekten üzücü ve çirkin. Bu büyük acının üzerinden polemik yapmak oldukça yersiz. Biz, acının kaynağını ne olursa olsun araştırıp, sorumluları adalet önüne getireceğiz. Ailelerin acısı taze, dayanılması güç bir durumda. Kim bu acıyı yaşatmışsa, cezasını çekecek ve yargı tüm şeffaflığıyla süreci takip edecek,” şeklinde konuştu.
İmamoğlu’na Eleştiri: Yakışıksız Üsluplarla Polemik Yapıyor
Tunç, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında, özellikle bir bilirkişiyi hedef alarak yaptığı açıklamalarla ilgili başlatılan soruşturma hakkında da görüş belirtti. İmamoğlu’nu sürekli olarak polemik yaratmaya çalışan bir kişi olarak tanımlayan Tunç, “İmamoğlu’nun üslubu gerçekten yakışıksız. Bu tür açıklamalar, kimseye fayda sağlamaz. İstanbul’un 16 milyonluk nüfusunun sorumluluğunu taşıyamayan biri, bu tür gereksiz tartışmalarla vakit kaybediyor,” dedi. Bakan Tunç, sözlerinin sonunda yargının işlediği her davada tam bir şeffaflık sağlayacağını ve tüm gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını yineledi.
