DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

Şok İfade: Eski Vali Oğlundan Gülistan Doku İddialarına Ret

Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in ifadesine ilişkin detaylar kamuoyuna yansıdı. Soruşturma dosyasına giren ifadesinde Sonel, Gülistan Doku’yu tanımadığını ve kendisi hakkında yöneltilen iddiaları kabul etmediğini belirtti.

Yayınlanma Tarihi : Google News
Şok İfade: Eski Vali Oğlundan Gülistan Doku İddialarına Ret

Mustafa Türkay Sonel, hakkında konuşan gizli tanığın kendisi aleyhine verdiği beyanların gerçeği yansıtmadığını savunarak bu iddiaları reddetti. İfadesinde ayrıca, olayla ilişkilendirilen suçlamalarla hiçbir bağlantısının olmadığını ve söz konusu iddiaları kabul etmediğini açıkça dile getirdi.

Sok Ifade Eski Vali Oglundan Gulistan Doku Iddialarina Ret 2

Sonel, kişisel ilgilerine dair yaptığı açıklamada ise “Airsoft” olarak bilinen, renkli boncuk atan tüfeklerle ilgilendiğini ifade etti. Bu tür ekipmanlara yönelik merakının bulunduğunu söyleyen Sonel, bunu bir spor ve hobi faaliyeti olarak gördüğünü vurguladı. Soruşturma kapsamında yer alan bu ifade, dosyadaki iddialara karşı yapılan savunmalar arasında yer alırken, süreçle ilgili hukuki değerlendirmelerin devam ettiği aktarıldı. Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in verdiği ifade ortaya çıktı.

Sok Ifade Eski Vali Oglundan Gulistan Doku Iddialarina Ret 3

Sonel, ifadesinde Tunceli’de bulunduğu dönemde Uğurcan Açıkgöz, Umut Altaş ve Ercem Çelebi’yi arkadaş çevresi üzerinden tanıdığını belirtti. Umut Altaş’ın yaklaşık 6-7 ay önce yurt dışı numarası üzerinden kendisini arayarak 10 bin dolar borç para talep ettiğini, bu durumu da Uğurcan Açıkgöz ile paylaştığını söyledi.

Gülistan Doku’yu Tanımıyorum

Mustafa Türkay Sonel, Gülistan Doku’yu şahsen tanımadığını vurgulayarak, onunla hiçbir ortamda bir araya gelmediğini ve herhangi bir iletişiminin bulunmadığını ifade etti. Doku’nun kaybolmasının ardından ismini basından duyduğunu söyledi.

Sosyal medya hesapları veya dijital veriler üzerinden herhangi bir silme işlemi yapmadığını da belirten Sonel, kendisinin ya da yakın çevresinin olayla hiçbir bağlantısı olmadığını savundu. Ayrıca, arkadaş çevresinden kimsenin de Gülistan Doku’yu tanımadığını düşündüğünü dile getirdi.

Hatlar ve Numaralar Hakkında Bilgim Yok

İfadesinde Umut Altaş ve Uğurcan Açıkgöz’ün 2019–2020 yıllarında kullandıkları telefon hatları veya “patates hat” olarak tabir edilen hatlar hakkında bilgisi olmadığını söyleyen Sonel, kendi telefon numarasının uzun yıllardır değişmediğini ve yalnızca kendisi tarafından kullanıldığını ifade etti.

Gizli Tanık Beyanlarına Yanıt

Soruşturma kapsamında “Şubat” kod adlı gizli tanığın ifadelerini de reddeden Sonel, kırsal bir yoldan geçmediğini ve bugüne kadar ateşli bir silah kullanmadığını belirtti. Silaha yönelik herhangi bir sahipliğinin olmadığını, yalnızca airsoft adı verilen ve plastik bilye atan spor tüfeklerine ilgisi bulunduğunu söyledi.

Bu spora yönelmesinin, MİT Müdürü’nün oğlu olduğu belirtilen Oğulcan Bakar (veya Bakan) isimli bir arkadaşının tavsiyesiyle olduğunu ifade etti. Airsoft ekipmanlarını İzmir’deki bir internet sitesinden sipariş ettiklerini, bu ürünlerin faturalarının ve kullanımına ilişkin fotoğraf ile videoların telefonunda bulunduğunu da ekledi. Ayrıca, bu sporda kullanılan “BB” adı verilen plastik boncukları da aynı yerden temin ettiklerini, pahalı oldukları için bazen tekrar kullanmak amacıyla yerden topladıklarını anlattı.

İddia Edilen Telefon Görüşmesine Yanıt

Celal Altaş’ın ifadesinde yer alan ve Umut Altaş ile yaptığı telefon görüşmesine dayanarak kendisine yöneltilen “bir kişiyi silahla vurduğunu söylediği” iddiasını kesin bir dille reddeden Sonel, böyle bir konuşmanın hiç yaşanmadığını ve bu beyanların gerçeği yansıtmadığını söyledi. Ateşli silahının bulunmadığını da özellikle vurguladı.

Günlük Yaşamına Dair Açıklama

Sonel, gençlik merkezlerine ve ders çalışmak için arkadaşlarıyla birlikte Özel Uğur Temel Lisesi’nin karşısındaki kütüphaneye gidip gitmediğini tam olarak hatırlamadığını, ancak büyük ihtimalle bu yerlere gitmediğini ifade etti. O dönemde farklı dershane ve okul arkadaşlarıyla vakit geçirdiğini de sözlerine ekledi.