
Şimşek, açıklamasında CHP’li Sezgin Tanrıkulu üzerinden verdiği örnekte, Tanrıkulu’nun Diyarbakır’da “Kurdî azadî” şeklinde bir söylem kullanacağını; Özgür Özel’in ise Manisa’da “Türklere özgürlük” ifadelerini kullanacağını belirtti.
Bu tür farklı söylemler üzerinden siyaset yapılmasını eleştiren Şimşek, “Sezgin Tanrıkulu gidecek Diyarbakır’da ‘Kurdî azadî’ diyecek. Özgür de gelecek Manisa’da ‘Türklere özgürlük’ diyecek. Böyle bir kitle partisi olmaz.” ifadelerini kullandı.
Şimşek, Yeni Parti’nin söz konusu yaklaşımının siyasi ilkelere dayalı bir politika olmaktan ziyade farklı seçmen gruplarından destek alma amacı taşıdığını öne sürdü. Bu tutumu sert sözlerle eleştiren Şimşek, söz konusu siyaset anlayışını “Makyavelizm”, “çıkarcılık” ve “kandırmacılık” olarak nitelendirdi.
CHP’li Şimşek, değerlendirmesinin sonunda Yeni Parti’nin farklı toplumsal kesimlere yönelik birbirinden farklı mesajlarla destek aramasının siyasi açıdan güvenilir ve tutarlı bir yaklaşım olmadığını savunarak, “Bunun adı Makyavelizmdir, çıkarcılıktır, kandırmacılıktır.” dedi.
Şimşek, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Balıkesir İl Başkanlığına gerçekleştirdiği ziyaret sırasında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. CHP’nin Türkiye genelindeki teşkilatlanma çalışmalarına değinen Şimşek, partinin 81 il ve 723 ilçede yeniden örgütlendiğini ifade etti.

Şimşek: CHP’yi Genel Merkezden Çıkarıp Örgüte Teslim Edeceğiz
CHP’nin yalnızca kendisine oy veren seçmenlerin temsilcisi olmadığını vurgulayan Şimşek, partinin Türkiye’nin tamamını ilgilendiren bir sorumluluğa sahip olduğunu söyledi. CHP’nin kuruluşundan itibaren devlet yönetiminde önemli bir görev üstlendiğini belirten Şimşek, partinin toplumun tamamına hitap etmesi gerektiğini dile getirdi.
Şimşek, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Cumhuriyet Halk Partisi, devlet kurmuş bir partidir, devlete yön vermiş bir partidir. Onun için bizim meselemiz, sadece örgütümüz, bize seçmen olarak oy verenler değil, 86 milyonun huzuru, barışı. Biz de partimizi genel merkezden çıkaracağız, örgüte teslim edeceğiz. Örgütümüz de partimizi halka taşıyacak.”

Siyasetçi Halkı Kandırmamalı
Konuşmasının devamında siyasi partilerin ve siyasetçilerin topluma karşı dürüst olması gerektiğini savunan Şimşek, seçmenlerin farklı bölgelerde farklı söylemlerle yönlendirilmesini eleştirdi. Özgür Özel’in Türkiye’nin yönetim yapısına ilişkin ifadelerini değerlendiren Şimşek, bu tür söylemlerin siyasi çıkar amacıyla kullanılmaması gerektiğini savundu. Şimşek, farklı bölgelerde farklı mesajlar verilmesini eleştirerek, bu yaklaşımın bir kitle partisinin anlayışıyla bağdaşmayacağını öne sürdü.
Şimşek, bu konudaki değerlendirmesinde annesinden duyduğu bir sözü de aktararak şöyle konuştu: “Sayın Özgür Özel bir anda ‘Türkiye’yi bölgeli devletlere, bölgeli özerk yapıya, illere göre oy kullanın’ dedi. Anamın çok güzel bir sözü vardı, derdi ki ‘uşağım uçurumu gördüğünde kuş, suyu gördüğünde balık, dağı gördüğünde keçi olanlarla yola çıkma’.”
Şimşek, söz konusu yaklaşım üzerinden Sezgin Tanrıkulu ve Özgür Özel’i örnek göstererek, siyasi aktörlerin farklı bölgelerde farklı kimliklere ve seçmen gruplarına hitap eden söylemler kullanmasını eleştirdi. Bu tutumun parti siyaseti açısından doğru olmadığını savunan Şimşek, “Sezgin Tanrıkulu gidecek Diyarbakır’da ‘kurdi azadi’ diyecek. Özgür de gelecek Manisa’da ‘Türklere özgürlük’ diyecek. Böyle bir kitle partisi olmaz. Bunun adı Makyavelizmdir, çıkarcılıktır, kandırmacılıktır.” ifadelerini kullandı.

Partiden Ayrılanlara Tepki
Şimşek, konuşmasının bir bölümünde partiden ayrılan isimlere de değindi. CHP’den ayrılma kararı alan kişilere şaşkınlıkla baktığını ifade eden Şimşek, parti mensuplarının belirli değerlere ve siyasi sorumluluklara bağlı kalması gerektiğini söyledi. Partiden ayrılanların hangi gerekçeyle başka yönelimlere girdiklerini sorgulayan Şimşek, bu durumun yalnızca parti kimliği açısından değil, insanlık ve kişisel onur açısından da değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Şimşek, bu konudaki sözlerini şöyle sürdürdü: “Arsızlığa, hırsızlığa yolsuzluğa onursuzluğa mı gidiyorsunuz? Sizin bunu yapmaya hakkınız yok. CHP’li olarak değil, insan olarak da yapmaya hakkınız yoktur.”

Edebi ve Adabı Aşan Tavırlara İzin Vermemeliyiz
Şimşek, CHP teşkilatlarına yönelik de çağrıda bulunarak parti içerisinde Genel Başkan, parti yöneticileri ve diğer partililere yönelik hakaret içeren, kaba ve ölçüsüz ifadelerin kullanılmaması gerektiğini söyledi. Özellikle il ve ilçe yönetimlerinin bu konuda sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Şimşek, parti içindeki eleştirilerin belirli bir siyasi ve ahlaki sınır içerisinde yapılması gerektiğini dile getirdi.
Şimşek, il başkanları ve ilçe yöneticilerinden bu konuda hassasiyet göstermelerini isteyerek, Genel Başkan ve parti yöneticilerine yönelik “sinkaflı, kaba, ağza alınmayacak, edebi adabı aşan” ifadeler kullanan kişilerin parti içerisinde tutulmaması gerektiğini savundu. Şimşek, konuşmasının sonunda parti teşkilatlarının hem örgütsel yapıyı güçlendirmesi hem de CHP’yi toplumun tamamına ulaştırması gerektiği mesajını verdi.
