
Salim Güran’ın Kayıtları: Narin’in Cinayeti ve Yalanlar, Görüşmelerde Güran’ın, olayın detaylarını gizlemeye çalışırken yaptığı açıklamalarda sürekli olarak yönlendirmelerde bulunması, cinayetle ilgili soruşturmaya müdahale etmeye yönelik bir çaba içinde olduğu izlenimini veriyor. Bu durum, soruşturmanın derinleşmesi ve olayı çözme çabalarını karmaşıklaştıran bir unsur olarak ön plana çıkıyor.
Telefon konuşmalarındaki tutarsızlıklar, cinayetle ilgili daha fazla soru işareti oluştururken, Güran’ın suçla olan bağlantıları hakkında yeni şüpheler uyandırdı. Söz konusu ses kayıtları, savcılığın davayı daha derinlemesine incelemesine yol açacak önemli deliller olarak değerlendiriliyor. Salim Güran’ın çelişkili ve bazen karmaşık görünen ifadeleri, suçlu olup olmadığına dair sorgulamaları daha da güçlendirdi.
Salim Güran’ın, başta cinayetle doğrudan bağlantısı olan Narin Güran’ın ölümüne dair söylediklerinin ne derece güvenilir olduğu, bu ses kayıtlarının ardından bir kez daha gündeme geldi. Ayrıca, Güran’ın müdahale ettiği iddia edilen yönlendirmeler, soruşturmanın farklı bir yöne evrilmesine neden olabilir. Bu yeni gelişmeler, davanın ilerleyen süreçlerinde daha fazla detayın ortaya çıkmasına yol açabilecek nitelikte.
Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran’ın cinayetinin ardında yatan gerçekler, amcası Salim Güran’ın telefon kayıtlarıyla ortaya çıkmaya devam ediyor. Cinayetle ilgili olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan Salim Güran’ın yaptığı telefon görüşmeleri, cinayet öncesindeki tedirginliğini ve cinayet sonrası verdiği yanıltıcı ifadeleri gözler önüne seriyor. Güran’ın telefonuna yüklediği ses kaydı uygulaması aracılığıyla, 70’ten fazla kişiyle yaptığı görüşmelerde, Narin’in kaybolduğunda söyledikleri ve cinayetle ilgili çelişkili ifadeleri kaydedildi.

Kanal ve Çingeneler Kaçırdı
Salim Güran’ın telefon kayıtlarında en dikkat çeken husus, sürekli olarak “kanal” ve “Çingeneler” kelimelerini tekrar etmesiydi. Amca, ilk başlarda Narin’in kaybolmasının ardından yetkililere ve köylülere farklı senaryolar sundu. Güran, çocuğun ya suya düşüp boğulmuş olabileceğini ya da köye gelen iki Çingene kadın tarafından kaçırıldığını belirtti.

Olayın İlk Anlarında Verilen Çelişkili İfadeler
Salim Güran, ilk olarak kızıyla yaptığı görüşmede Narin’in kaybolduğuna dair bilgi alır almaz, hemen jandarma komutanını arayarak durumu bildirdi. Görüşmede, komutanın “Kaç yaşında?” sorusuna Güran, “8 yaşında komutanım” şeklinde cevap verdi. Ardından, “Ne zaman kayboldu?” diye sorulunca, “Öğleden sonra kimse görmemiş, köyde herkes arıyor ama bulamıyor” dedi. Ancak bu ifadelerde zaman dilimi sürekli değişiyordu. Narin’in kaybolduğu saat hakkında verdiği bilgiler tutarsızdı.
Güran, aynı zamanda komutana “Bilmiyorum, köyün hepsi ayaklanmış, arıyoruz. Arama yapıyoruz, her yere bakıyoruz” diyerek, cinayetle ilgili bir gelişme olmadığını belirtmişti. Komutanın, köydeki ahırlara ve diğer yerleşim alanlarına bakılması tavsiyesi üzerine, Salim Güran sürekli olarak her yerin arandığını ve çocuğun kaybolduğuna dair bilgi verildiğini yineliyordu.

Çingene Kadınlar ve Kırmızı Araç İddiası
Daha sonra Güran, telefon görüşmelerinde, “İki Çingene kadının köyde görüldüğünden şüpheleniyoruz” diyerek bu kişilerin çocuğu kaçırmış olabileceğini söyledi. Ayrıca, “En son köyün içinde kırmızı eski model bir araba gördük, şüphelendik” ifadeleri, cinayetle ilgili diğer şüphelileri işaret ederken, Narin’in kaybolduğu saatin de yanlış beyan edilmesine yol açıyordu.
Kanala Düşme İhtimali ve Arama Çalışmaları
Güran, kaybolan Narin için “Kanala düşmüş olabilir ya da kaçırılmıştır” diyerek şüphelerini dile getirdi. Köydeki güvenlik kameraları, kanal ve köprü gibi yerler arandı. Güran, köylülerine, “Kanala bakın, her yere bakıyoruz” şeklinde talimatlar verdi. DSİ görevlisiyle yaptığı görüşmelerde de, kanalın şüpheli olduğunu ve Narin’in oraya düşmüş olabileceğini belirtti. Ancak, suyun şiddetiyle veya kanalın ızgaralarına takılarak boğulmuş olabileceği konusunda ısrar etti.
Salim Güran’ın Cinayete İlişkin Çelişkili İfadeleri
Köylülerle yaptığı telefon görüşmelerinde de sürekli olarak zaman hakkında çelişkili ifadeler veren Salim Güran, Narin’in kaybolduğu saati sürekli farklı söylüyordu. Narin’in kaybolduğu saatin 15:30-16:00 civarı olduğu ve köydeki herkesin arama yaptığı belirtildiği halde, daha sonra kaybolduğu saat hakkında 17:00-17:30 gibi farklı bir zaman dilimi de söylenmişti. Bu tutarsızlıklar, amcanın cinayetle olan ilişkisini ve suçluluğunu daha da belirgin hale getirdi.
Telefon Kayıtları ve İfadelerdeki Çelişkiler
Salim Güran, gözaltına alındığında ve mahkemede verdiği ifadelerde, kendisinin eskortlarla görüştüğü için telefon kayıtlarını sildiğini belirtti. Ancak, Narin’in kaybolduğu günden önce kaydettiği bazı görüntüler dava dosyasına girdi. Bu kayıtlar, Salim Güran’ın Narin’in kaybolduğu günün akşamına kadar köydeki aramaları koordine ettiğini ve şüphelileri yönlendirdiğini gösteriyor.
Narin’in Kayboluşunun Sonrasındaki Aramalar
Aramalar sırasında, Salim Güran’ın sürekli olarak köylülerini yönlendirdiği ve köydeki her yere bakılmasını söylediği kaydedildi. Salim Güran’ın, Narin’in kaybolduğu gün yaptığı telefon görüşmelerindeki tutarsızlıklar, cinayetle ilgili suçunu örtbas etmeye yönelik bir çaba olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, Güran’ın sürekli olarak köydeki güvenlik kameralarına bakılmasını istemesi ve kaybolan çocuğun kaybolduğu saat hakkında verdiği değişken bilgiler, cinayetle ilgili olan gerçeklerin üstünü örtme çabası olarak yorumlanmaktadır.
Bu kayıtlar, amca Salim Güran’ın sadece kaybolan çocuğa dair yanıltıcı ifadeler verdiğini değil, aynı zamanda suçun üzerini örtmek için uğraş verdiğini de ortaya koyuyor. Bu durum, cinayetin soruşturulmasında kritik bir adım atılmasını sağladı ve Salim Güran’ın cinayete karıştığına dair daha fazla delil elde edilmesine katkı sağladı.
KAYNAK: Sözcü
